Muhterem Hocam, uzun zamandır mürşidimi arıyorum. İlmiyle ilimlenmek istiyorum. Mürşidimi nasıl bulabilirim, açıklayabilir misiniz?
Soru
Muhterem Hocam, uzun zamandır mürşidimi arıyorum. İlmiyle ilimlenmek istiyorum. Mürşidimi nasıl bulabilirim, açıklayabilir misiniz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, kimler için mürşid var, kimler için yok?
Aslında Allahû Tealâ'nın yarattığı bütün insanlar için ezelde Allahû Tealâ mürşid tayin etmiştir. Ama Kur’ân-ı Kerim’e baktığımız zaman 7 âyet-i kerimede Allahû Tealâ: "Kim Allah ulaşmayı dilemiyorsa Allah onları dalâlette bırakır." diyor. Dalâlette olanlar için de bir hidâyetçi yok, mürşid yok.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER – GAYY YOLUNDA
1. YÛNUS-7 …Onlar, Bize ulaşmayı dilemezler. Onlar âyetlerimizden gafil olanlardır…
2. YÛNUS-11…Bize ulaşmayı dilemeyen kimseleri, isyanları içinde şaşkın bırakırız.
RA’D – 27 …Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır…
3. YÛNUS-15 Bize ulaşmayı dilemeyen kimseler şöyle dedi: “Bize bundan başka bir Kur’ân getir…”
4. YÛNUS-45 …Allah’a mülâkî olmayı yalanlayanlar, hüsrandadır…
EN’ÂM – 31 Allah’a mülâkî olmayı yalanlayan kimseler hüsrana düştüler…
5. FURKAN-21 Ve Bize mülâkî olmayı dilemeyenler:…nefslerinde kibirlendiler…
6. RÛM-8 …İnsanların çoğu, Rab’lerine mülâkî olmayı inkâr edenlerdir.
7. SECDE-10 …Onlar, Rab’lerine mülâkî olmayı inkâr edenlerdir.
FUSSİLET – 54 Onlar gerçekten Rab’lerine mülâkî olacaklarından şüphe içindeler…
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER İÇİN MÜRŞİD YOK, TARÎK-İ CEHİMDE, SIRAT-I CEHİMDE
1. ARÂF – 186 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidâyetçi yoktur…”
2. RA’D – 27 De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendisine ulaştırır.”
RA’D – 33 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidâyetçi (mehdi) yoktur.
3. KEHF – 17 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için veli mürşid bulunmaz.
4. ZUMER – 23… Allah, kimi dalâlette bırakırsa, o zaman onun için bir hidâyetçi (mehdi) yoktur.
5. ZUMER – 36 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için hidâyetçi yoktur.
6. MU’MİN – 33…Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için koruyucu yoktur.
7. ŞÛRÂ – 44 Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa, o taktirde onun için, bundan sonra bir velî (dost) yoktur…
A'RÂF 186, Ra'd 27, Kehf 17, Zumer 23, Zumer 36, Mu'min 33, Şûrâ 44; onlar için hidâyetçi yok, hidâyetçi yok, hidâyetçi yok, hidâyetçi yok, mürşid yok. Ama herkes için Allah mürşid tayin etmişti. İşte bu nokta, bizi Bakara 45 46’ya götürüyor:
"Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin (mürşidinizi) isteyiniz. Zordur ama huşû sahipleri için değil."
2/BAKARA-45 Vesteînû bis sabri ves salât(salâti), ve innehâ le kebîratun illâ alâl hâşiîn(hâşiîne).
(Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
2/BAKARA-46 Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).
Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
Kimler için zor? Allah’a ulaşmayı dilemeyenler için zor. Neden? Çünkü Allah’a ulaşmayı dilemeyenler, onlar huşû sahibi olmayanlardır. Kimdir huşû sahibi olanlar? Allah’a ulaşmayı dileyenler. Öyleyse Allah’a ulaşmayı dileyenler için, onlar huşû sahibi oluyorlar, onlar için mürşid var. Ulaşmayı dilemeyenler için, onlar için huşû sahibi olmak söz konusu değil. Onlar için de mürşid yok.
Hangi namazı Allah kabul ediyor, hangi namazı kabul etmiyor? Huşû sahiplerinin kabul ediyor. Allahû Tealâ, Kur’ân-ı Kerim’de: "Huşû içinde namaz kılınır." buyuruyor. Muminûn Suresinin 1 ve 2 âyetlerine baktığım zaman: "Mü’minler felâha erenlerdir, onlar namazlarında huşû içindedirler." buyuruyor.
23/MUMİNÛN-1 Kad eflehal mu’minûn(mu’minûne).
Mü’minler felâha ermiştir.
23/MUMİNÛN-2 Ellezîne hum fî salâtihim hâşiûn(hâşiûne).
Onlar, namazlarında huşû duyanlardır.
Öyleyse namazlarında huşu içinde olan mü’minler var, namazlarında sehiv içinde olan, mü’min olmayanlar var. Mü’min olmayanlar ulaşmayı dilemedikleri için şirkte, mü’min olanlar ulaşmayı diledikleri için de (onlar) şirkten kurtulmuş.