Muhterem Hocam, tövbe yetkisinin sahibi mürşidse her arayana vermez mi? Aracı ölürse ne yaparız?

Soru

Muhterem Hocam, tövbe yetkisinin sahibi mürşidse her arayana vermez mi? Aracı ölürse ne yaparız?

Cevap

Hayır, her arayana vermez. Allahû Tealâ’nın 7 safha 4 teslimi yaşayan, irşada memur ve mezun kıldığı kişiye, eğer hacet namazıyla mürşid sorarsa Allahû Tealâ onu gösteriyor. Kabul edelim, bir başkasını da gösteremez. Müvekkel mürşidi gösterebilir. Orada da Allah’ın işareti Lokmân 15’te veriliyor:

31/LOKMÂN-15 Ve in câhedâke alâ en tuşrike bî mâ leyse leke bihî ilmun fe lâ tutı’humâ ve sâhibhumâ fîd dunyâ magrûfen vettebi’ sebîle men enâbe ileyy(ileyye), summe ileyye merciukum fe unebbiukum bi mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Ve bilgin olmayan bir şey hakkında, şirk koşman için seninle mücâdele ederlerse, ikisine de itaat etme! Ve dünyada onlara güzellikle sahip ol. Bana yönelenlerin (ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır. O zaman yaptığınız şeyleri size haber vereceğim.

İşte Bakara Suresinin 256.âyet-i kerimesi:

2/BAKARA-256 Lâ ikrâhe fîd dîni kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi), fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lânfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun).

Dînde zorlama yoktur. irşad yolu (hidayet yolu, Allah’a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min olur, Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah’tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. Allah Sem’î’dir, Alîm’dir.

İrşad yoluyla gayy yolu 180 derece birbirinden ayrılmıştır. Ama her ikisini de Allahû Tealâ açıklamada bulunuyor. İrşad yoluyla gayy yolu tamamen açıklanmış, birbirinden ayrılmış. Kim tagutu inkâr eder? Şimdi burası çok önemli. Tagut; insan şeytanlar, cin şeytanlar ve şeytan şeytanlar, yani insanları Allah yolundan saptıranlar. Ama âyet-i kerimede “Kim tagutu inkâr ederse...” Öyleyse tagut yine gelip bu kişiyi yoldan saptırmak için kendisine tesir etmeye başlamış mı? Evet. Ama böyle olmasına rağmen kim bunu inkâr ederse, inkâr eden kişi kimdir? İnkâr eden kişi Allah’a ulaşmayı dileyen kişidir. Evet, Allah’a ulaşmayı dileyen kişi. Şimdi beraberce bakalım. Allah’a ulaşmayı dileyen kişi tagutu inkâr ediyor. Ama seçilmiş olmasına rağmen Allah’a ulaşmayı dilemeyen kişi tagutu inkâr etmiş midir? Hayır.

Hangi âyetler bunu söylüyor? En’âm Suresinin 112-113. âyet-i kerimeleri:

6/ENÂM-112 Ve kezâlike cealnâ li kulli nebiyyin aduvven şeyâtînel insi vel cinni, yûhî ba’duhum ilâ ba’dın zuhrufel kavli gurûrâ(gurûran), ve lev şâe rabbuke, mâ fealûhu fe zerhum ve mâ yefterûn(yefterûne).

Ve böylece peygamberlerin hepsine, insan ve cin şeytanları düşman kıldık. Onlar, birbirlerine aldatarak güzel (süslü) sözler vahyederler (fısıldarlar). Ve eğer Rabbin dileseydi, onu yapamazlardı. Artık onları ve iftira ettikleri şeyleri terket (bırak).

6/ENÂM-113 Ve li tesgâ ileyhi ef’idetullezîne lâ yu’minûne bil âhırati ve li yerdavhu ve li yakterifû mâ hum mukterifûn (mukterifûne).

Ve ahirete inanmayanların gönülleri ona (onlara; insan ve cin şeytanlara) meyletsin ve ondan razı olsunlar. Ve onlar, kazandıkları şeyleri kazanmaya devam etsinler.

“Biz bütün nebîlere insan ve cin şeytanları düşman kıldık. Onlar sözün yaldızlısını birbirlerine vahyederdi. Allah dileseydi bunu yapmazlardı.” Ama devamında bu nebîlerin düşmanı olan insan ve cin şeytanlara meyledenler kimler? En’âm 113’te ahirete inanmayanların gönülleri o insan ve cin şeytanlara meyleder. Şimdi kişi seçilmiş. %10’dan azı seçilmiyor. Tamam. Geri kalan %90’dan fazlası seçiliyor. Ama o seçilenlerden de sadece Allah’ın davetini kabul edenler kimler? Tagutu inkâr eden. Tagutu inkâr eden, Allah’a ulaşmayı dileyen kişi.

Demek ki Allah’a îmân aslında neyi ifade ediyor bu âyet-i kerimede? Tagutu inkâr etmeyi. “Ben Allah’a inandım.” demek yeterli midir? Yeterli değil. “Allah’a inanıyorum.” demek yeterli değil. Tagutu inkâr etmesi lâzım. Kimdir tagutu inkâr eden kişi? Ahirete îmân eden kişi. Kimdir tagutu inkâr etmeyen kişi? Ahirete inanmayan kişi.

İşte ahirete inanmayan kişi Sebe 21’e bakalım, En’âm 113’e bakalım. İkisi birbirine zıt:

34/SEBE-21 Ve mâ kâne lehu aleyhim min sultânin illâ li na’leme men yû’minu bil âhireti mimmen huve minhâ fî şekk(şekkin), ve rabbuke alâ kulli şeyin hafîz(hafîzun).

Ve onun (iblisin) onlar üzerinde bir sultanlığı (nüfuzu, tesiri) yoktu. Ahirete (hayatta iken ruhunu Allah’a ulaştırmaya) inanan kişi ile ondan (Allah’a ulaşmaktan) şüphe içinde olanları bilmemiz için (iblisle onları imtihan ettik). Ve senin Rabbin herşeyi hıfzedendir.

6/ENÂM-113 Ve li tesgâ ileyhi ef’idetullezîne lâ yu’minûne bil âhırati ve li yerdavhu ve li yakterifû mâ hum mukterifûn (mukterifûne).

Ve ahirete inanmayanların gönülleri ona (onlara; insan ve cin şeytanlara) meyletsin ve ondan razı olsunlar. Ve onlar, kazandıkları şeyleri kazanmaya devam etsinler.

“iblisin onlar üzerindeki sultanlığı yoktur.” Ahirete, hayattayken ruhun Allah’a ulaşmasına inanan kişiyle ondan şüphe edeni ayırıyor. Öyleyse ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasına inananla inanmayan. İnanan, Allah’a ulaşmayı kalben dileyen. İnanmayan, şüphe eden, ulaşmayı dilemeyen. Ulaşmayı dilemeyenin gönlü kime meylediyor? İnsan ve cin şeytanlara. Onun için insan ve cin şeytanlar söz konusu olunca zaten onlar gayy yolunun müntesipleri. Ama bir de o gayy yolunda olan insanların kandırdıkları vardır. O kandırılan kişiler kimlerdir? Ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasına inanmıyor. Dikkat ederseniz Fâtiha Suresinde biz diyoruz ki:

FÂTİHA SURESİ

1. FÂTİHA – 1 Bismillâhir rahmânir rahîm.

Rahmân ve rahîm olan Allah'ın ismi ile.

2. FÂTİHA – 2 El hamdu lillâhi rabbil âlemîn (âlemîne).

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.

3. FÂTİHA – 3 Er rahmânir rahîm(rahîmi).

Rahmân’dır, Rahîm’dir.

4. FÂTİHA – 4 Mâliki yevmid dîn(dîne).

Dîn gününün mâlikidir.

ŞUARÂ – 82 Ve dîn günü, benim hatalarımı mağfiret etmesini umduğum da O’dur.

5. FÂTİHA – 5 İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn (nestaînu).

(Allah'ım!) Yalnız Sana kul oluruz ve yalnız Senden İSTİANE (mürşidimizi) isteriz.

6. FÂTİHA – 6 İhdinâs sırâtel mustakîm(mustakîme).

(Bu istiane'n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM'e hidayet et (ulaştır).

7. FÂTİHA – 7 Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn(dâllîne)

O yol (SIRATI MUSTAKÎM) ki; üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur. Üzerlerine gadap duyulmuşların ve dalâlette kalmışların (Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin) yolu değil.

“Bizi Sıratı Mustakîm’e ulaştır.” Ve bir şey daha söylüyoruz: “En’amte aleyhim”; üzerine ni’met verdiklerinin yolu. Ama kimlerin yolu değil? “Gayril mağdûbi”; Allah’ın gadap duydukları. Allah kime gadap duyuyor? Kendisi ulaşmayı dilemeyen, başkasının dilemesine mâni olan insanlara. “Ve leddâllîn”; dalâlette olanlar. Dalâlette olanlar kimler? Mürşidlerine tâbî olmayanlar.

Öyleyse Allahû Tealâ’nın mürşidlerine tâbî olmayanların yolu, gadap duyulanların yolu; o yol gayy yoludur. A’râf 146’da:

7/ARÂF-146 Se asrifu an âyâtiyellezîne yetekebberûne fîl ardı bi gayril hakkı ve in yerev kulle âyetin lâ yu’minu bihâ ve in yerev sebîler ruşdi lâ yettehızûhu sebîlen ve in yerev sebilel gayyi yettehızûhu sebîlâ(sebîlen), zâlike bi ennehum kezzebû bi âyâtinâ ve kânû anhâ gâfilîn(gâfilîne).

Yeryüzünde haksız yere kibirlenen kimseleri, âyetlerimizden çevireceğim. Bütün âyetleri görseler, ona inanmazlar. Eğer rüşd yolunu görseler, onu yol edinmezler. Ve gayy yolunu görseler, onu yol edinirler. Bu; onların, âyetlerimizi yalanlamaları ve ondan gâfil olmaları sebebiyledir.

İşte bunlar kimler? Kendisi Allah’a ulaşmayı dilemeyen, başkasının dilemesine mâni olan ama aynı zamanda ulaşmayı dilemeyen iki grup insan. Her devirde mutlaka cehenneme gidiyor. Bunlar işte insanlar arasındaki 28 basamaklı İslâm merdiveninin 1. ve 2. basamağında olanların hepsinin gideceği yer neresi? Cehennem. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 18 Ekim 2026Son güncelleme: 18 Ekim 20266 dk okuma0