Muhterem Hocam, Tevrat ve İncil’in tahrif olduğuna dair Kur’ân’dan delil var mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, Tevrat ve İncil’in tahrif olduğuna dair Kur’ân’dan delil var mıdır?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, ritüellerde değişiklik olmuştur ama âyetlere baktığımız zaman Allahû Tealâ Tevrat ve İncil’de tahrif olmuş, bir daha oraya girmeyin demiyor. Tevrat da hidayet ve nurdur diyor. İncil de hidayet ve nurdur diyor. Kur’ân da hidayet ve nurdur diyor. Ve Mâide Suresi’nin 68. âyet-i kerimesinde:

5/MÂİDE-68 Kul yâ ehlel kitâbi! lestum alâ şey’in hattâ tukîmût Tevrâte vel İncîle ve mâ unzile ileykum min rabbikum ve le yezîdenne kesîren minhum mâ unzile ileyke min rabbike tugyanen ve kufrâ(kufrân), fe lâ te’se alâl kavmil kâfirîn(kâfirîne).

De ki; "Ey Ehli Kitap! Tevrat’ı, İncil’i ve size Rabb’iniz tarafından indirileni, yerine getirip uygulamadıkça siz bir şey (bir din) üzerinde değilsiniz. Ve sana Rabb’inden indirilen, mutlaka onların bir çoğunun azgınlık ve küfrünü artırır. Artık sen kâfirler topluluğuna üzülme.

Kul yâ ehlel kitâbi: de ki ey ehli kitap! Tevrat ve İncil’i ve size Rabbiniz tarafından indirileni yerine getirip uygulamadıkça siz hiçbir şey, bir din üzerinde değilsiniz.

Öyleyse Tevrat ve İncil’i yaşayın diyor Allahû Tealâ. “Sana Rabbinden indirileni mutlaka onların birçoğunun azgınlık ve küfrünü arttırıyor.” Yaşayın diyor; ve tahrif olmuştur, bir daha onlara yönelme demiyor. Tevrat ve İncil’i Allahû Tealâ yaşamamızı istiyor. 66. âyete baktığımız zaman ne görüyoruz?

5/MÂİDE-66 Ve lev ennehum ekâmût tevrâte vel incîle ve mâ unzile ileyhim min rabbihim le ekelû min fevkıhim ve min tahti erculihim. Minhum ummetun muktesıdeh(muktesıdetun) ve kesîrun minhum sâe mâ ya’melûn(ya’melûne).

Ve eğer Kitap Ehli, Tevrat ve İncil’i ve Rabb’lerinden kendilerine indirileni, gereği gibi uygulasalardı (yerine getirselerdi), mutlaka onlar, hem üstlerinden hem de ayaklarının altından (nice nimetler) yerlerdi. Onlardan bir kısmı (evliyalık mertebesine ulaşmış, henüz daimî zikre ulaşmamış) muktesid olan bir ümmettir. Ve (fakat) onlardan bir çoğunun yaptıkları şey ne kötü.

Eğer kitap ehli Tevrat ve İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirileni gereği gibi uygulasalardı, mutlaka onlar hem üstlerinden hem de ayaklarının altından nice nimetler yerlerdi. Onlardan bir kısmı evliyalık mertebesine ulaşmış, henüz daimî zikre ulaşmayan bir ümmettir. Fakat onlardan birçoğunun yaptıkları şey ne kötüdür. Yani burada da aynı şekilde: “Eğer kitap ehli Tevrat ve İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirileni gereği gibi uygulasalardı…” Tahrif olmuştur, artık vazgeçin, boş geçin demiyor Allahû Tealâ. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma0