Muhterem Hocam, tebliğ yaptığımızda bazı kişiler çok olumlu olduğunda yardımcı olmak adına onlara numaramı veriyorum. Ama sonra uzun süre sesleri çıkmıyor. Allah’a ulaşmayı dilemiy
Soru
Muhterem Hocam, tebliğ yaptığımızda bazı kişiler çok olumlu olduğunda yardımcı olmak adına onlara numaramı veriyorum. Ama sonra uzun süre sesleri çıkmıyor. Allah’a ulaşmayı dilemiyorlar galiba. Bu kişilerin numaralarını silmeli miyim? Bu konuda ne buyurursunuz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, silebilirsin tabiî ki. Ama diyelim ki başka zaman bir yerde karşılaşırsan, “Sen dilemedin.” diye gönül koymak yok yani. Biz A’dan Z’ye kadar hep tebliğ yapacağız. “İyilik yap denize at, balık bilmezse (kim bilir?) Hâlık bilir.” Biz onu kim için yaptık? Allah için. Sen de Allah için yaptığın zaman, anında Allahû Tealâ onun derecatını sana yazdı. Bir dahaki sefere karşına çıkar, bir daha yapacaksın, bir daha yapacaksın, bir daha yapacaksın. Ama o da her seferinde reddedebilir. Reddettiği için üzülmeyeceğiz vs.
Nitekim Allahû Tealâ, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e üç tane âyet-i kerimede; böyle tebliğ yapıldığı zaman pozitif karşılık vermeyenlere üzülmüş ama Allahû Tealâ ne diyor âyetlerde?
1. Kehf Suresinin (yanılmıyorsam) 6. âyet-i kerimesi.
2. Yûsuf Suresinin 103. âyet-i kerimesi.
3. Nahl Suresinin 37. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ, bakın ne diyor.
Kehf 6’da: “Bu durumda eğer onlar, ( Kur’ân-ı Kerim’deki) bu sözlere inanmazlarsa, onların arkalarından üzülerek neredeyse kendini helâk edeceksin.”
18/KEHF-6 Fe lealleke bâhiun nefseke alâ âsârihim in lem yu'minû bi hâzâl hadîsi esefâ(esefen).
Bu durumda eğer onlar, (Kur’ân-ı Kerim’deki) bu sözlere inanmazlarsa, onların arkalarından üzülerek neredeyse kendini helâk edeceksin.
İnanabilir ama ne yapabilir? İnanmayabilir. Ama inanmıyor diye biz üzülmemiz gerekir mi? Hayır.
Devam ediyoruz. Yûsuf 103. İnsanların çoğu şirkli inanıyor.
12/YÛSUF-103 Ve mâ ekserun nâsi ve lev haraste bi mu’minîn(mu’minîne).
Ve sen (onların mü’min olmalarını) çok istesen bile, insanların çoğu mü’min olmazlar.
“Sen onların mü’min olmalarını çok istesen bile, insanların çoğu (ne yapmazlar?) mü’min olmazlar.”
Nahl Suresi’nin 37. âyet-i kerimesi:
16/NAHL-37 İn tahris alâ hudâhum fe innallâhe lâ yehdî men yudıllu ve mâ lehum min nâsırîn(nâsırîne).
Sen, onların hidayete ermesini çok istemene rağmen muhakkak ki Allah, dalâlette bıraktığı kimseyi (onlar Allah’a ulaşmayı dilemedikçe) hidayete erdirmez. Ve onlar için bir yardımcı da yoktur.
Allahû Tealâ ne diyor Nahl-37’de? “Sen, onların hidayetine ermesini çok istemene rağmen muhakkak ki Allah, dalâlette bıraktığı kimseyi (ne yapmaz?) hidayete erdirmez.”
Öyleyse herşey kimin elinde? Allah’ın elinde, Allah razı olsun.