Muhterem Hocam, tüm uyarılara rağmen çoğu insanın gayy yolunda kalacağı doğru mudur?
Soru
Muhterem Hocam, tüm uyarılara rağmen çoğu insanın gayy yolunda kalacağı doğru mudur?
Cevap
Evet, Arâf suresinin 179. ayeti kerimesinde:
7/ARÂF-179 Ve lekad zere’nâ li cehenneme kesîran minel cinni vel insi, lehum kulûbun lâ yefkahûne bihâ ve lehum a’yunun lâ yubsırûne bihâ ve lehum âzânun lâ yesmeûne bihâ, ulâike kel en’âmi bel hum edallu, ulâike humul gâfilûn(gâfilûne).
Ve andolsun ki; cehennemi, insanların ve cinlerin çoğuna hazırladık (yarattık). Onların kalpleri vardır, onunla fıkıh (idrak) etmezler. Onların gözleri vardır, onunla görmezler. Onların kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha çok dalâlettedirler. İşte onlar, onlar gâfillerdir.
"Cehenneme kesen kalpleri var fıkıh etmezler, gözleri var görmezler, kulakları var işitmezler. Onlar hayvanlar gibidirler." Kişi Allah'ın kendisine gönderdiği kavmin resûlünün davetini kabul etmezse, o zaman otomatikman şeytanın davetini kabul etmiş oluyor. Allah'a ulaşmayı dilemiyor, dilemeyince de Allah Rahîm esmasıyla tecelli edip engelleri kaldırmıyor, onu dalâlette bırakıyor.
Bu dalâlette Allah'ın bıraktığı kişiler, onlar Allah'a ulaşmayı dilemeyen, dünya hayatını tercih edenlerdir. Ancak kim Allah'ın yolunu tercih eder, hikmet sahibi alimin sohbetinde bulunan, kelamını işiten kişi; Enâm 36'da:
6/ENÂM-36 İnnemâ yestecîbullezîne yesmeûn(yesmeûne), vel mevtâ yeb’asuhumullâhu summe ileyhi yurceûn(yurceûne).
(Davete) ancak işitenler icabet eder. Ve Allah, ölüleri (ölü olan sem’î isimli işitme hassasını, ölü olan fuad isimli idrak hassasını, ölü olan basar isimli görme hassasını) diriltir. Sonra O'na döndürülürler. (Hayatta iken ruhu mürşid eliyle Allah’a döndürülür.)
"Davete icabet edenlere işittirilir." Resûlullah'ın da (S.A.V) "Mümin kulağından sulanır." sözü gereğince, o kişi Allah'a ulaşmayı dilediği an Allahû Tealâ da Rahim esmasıyla tecelli ederek ondaki engelleri kaldırır ve o kişi sağır ve körken işiten, idrak eden ve gören birisi olur.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Taberânî, Muvatta, İlim, 1.
"Hikmet sahibi ulemanın (âlimin) meclisinde (sohbetinde) bulunmak, kelâmını işitmek üzerinize farz kılındı. Muhakkak ki Allah bu meclislerde hikmet nuruyla ölü kalpleri diriltir. Yağmur suyuyla ölü toprakları dirilttiği gibi ölü kalpleri bu şekilde Allah diriltir."
Allah'a ruhunu hayattayken ulaştırmayı dilemeyen hiç kimse rüşd yolunun içinde olamaz. O kişi cehenneme götüren yoldadır ve A'râf 179, hiçbir şüpheye mahal vermeyecek tarzda insanların çoğunun cehenneme gideceğini göstermektedir. Ayrıca İrşad yolu, bir insanın mürşidine mutlaka tâbî olmasını gerektirir. Mürşide tâbî olmamanın neticesi gayy yolunu benimsemektir.
Bütün resûlleri, elçileri, mürşidleri inkara muhatap olurken insanlık hep seyirci kalmıştır. Nebî Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir gün yere düz bir çizgi çizdi:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İbn Mâce, Mukaddime 1
İbni Mes'ud (R.A.) şunu naklediyor:
"Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir gün yere düz bir çizgi çizdi ve 'Bu Allah'ın yoludur' dedi. Daha sonra bu çizginin sağına ve soluna başka çizgiler çizerek 'Bunlar ise diğer yollardır. Herbiri üzerinde yanlışa davet eden birtakım şeytanlar vardır.' buyurdu."
Gerçekten muhtevaya baktığımız zaman başlangıçta herkes gayy yolundadır. Ama gayy yolundan kendisini kurtarabilmek, Allah'a yönelmesine, kalpten Allah'a ulaşmayı dilemesine bağlıdır. Bu davetin de resûller vasıtasıyla kendisine ulaştırılmadığı kimse yoktur. Çünkü cehennemlikler cehennemin kapılarından girdiklerinde hepsi itiraf ediyorlar: "Geldiler resûller ama biz onları yalanladık."
Öyleyse eğer kendileri dilemediği gibi başkasının dilemesine mani olan insanlardansa, Allah onların kalplerini tabediyor. Seçilmiş olmasına rağmen davet kendisine ulaştığı zaman ölümüne kadar ulaşmayı dilemiyorsa, onun üzerinde de dalâlet hak oluyor. İster uzak dalâlette ister yakın dalâlette, her iki grupta da gidecek yer cehennem.