Muhterem Hocam, “Tövbe Allah'tan alınır, kuldan değil. Hurafelere inanmayın. Tövbe almak nedir?” diyen izleyicimize ne buyurursunuz?
Soru
Muhterem Hocam, “Tövbe Allah'tan alınır, kuldan değil. Hurafelere inanmayın. Tövbe almak nedir?” diyen izleyicimize ne buyurursunuz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, bu tövbeyi biz icat etmedik. Bu tövbe kutsal kitaplarda, üç kutsal kitapta yer alan Allahû Tealâ'nın kişinin kendisi için tayin ettiği mürşid önünde yapılan tövbedir. Sizin kendi zanlarınızla değil.
Şimdi hemen üç kitaptan bu tövbeyi bir slayt halinde gösterelim. Evet, mürşid önünde yapılan tövbe. Tevrat'ta, İncil'de ve Kur’ân-ı Kerim'de.
MÜRŞİDE TÂBİİYET
1. TEVRAT
ÇÖLDE SAYIM 11: 17 Ben inip seninle orada konuşacağım. Senin üzerindeki Ruh’tan alıp onlara vereceğim. Halkın yükünü tek başına taşımaman için sana yardım edecekler.
ÇÖLDE SAYIM 11: 29 Ama Musa, ‘Sen benim adıma mı kıskanıyorsun?’ diye yanıtladı, ‘Keşke RAB’bin bütün halkı peygamber olsa da RAB üzerlerine Ruhu’nu gönderse!’
YEŞAYA 59: 21 Bana gelince, onlarla yapacağım antlaşma şudur: Üzerindeki Ruhum, ağzına koyduğum sözler şimdiden sonsuza dek senin, çocuklarının, torunlarının ağzından düşmeyecek.
2. İNCİL
MATTA 3: 11 Gerçi ben sizi tövbe için suyla vaftiz ediyorum, ama benden sonra gelen benden daha güçlüdür. Ben O’nun çarıklarını çıkarmaya bile layık değilim. O sizi Kutsal Ruh’la ve ateşle vaftiz edecek.
MATTA 3: 16 İsa vaftiz olur olmaz sudan çıktı. O anda gökler açıldı ve İsa, Allah’ın Ruhu’nun güvercin gibi inip üzerine konduğunu gördü.
MATTA 4: 17 O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: ‘Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı.’
MARKOS 1: 4 Böylece Vaftizci Yahya çölde ortaya çıktı. İnsanları, günahlarının bağışlanması için tövbe edip vaftiz olmaya çağırıyordu.
3. KUR’ÂN-I KERiM
MU’MİN 15 Dereceleri yükselten ve arşın sahibi olan Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine (başının üzerine) Allah’a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.
MUMTEHİNE 12 Ey nebî! Mü’min kadınlar; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinada bulunmamak, evlâtlarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira uydurmamak, maruf bir iş konusunda sana asi olmamak üzere, sana tâbî olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile. …
NİSÂ 64 Ve Biz, bir resûlü, Allah’ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka bir şey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı, tövbelerini kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.
“Ben inip seninle orada konuşacağım.” diyor Allahû Tealâ. “Senin üzerindeki ruhtan alıp onlara vereceğim. Halkın yükünü tek başına taşımaman için sana yardım edecekler.”
Öyleyse görüyorsunuz ki durum gayet açık, ortada. Yapılması gereken şey Allah'ın emrine itaat.
Şimdi kardeşim, “Tövbe Allah'tan alınır.” diyor. Biz de diyoruz “Allah'tan alıyor.” Allah mürşide tâbî olmayı farz kılmış. Ve bakın bu Tevrat'ın âyetleri. Hz. Musa'ya Allahû Tealâ ne diyor? “Ben inip seninle orada konuşacağım.” Çünkü bütün peygamberler Allah'ın tasarrufundadır.
Devrin imamlarının ruhu bir ni’met olarak başlarının üzerine gönderiliyor. Fatiha Suresi’nde “Sırâtallezîne en’amte aleyhim, üzerlerine ni’met verdiklerinin yolu.” O ni’met devrin imamının ruhudur. “Ruhtan alıp onların üzerine vereceğim.”
İnsanlık tarihi boyunca ikinci bir din olmadı. Yine tek bir din var. “Ama Musa, “Sen benim adıma mı kıskanıyorsun?” diye yanıtladı. “Keşke Rabbin bütün halkı peygamber olsa da Rab üzerlerine ruhunu gönderse!” Yani, Allahû Tealâ herkesin tövbesini almasını ve devrin imamının ruhunun başlarının üzerine bir koruyucu olarak yerleşmesini istiyor.
Yaşaya 59: 21 “Bana gelince onlarla yapacağım anlaşma şudur. Üzerindeki Ruhum, ağzına koyduğum sözler şimdiden sonsuza dek senin, çocuklarının, torunlarının ağzından düşmeyecek.”
Yani devrin imamının ruhla konuştuğunu, Allah'ın kelimelerini söylediğini buyuruyor.
İncil aynı şekilde. Matta 3: 11 “Gerçi ben sizi tövbe için suyla vaftiz ediyorum ama o sizi kutsal ruhla, ateşle vaftiz edecek.”
Yine bu tövbeyi açıklıyor.
Matta 4: 17 “O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı. “Tövbe edin çünkü göklerin egemenliği yaklaştı.”
Markos 1: 4. Böylece vaftizci Yahya çölde ortaya çıktı. İnsanları günahlarının bağışlanması için tövbe edip mürşid önünde tövbe almaya çağırıyordu.
Yine Kur’ân-ı Kerim'de Mü’min 15: “Dereceleri yükselten arşın sahibi olan Allah dilediği kulların üzerine emrinden bir ruh gönderir.
Şimdi biz kutsal kitaplardan konuşuyoruz sevgili kardeşim. Tevrat'tan konuşuyoruz (Hz. Musa'ya indirilen, İslâm'ı yaşayan), İncil'den konuşuyoruz (Hz. İsa'ya indirilen, İslâm'ı yaşayan), Kur’ân'dan konuşuyoruz (Nebîler sultanı peygamberimiz (S.A.V)’e indirilen ve İslâm'ı yaşayan) Allah'ın kelâmıyla sana hitap ediyoruz.
Şimdi tövbe Allah'tan alınır. İşte biz de diyoruz ki Allah'tan alıyorsan Allah'ın mürşidi, 7 safha 4 teslimi yaşayan, Allah'a teslim olmuştur. O’ndan aldığın zaman tövbeyi Allah'tan almış olursunuz zavallı kardeşim, kuldan değil. Sen onu alelâde bir kişi gibi görüyorsun. Ama hani Nuh (A.S) döneminde de “Nuh diyor ama peygamber demiyor.” Sen de aynı şekilde, O’nu mürşid olarak görmediğin için, ulaşmayı kalben dilemediğin için, hassaları, uzuvları engelli birisi olduğun için sen bunu böyle zannediyorsun.
Hâlbuki 7 safha 4 teslimi yaşayan mürşid önünde tövbe edin. 7 safha 4 teslimi yaşayan mürşid Allah'a teslim olmuştur. O’ndan tövbe almak Allah'tan tövbe almaktır.
Allahû Tealâ Nisâ 80'de diyor ki: ”Resûle itaat Allah'a itaattir.”
NİSÂ-80: Men yutiır resûle fe kad atâallâh(atâallâhe), ve men tevellâ fe mâ erselnâke aleyhim hafîzâ(hafîzen).
Kim Resûl'e itaat ederse, böylece andolsun ki Allah'a itaat etmiş olur. Ve kim yüz çevirirse, o taktirde Biz seni, onların üzerine muhafız olarak göndermedik.
Ve Nisâ 64'te de:
NİSÂ-64: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi iznillâh(iznillâhi), ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe vestagfere lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ(rahîmen).
Ve Biz, hiçbir resûlü, Allah'ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka bir şey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah'tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah'ı, (iki tarafın da) tövbelerini (onların tövbesini ve Resûl'ün mağfiret talebini) kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.
Bakın, “Resûllerimizi insanlar itaat etsin diye gönderiyoruz.” Yani, bütün resûller Allah'ın mürşidleridir. “O zulmedenler sana gelselerdi, Allah'tan mağfiret dileselerdi. Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, her iki tarafın tövbesini kabul ederek Allah günahlarını sevaba çevirir.” Şefaat olayı gerçekleşirdi. Allahû Tealâ'nın dizaynı bu.
Öyleyse biz gidin alelâde bir insandan değil, bir mürşidden, 7 safha 4 teslimi yaşayan, teslim i külli ile Allah'a teslim olan Allah'ın resûlünden alın. “Resûle itaat Allah'a itaattir.” diyor ve resûle itaati söylüyor ve bu tövbe onun önünde yapılması lâzım. Allah razı olsun.