Muhterem Hocam, tebliğ yapıyoruz, büyük hevesle tâbî olabiliyorlar. Daha sonrasında maalesef tüm çabalarımıza rağmen yolu yaşamıyorlar. Kendileri de bunu dile getirerek üzüntülerin
Soru
Muhterem Hocam, tebliğ yapıyoruz, büyük hevesle tâbî olabiliyorlar. Daha sonrasında maalesef tüm çabalarımıza rağmen yolu yaşamıyorlar. Kendileri de bunu dile getirerek üzüntülerini belirtiyorlar. Bizim gibi olmayı çok istediklerini ama yapamadıklarını söylüyorlar. Böyle olanlar için bizlerin üzerine düşen vazifeler nedir?
Cevap
Onlara sevdirmek. Sevgili kardeşlerim, gelmeyenlerin işini kolaylaştırmak.
Allah resûlü (S.A.V) ne diyor?: “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız.”
Meselâ bizim gibi olamayanlar için şeytan bahaneler üretir:
“Araban yok, onun için gidemiyorsun.” “Paran yok, onun için yapamıyorsun.” Binlerce bahane… İşte o bahanelerin arkasına sığınmamaları için onlara her türlü örnek davranışı bizim sergilememiz lâzım.. Onların hayatını kolaylaştırmamız lâzım.
“Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” Bu dizayn içinde olaya bakmamız lâzım.