Muhterem Hocam, unuttuğumuz bazı şeyler, karşımızdaki insanlara mutsuzluk vermemize sebebiyet verebiliyor. Unutmak nefsin bir afeti midir? Bu konuda ne buyurursunuz?

Soru

Muhterem Hocam, unuttuğumuz bazı şeyler, karşımızdaki insanlara mutsuzluk vermemize sebebiyet verebiliyor. Unutmak nefsin bir afeti midir? Bu konuda ne buyurursunuz?

Cevap

"Hâfıza-i beşer nisyan ile mâlûldür."" İşte İblis, Kur’ân-ı Kerim’i değiştiremeyeceğini biliyor. Ama iblis Kur-ân'ı Kerim'i değiştiremeyince hedefinden vaz mı geçiyor? Hayır. Ne yapıyor? Bizi Allah’ın yolundan saptırmak üzere Kur’ân-ı Kerim’i unutturuyor. Nasıl yapmış bu oyunu iblis? Hedef emirleri din tatbikatından çıkartarak.

7 HEDEF EMİR VAHDET 1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek RUM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın. TEVHİD 2. 12 İhsanla Mürşide Tabi Olmak MU’MİN-15: …. Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır. TESLİM: 3. Ruhun Allah’a Teslimi RAD-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar. 4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi YÂSİN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır. YÂSİN-61:Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı)? Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır. 5. Nefsin Allah’a Teslimi NİSA-103: Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken, otururken ve yan üzeriyken (yan üstü yatarken), Allah’ı hep zikredin! Güvenliğe kavuştuğunuzda namazı namazın erkânıyla kılın… 6. İrşada Ulaşmak BEYYİNE-5: Onlar emrolunmadılar. Sadece hanifler olarak, Allah için dinde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekat vermekle emrolundular. İşte kayyum olan din budur. 7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.

Vasıta emirleri de hedef emirlerin yerine koyarak. Şu an geleneksel din tatbikatının içerisinde Allah’a ulaşma dileği yok, mürşide tâbiiyet yok, ruhun teslimi, fizik vücut teslimi, nefsin teslimi ve iradenin teslimi yok, hiçbirisi yok. Vasıta emirlerin içinde durum nedir?

7 VASITA EMİR 1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek ANKEBÛT – 5: Kim Allah’a mülâkî olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi İşiten, en iyi Bilendir. 2. Kelimeyi Şahadet – 12 İhsanla Mürşid Önünde Tövbe Etmek BAKARA - 45, 46: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir. Onlar ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâkî olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakın derecesinde inanırlar. ÂLİ İMRÂN – 18: Allah, şehadet (şahitlik) etti: Muhakkak ki O’ndan başka ilâh yoktur... 3. Oruç BAKARA – 183: Ey âmenû olanlar! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz. 4. Namaz NİSÂ – 103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken Allah’ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkâniyle kılın. Muhakkak ki namaz, mü’minlerin üzerine, “vakitleri belirlenmiş bir farz” olmuştur. 5. Hac BAKARA – 197: Hac, bilinen aylardır. İşte kim onlarda (o aylarda), (ihrama girerek) haccı (kendine) farz edindirirse, artık hacda kadına yaklaşmak (ve benzeri davranışlar), fâsıklık (günaha sapmak), cedelleşmek (sürtüşmek, kavga etmek) yoktur... 6. Zekât BEYYİNE – 5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyûm din (kıyamete kadar devam edecek din) budur. 7. Zikir MUZZEMMİL – 8: Ve Rabbinin İsmini zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş. ANKEBÛT – 45: Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et. Muhakkak ki salât, fuhuştan ve münkerden nehyeder. Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür

Vasıta emirlerden de hayati öneme haiz olanlar yok. Geri kalanlar var. Neler yok vasıta emirlerin içerisinde? Allah’a ulaşma dileği yok. Mürşit önünde tövbe yok. İbadetlerin sultanı olan zikir yok.

Geri kalan ne var? Savmû salât, haccû zekât var. Kelime-i şehâdetin de kişinin kendi kendine söylemesi var. O zaman bu hiçbir zaman bu sadıra şifa olmuyor. Kişiyi kurtuluşa ne yazık ki ulaştıramıyor. Bir insanın bu şartlar altında vasıtalar da olsa hedefine ulaşabilmesi, ancak Allah’a ulaşmayı dilemesine bağlıdır. Kalpten Allah’a ulaşmayı dileyen kişiyi 12 tane ihsanla Allah mürşidine ulaştırıyor. Yani 1 ve 2. basamaklar birbirinin sağlaması. Kişinin Allah'ın Kendisi için tayin ettiği mürşide tâbî olmasını sağlaması, o kişinin vasıta emirleri sevgisine bağlıdır.

Kişinin Allah'a ulaşmayı dilediğinin nişanesi ise kalbinde mürşid sevgisinin oluşmasına bağlıdır. Demek ki bir insan “Ben acaba Allah’a ulaşmayı kalpten mi diledim, dilden mi diledim?” diye böyle bir şüphesi varsa, dilden dileyenler için, onların kalbinde Allah, mürşid sevgisini oluşturmuştur. Öyleyse ""Ben Allah'ın benim için tayin ettiği mürşide tâbî oldum mu, olmadım mı?"" diye bunun sağlamasını yapanlar, onlar, vasıta emirlere tâbî olanlar, vasıta emirleri sevenlerdir. Kendisi için tayin edilmiş olan doğru bir mürşide tâbî değilse, o vasıta emirlere karşı olan sevgi o kişinin kalbinde olmaz. O ibadetleri angarya içinde yerine getirir.

Haşr Suresinin 18 ve 19. âyet-i kerimelerine baktığımız zaman:

59/HAŞR-18 Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekullâhe vel tenzur nefsun mâ kad demet ligad(ligadin), vettekûllah(vettekûllahe), innallâhe habîrun bi mâ ta’melûn(ta’melûne). Ey âmenû olanlar (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenler), Allah’a karşı takva sahibi olun! Ve her nefs, yarın için ne takdim ettiğine baksın! Ve Allah’a karşı takva sahibi olun. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Yani ahiret için azık hazırlayın. Azıkların en hayırlısı takvadır.

59/HAŞR-19 Ve lâ tekûnû kellezîne nesûllâhe fe ensâhum enfusehum, ulâike humul fâsikûn(fâsikûne). Allah’ı unutan kimseler gibi olmayın! Böylece (Allah da) onlara, kendi nefslerini unutturdu. İşte onlar, onlar fasık olanlardır.

Allah’ı unutan kişi, zikri yapmayan kişidir. Zikrin unutulmasına sebep olan ise şeytandır. Allahû Tealâ Mucâdele Suresinin 19. âyet-i kerimesinde:

58/MUCÂDELE-19 İstahveze aleyhimuş şeytânu fe ensâhum zikrallâh(zikrallâhi), ulâike hizbuş şeytân(şeytâni), elâ inne hizbeşşeytâni humul hâsirûn(hâsirûne). Şeytan onları kuşattı. Böylece Allah’ın zikrini onlara unutturdu. İşte onlar, şeytanın taraftarlarıdır. Şeytanın taraftarları, gerçekten hüsranda olanlar, onlar değil mi?

Allah'ın zikrini unutturduğu kişiler hizbuşşeytandı (şeytanın taraftarları). Hizbuşşeytan hüsranda olanlardır. Kime şeytan zikri unutturmuşsa o, hizbuşşeytandır (şeytanın taraftarları). Nitekim Zuhruf Suresi 36. âyet-i kerimede de:

43/ZUHRÛF-36 Ve men ya’şu an zikrir rahmâni nukayyıd lehu şeytânen fe huve lehu karîn(karînun). Ve kim Rahmân’ın zikrinden yüz çevirirse, şeytanı ona musallat ederiz. Böylece o (şeytan), onun yakın arkadaşı olur.

Yani zikir yoksa şeytan var devrede. Zikir varsa mürşit var devrede. Onun için Hazreti Ömer (R.A) buyuruyor ki:

Hz. Ömer (R.A.) "Beni en çok şaşırtan şey, Bir kimsenin Allah’ı bilip O’na isyan etmesi. Şeytan’ı bilip ona itaat etmesi. Ve Dünyayı bilip ona meyletmesidir."

Davete muhatap olup daveti kabul etmeyen, Allah’a isyan etmiş oluyor. İsyan eden kişi şeytana itaat ediyor. ""Şaşarım o insana ki şeytanı bilir ama ona itaat ediyor."" Kimdir şeytana itaat eden? Zikir yapmayan. Zaten hedefi zikri unutturmak. ""Şaşarım o insana ki dünyayı biliyor ama ona meyil ediyor."" Kimdir dünyayı bilip ona meyleden? Dünya hayatına kendisini kaptıran, zikretmeyen kişidir. İşte Munâfikûn Suresi 9. âyet-i kerimesi:

63/MUNÂFİKÛN-9 Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tulhikum emvâlukum ve lâ evlâdukum an zikrillâh(zikrillâhi), ve men yef'al zâlike fe ulâike humul hâsirûn(hâsirûne). Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Mallarınız ve evlâtlarınız sizi Allah’ın zikrinden alıkoymasın. Ve kim bunu yaparsa, o taktirde işte onlar, onlar hüsranda olanlardır.

Sevgili kardeşlerim, ikisi de zikir. Bir; şeytana itaat eden, Allah'ın zikrini unutmuş oluyor. İki; dünyaya gözünü diken, orda da zikri unutuyor. Burada da Rabbinin ismini zikret! Çok zikret! Ve daimî zikret! Burada iblis, Rabbimizin isminin zikredilmesine engel koyuyor ve zikri bize unutturuyor.

ZİKİR ÂYETLERİ 1. MUZZEMMİL-8: Ve Rabbinin İsmi’ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş. 2. FURKÂN-29: Andolsun ki; bana zikir (Kur’ân’daki ilim) geldikten sonra beni zikirden saptırdı ve şeytan, insana yardımı engelleyendir. 3. AHZÂB-41: Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin. 4. NİSÂ-103: …artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken) (devamlı) Allah’ı zikredin!...

1. TÂHÂ-124: Ve kim Benim zikrimden yüz çevirirse, o taktirde mutlaka onun için sıkıntılı bir geçim (hayat) vardır. Ve kıyâmet günü onu, kör olarak haşredeceğiz. 2. A’RÂF-27: …Muhakkak ki; o ve onun kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Muhakkak ki; Biz şeytanları mü’min olmayanlara dost kıldık. 3. ZUHRÛF-36: Ve kim Rahmân’ın zikrinden yüz çevirirse, şeytanı ona musallat ederiz. Böylece o (şeytan), onun yakın arkadaşı olur. 4. MUCÂDELE-19: Şeytan onları kuşattı. Böylece Allah’ın zikrini onlara unutturdu. İşte onlar, şeytanın taraftarlarıdır. Şeytanın taraftarları, gerçekten hüsranda olanlar, onlar değil mi?

Ama dünya hayatına gözünü diken kişi ne yapmış oluyor? İnsanları Allah’a davet etmeyi unutuyor. Dünya hayatıyla meşgul oluyor. Terazinin bir kefesinde dünya hayatı, diğerinde insanların mutluluğu vardır. Dünya hayatıyla kimse mutlu olamaz; ama insanları Allah’a davet etmekle kişi mutlu olur. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 8 Ekim 20268 dk okuma0