Muhterem Hocam, tevhidin sağlanmasında Allah'ın tayin ettiği mürşidlerin rolü nedir?

Soru

Muhterem Hocam, tevhidin sağlanmasında Allah'ın tayin ettiği mürşidlerin rolü nedir?

Cevap

Tevhid, mürşidlerle gerçekleşir. Âli İmrân Suresi 112. âyetinde:

3/ÂLİ İMRÂN-112 Duribet aleyhimuz zilletu eyne mâ sukıfû illâ bi hablin minallâhi ve hablin minen nâsi ve bâû bi gadabin minallâhi ve duribet aleyhimul meskeneh(meskenetu), zâlike bi ennehum kânû yekfurûne bi âyâtillâhi ve yaktulûnel enbiyâe bi gayri hakk(hakkın), zâlike bimâ asav ve kânû ya’tedûn(ya’tedûne).

Onların üzerlerine, nerede olurlarsa olsunlar zillet (alçaklık) damgası vuruldu. Ancak Allah'ın ipine (Sıratı Mustakîm'e) ve insanlardan bir ipe (Allah'a ulaştıracak olan mürşide) tutunanlar (ulaşanlar) hariç. (Onlar) Allah'tan bir gazaba uğradılar ve üzerlerine miskinlik damgası vuruldu. Bu, onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmiş olmaları ve peygamberleri haksız yere öldürmüş olmaları sebebiyledir. İşte bu, onların (Allah'a) isyan etmelerinden ve haddi aşmış olmalarındandır.

Allah'tan bir ip ve insanlardan bir ip. Allah'tan bir ip; Sıratı Mustakîm, Kur'ân. İnsanlardan bir ipte bu Kur'ân'ı bizlere açıklayan Allah'ın mürşidi. Resûl'e itaat, Allah'a itaat. Ama Resûl her devirde Allah'ın tasarrufunda ve devrin imamı. Ama onu temsil eden vesileleri var ve herkesin onlara ulaşıp tevhidi sağlaması söz konusu. Allahû Tealâ Rûm Suresi 31. âyetinde:

30/RÛM-31 Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).

O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

Müşriklerden olmayın diyor. Resûlullah (S.A.V) Efendimiz buyuruyor ki:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: “Kitab-ül Burhan Fi Alamet-ll Mehdiyy-İl Ahir Zaman, 2.

“Mehdi (A.S) benim soyumdandır. Ben nasıl vahiy üzere mücadele veriyorsam, o da benim sünnetim üzerine mücadele verir. Allahû Tealâ nasıl bu dini bizimle başlattıysa, Mehdi (A.S) ile sona erdirecektir. İnsanlar nasıl bizimle şirkten kurtulmuşlarsa, Mehdi (A.S) ile fitneden kurtulacaklardır.”

Şimdi kimdir şirk içinde olanlar? Câsiye Suresi 23. âyetinde:

45/CÂSİYE-23 E fe raeyte menittehaze ilâhehu hevâhu ve edallehullâhu alâ ilmin ve hateme alâ sem’ihî ve kalbihî ve ceale alâ basarihî gışâveten, fe men yehdîhi min ba’dillâhi, e fe lâ tezekkerûn(tezekkerûne).

Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah, onu ilim (onun faydasız ilmi) üzere dalâlette bıraktı. Ve onun işitme hassasını ve kalbini mühürledi. Ve onun basar (görme) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Bu durumda Allah’tan sonra onu kim hidayete erdirir? Hâlâ tezekkür etmez misiniz?

Faydasız ilim yani emaniyyeler. İşte bunlar şirki muhtevasına alıyor. Ama Resûlullah (S.A.V)'e indirilen Kur'ân'la onlar şirkten kurtuluyorlar. Yani sahâbenin hepsi dinlerini Kur'ân'dan öğrendiler. Mehdi (A.S) ile de fitneden kurtulacaklardır. Resûlullah (S.A.V) Efendimiz bir hadîs-i şerifinde:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Ahmed b.Hanbel’in Müsned, Tirmîzi

“Yakında, kopkoyu karanlık gece parçaları gibi fitneler olacaktır.” Hz. Ali: “Ey Allah’ın Resûlü! O fitnelerden kurtuluş yolu nedir?” diye sorduğunda, Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz buyurdular ki: “Mukaddes ve Yüce olan Allah’ın Kitab’ıdır. O’nda sizden öncekilerin, sizden sonrakilerin haberi ve kendi aranızdakinin hükmü vardır. O, Allah’ın kesin sözüdür. Kim ki, kibrinden dolayı o Kitab’ı terk ederse, Allah onun belini kırar. Kim de hidayeti O’ndan başkasında ararsa, Allah, o kimseyi dalâlette bırakır. O, Allah’ın sapasağlam bir ipi, apaçık bir nuru ve Sıratı Mustakîm’e ulaştıran hikmet dolu bir haberidir.”

İşte eğer fitnelerden kurtuluş Kur'ân'la ise şirkten kurtuluşta Kur'ân'ladır. Fitnelerden kurtuluşta Kur'ân'ladır. Ama şirkten kurtuluş Allah'ın Resûlü (S.A.V) Kur'ân'ı sahâbeye açıklaması ile fitneden kurtuluş Mehdi (A.S)'ın Kur'ân'ı insanlara öğretmesiyle gerçekleşmiş. İşte kim hidayeti Kur'ân'dan başka yerde ararsa Allah onu dalâlette bırakır. Allah'ın sapasağlam bir ipi, apaçık biliyoruz ki Sıratı Mustakîm'e ulaştıran hikmet dolu haberidir Kur'ân'ı Kerim.

Öyleyse tevhid mürşidle sağlanır. Tevhidin esası herkesin Allah'ın emrettiği biçimde tâbî olması halidir. Evet, herkes mürşidine tâbî olacak. Ne zaman ki kişi mürşidine ulaşırsa ruhu da Sıratı Mustakîm'e ulaşır. Tevhid akidesinin temeli Sıratı Mustakîm'dir.

Hangi açıdan bakarsak bakalım mürşide ulaşamayan bir insanın tevhîde adım atabilmesi hiçbir şekilde mümkün değil. Vahdet, tevhîd ve teslim. Bütün kavimlerdeki eksiklik buradan kaynaklanıyor. O kavimlerde yaşayan insanların da bir kısmı belki çevrelerindeki mürşidlere tâbî olmuşlar ama tevhidi oluşturamamışlar. Çünkü tâbî oldukları bütün mürşidlerin o kavmin Resûl'üne tâbî olması temel şarttır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 29 Ekim 2026Son güncelleme: 29 Ekim 20264 dk okuma0