Muhterem Hocam, dinlerarası diyaloğun İslâm'da yeri nedir, açıklayabilir misiniz?
Soru
Muhterem Hocam, dinlerarası diyaloğun İslâm'da yeri nedir, açıklayabilir misiniz?
Cevap
Sevgili kardeşim, dinler yok. Aslında tek bir din var ama zaman içerisinde her devirde insanların % 90'dan fazlası zanlarına göre babalarının dinini yaşadıkları için bugün onların sebebiyle 'dinler' olarak tâbîr söz konusu. Ama Allah'ın ezeli ilmiyle insanlar için vazettiği hedef iki cihan saadeti. İşte iki cihan saadetinin olmazsa olmaz şartı; ezeli ve ebedi tek bir din olan babamız İbrahim'in Hanif dininin yaşanmasıdır. Bunun da üç esas üzerine bina edildiğini görüyoruz. Vahdet, Allah'ın tekliğidir, ikinci bir ilah yok. Allahû Tealâ Şuara Suresinin 213. âyet-i kerimesinde ne diyor? "Allah'la birlikte başka bir ilah edinmeyin."
26/ŞUARÂ-213 Fe lâ ted’u meallahi ilâhen âhara fe tekûne minel muazzebîn(muazzebîne). Öyleyse Allah ile beraber diğer bir ilâha dua etme. O taktirde azap edilenlerden olursun.
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in buyurduğu "Ümmetim için açık şirkten korkmuyorum ama ümmetim için korktuğum şey gizli şirk." Gizli şirk, kişinin Câsiye 23'te zikredildiği gibi hevasını ilah edilmesidir.
45/CÂSİYE-23 E fe raeyte menittehaze ilâhehu hevâhu ve edallehullâhu alâ ilmin ve hateme alâ sem’ihî ve kalbihî ve ceale alâ basarihî gışâveten, fe men yehdîhi min ba’dillâhi, e fe lâ tezekkerûn(tezekkerûne). Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah, onu ilim (onun faydasız ilmi) üzere dalâlette bıraktı. Ve onun işitme hassasını ve kalbini mühürledi. Ve onun basar (görme) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Bu durumda Allah’tan sonra onu kim hidayete erdirir? Hâlâ tezekkür etmez misiniz?
İşte Allahû Tealâ'nın ezeli ve ebedi bütün insanlar için vazettiği bu din; Allah tektir. Ama Allah'a inanıp da hevasına tâbî olan insanlar, onlar da gizli şirkin içerisinde. Gizli şirkten kurtulabilmek bir dileğe bağlı; kalpten Allah'a ulaşma dileğine. Ve Allahû Tealâ ulul-azm nebîlerine verdiği şeriatı Hz. Nuh'un, Hz. İbrahim'in, Hz. Musa'nın, Hz. İsa'nın ve Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in şeriatının; "Dini ikame edin, dinde fırkalara ayrılmayın. Müşriklere senin davetin ağır geldi." (Şura 13) Öyleyse herşeyden evvel şirkten kurtulmak. Bu şirkten kurtulmak bir dilektir. Allah'la birlikte başka bir ilah edinmeyin âyet-i kerimesi, evet onlar, putperestler kendilerine izzet şeref olsun diye Allah'tan başka ilahlar edindiler. Ama Allahû Tealâ'nın emri ise Allah tektir. Burada da Allah'la beraber başka ilah kılma. İşte Allah'la beraber başka ilahın olmaması nefsimizin tezkiye ve tasfiyesine bağlı. Çünkü nefs tezkiye ve tasfiye olmadığı süre içerisinde o kişi nefsini ilah ediniyor ve şirkte kalıyor.
İkinci risk noktası da dinde fırkalara ayrılmak. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): Yahudiler 71 fırkaya, 70'i cehenneme, bir tanesi hariç. Hristiyanlar 72 fırkaya, 71 tanesi cehennem biri hariç. Müslümanlar 73 fırkaya, 72'si cehennem bir tanesi hariç.
HADÎS-İ ŞERİF: (Kaynak: Ebu Davud, Sünnet, 1; Tirmizî, İman, 16; İbn Mace, Fiten, 17; İmam Hanbel, 2/332.) "Yahudiler 71 fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girecek. Hristiyanlar 72 fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girecek. Benim ümmetim de 73 fırkaya ayrılacak, biri hariç hepsi cehenneme girecek."
İşte dinde fırkalara ayrılmamak konusunda Resûlullah'a sahâbe sual soruyor: "Fırkayı Naciye kimlerden oluşuyor?", "Ben ve sizin gibi Sıratı Mustakîmde olanlar." Bir insanın dinin 2 safhası olan Sıratı Mustakîmde olabilmesi ancak mürşidine tâbî olmasına bağlı.
Ve Şuarâ Suresinde birçok âyet-i kerimede, belki o kardeşlerimiz o âyet-i kerimenin sayısını verebilir, bütün peygamberler gelip de "Takva sahibi olun ve bana itaat edin." Takva sahibi olun, bana itaat edin. Birçok âyet-i kerimede bu tekrarlanıyor. Bütün peygamberler bunu söylemişler. Yani Allah'a ulaşmayı dileyin ve tâbî olun. Tâbîyetle birlikte kişi dinde fırkalara ayrılmaktan kurtulur. Kişi Allah'a ulaşmayı dilemedikçe takva sahibi olamaz, mürşidine tâbî olmadıkça da kendisini dinde fırkalara ayırmaktan kurtaramaz. 24 âyet: "Takva sahibi olun ve bana itaat edin" yani tâbî olun: İtaat ve tâbî olun. O halde burada ne görüyoruz? dinin temeli Allah'a ulaşmayı dilemek ve mürşide tâbîyet.
Ve bugün Yahudiler için % 90'da bu tamamen din tatbikatından çıkmış. Ama Allah'ın dinini yaşayan Yahudiler, 7 safha 4 teslimi yaşıyorlar, Allah'a ulaşma dileği, mürşide tâbîyet var. Hristiyanlardan 7 safha 4 teslimi yaşayan insanların % 10'dan azı var. % 90'dan fazlası yine yaşamıyor. Müslümanlar için öyle. O zaman bu şirkte kalan, dinde fırkalara ayrılanların tesiri sebebiyle diğerleri de kavga halindeler. Halbuki hangi inanç grubu içinde olursa olsun bunların bir araya gelmesi lâzım. Allahû Tealâ, Enfal suresinin 73. âyet-i kerimesinde;
8/ENFÂL-73 Vellezîne keferû ba'duhum evliyâu ba'dın, illâ tef'alûhu tekun fitnetun fîl ardı ve fesâdun kebîr (kebîrun). Kâfir olan kimseler birbirinin dostlarıdır. Onu yapmazsanız (birbirinizle dost olmazsanız) yeryüzünde fitne ve büyük fesat olur.
Yahudilerden 70 fırka, Hristiyanlardan 71 fırka, Müslümandan 72 fırka, bunlar küfürdeler. Ulaşmayı dilememiş, mürşide tâbî değiller. Küfürdeler. Ve bir araya gelmişler, birbirlerini destekliyorlar.
Ama Ey Yahudilerden 7 safha 4 teslimi yaşayanlar, Ey Hristiyanlardan 7 safha 4 teslimi yaşayanlar, Ey Müslümanlardan 7 safha 4 teslimi yaşayanlar siz de bir araya gelmezseniz yeryüzünde büyük bir fesat ve fitne oluşur. Fitne ve fesat oluşur. O zaman bu fitne ve fesadın önüne geçmek için dinler arası diyalog şart mıdır? Evet vardır, kesinlikle olması gerekir. Allah razı olsun.