Muhterem Hocam, tevhid ehli cemaatlerin görüşleri olarak; şeriatî bir sistemin dışındaki bütün sistemlerin, rejimlerin taguti bir sistem olduğunu, dolayısıyla bunun savunucularının
Soru
Muhterem Hocam, tevhid ehli cemaatlerin görüşleri olarak; şeriatî bir sistemin dışındaki bütün sistemlerin, rejimlerin taguti bir sistem olduğunu, dolayısıyla bunun savunucularının da Tevhid ehli olamayacağını, kâfir hükmünde olacağını söylüyorlar. Delil olarak da Tevbe Suresi 31, Maide 44, 45, 47, 49, 50 ve Yusuf 40. âyetlerini gösteriyorlar. Tagut nedir? Tevhid nedir? Bizlere açıklar mısınız?
Cevap
Tagut; insan ve cin şeytanlardır. Nasıl Allah’a olan irşat yolu varsa, mürşidler hep Allah’a davet ediyorlarsa, İblis ve avanesi de; insan şeytanlar, cin şeytanlar ve şeytan şeytanlar da, bunların hepsi birden taguttur ve onlar da insanların irşat yoluna girmesine mâni oluyorlar.
Tevhid ise Sıratı Mustakîmde olmaktır, dinde fırkalara ayrılmamaktır. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir yere düz bir çizgi çiziyor: 'Bu Allah’ın yoludur, Sıratı Mustakîmdir.' Sağına, soluna başka çizgiler çiziyor: 'Bunlar da diğer yollardır. Her birisinin üzerinde yanlışa davet eden şeytanlar vardır.' İşte bunlar dinde fırkalara ayrılanlardır.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İbn Mâce, Mukaddime 1
İbni Mes'ud (R.A.) şunu naklediyor: "Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir gün yere düz bir çizgi çizdi ve 'Bu Allah'ın yoludur' dedi. Daha sonra bu çizginin sağına ve soluna başka çizgiler çizerek 'Bunlar ise diğer yollardır. Herbiri üzerinde yanlışa davet eden birtakım şeytanlar vardır.' buyurdu."
Bir Allah’ın yolu, Sıratı Mustakîm var, Tevhid yolu. Bir de sağına, soluna Sıratı Mustakîmden saptıran diğer yollar. En’âm Suresi 153. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ tevhidi en güzel biçimiyle açıklıyor: "İşte bu Sıratı Mustakîmdir. Ona tâbî olun. Sizi Sıratı Mustakîmden ayıran fırkalara ait olan yollara tâbî olmayın."
6/ENÂM-153 Ve enne hâzâ sırâtî mustekîmen fettebiûhu, ve lâ tettebiûs subule fe teferraka bikum an sebîlihi, zâlikum vassâkum bihî leallekum tettekûn(tettekûne).
Ve muhakkak ki; bu, Benim mustakîm olan yolumdur. Öyleyse ona tâbî olun. Ve (başka) yollara tâbî olmayın ki; o taktirde sizi, onun yolundan ayırır. İşte böyle size onunla vasiyet etti(emretti). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.
İblis insanları Sıratı Mustakîmden saptırmakla fırkalara ayırıyor. Ama serbest iradenin sahibi kişi, Allah’ın katından gelen hidayetçilerle Allah’a davet olunuyor. Daveti kabul eden herkes Sıratı Mustakîm üzerinde, Tevhid’de oluyor, Tevhid yolunda. Sahâbe sual soruyor: "Ya Resûlullah, o fırkayı naciye kimlerden oluşuyor?", "Ben ve sizin gibi Sıratı Mustakîmde olanlar."
Öyleyse Sıratı Mustakîmde olanlar Tevhid'dedir; Sıratı Mustakîmden sapanlar ise dinde fırkalara ayrılanlardır. Ve dinde fırkalara ayrılanların hepsi, yanlışa davet eden birer şeytan hükmünde, o yolların başında bulunuyor.
Şimdi asıl muhtevaya gelelim: Tevbe 31'de ve Maide 44'de. "Şeriatî bir sistemin dışındaki bütün sistemlerin, rejimlerin taguti bir sistem olduğunu ve dolayısıyla bunun savunucularının da Tevhid ehli olamayacağını, kâfir hükmünde olacağını söylüyorlar." Önemli olan rejimden ziyade insanların Tevhid’de olması. Tevhid’de olan insanların oluşturacağı cemaat söz konusu. Allah’a ulaşmayı dileyen, mürşidine tâbî olan herkes Tevhid’dedir.
İnsanların rejimleri başka olabilir ama önemli olan Allah, kişinin kalbine bakıyor: O talep sahibiyse ve mürşidine, hacet namazıyla Allah’ın kendisine gösterdiği mürşide tâbî ise o, Tevhid ehlidir. Allah razı olsun.