Muhterem Hocam, vermemiz gereken zekât ve birri nasıl hesap etmeliyiz?
Soru
Muhterem Hocam, vermemiz gereken zekât ve birri nasıl hesap etmeliyiz?
Cevap
Gerçekten ekonomi profesörlerinden bir kişi Mehmet Yazıcı'nın yaptığı araştırmada zekât vermeyenlere savaş Hz. Ebûbekir tarafından gerçekleştiriliyor. Eğer diyor "İnsanlar zekâtını verselerdi ekonomik açıdan ihtiyaç sahibi hiç kimse kalmazdı.” diyor.
Beyyine suresinin 5. âyet-i kerimesi ve Nûr 56’da Allahû Tealâ bunu açıklıyor. Ve Zuhrûf 32’de mal sahibi, sermaye sahipleri yatırımları gerçekleştirsinler ve işsizlere iş sahası açsınlar diye Allah’ın bir emri var.
98/BEYYİNE-5 Ve mâ umirû illâ li ya’budûllâhe muhlisîne lehud dîne hunefâe ve yukîmûs salâte ve yu’tûz zekâte ve zâlike dînul kayyimeh(kayyimeti).
Ve onlar, Allah için hanifler olarak dînde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyum dîn (kıyâmete kadar devam edecek dîn) budur.
24/NÛR-56 Ve ekîmûs salâte ve âtûz zekâte ve atîûr resûle leallekum turhamûn(turhamûne).
Ve namazı ikame edin. Ve zekâtı verin. Ve resûle itaat edin ki böylece rahmet olunasınız.
43/ZUHRÛF-32 E hum yaksimûne rahmete rabbik(rabbike), nahnu kasemnâ beynehum maîşetehum fîl hayâtid dunyâve refa’nâ ba’dahum fevka ba’dın derecâtin li yettehıze ba’duhum ba’dan suhriyyâ(suhriyyen), ve rahmetu rabbike hayrun mimmâ yecmaûn(yecmaûne).
Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Biz onların dünya hayatında maişetlerini (geçimlerini) aralarında taksim ettik. Onların bir kısmının derecelerini, diğerlerinin üzerine yükselttik (üstün kıldık). Onların bir kısmı diğerlerini emrinde çalıştırsın diye. Ve senin Rabbinin rahmeti, onların topladığı şeylerden (başka insanları çalıştırmayıp biriktirdikleri paradan) daha hayırlıdır.
Evet, öyleyse zekât Allahû Tealâ’nın temel emri olarak karşımıza çıkıyor. Hanefî mezhebi 40'da 1 diyor; Şâfiî mezhebi 10'da 1 diyor. %2,5 zekât, %2,5 da birr; toplam %5 ediyor.
Eğer bir ticarethane işletiyorsanız, bir şirketin sahibiyseniz yani yaptığınız şey profesyonelse o zaman elbette masraflarınız çıktıktan sonra elinizde kalan para üzerinden bu hesabı yapmak durumundasınız; kazancınızın %2,5'u birr, %2,5 zekât. Ama eğer maaş alıyorsanız, aldığınız ücretin bütününü gelirinizi ifade eder. Öyleyse böyle bir hesap yapmak durumundasınız.
Ayrıca zamanımızda herkesin büyük borçlarının olduğunu biliyoruz, görüyoruz ve borçlar taksit taksit ödeniyor. Elbette borca da bir miktar para ayıracaksınız ama birrinizi de elinize geçen para üzerinden ödeyeceksiniz. Bizim ölçülerimizde yapılması lazım gereken şey itidalli davranmaktır.
Allahû Tealâ Furkan Suresi'nin 67. âyet-i kerimesinde şöyle buyuruyor:
25/FURKÂN-67 Vellezîne izâ enfekû lem yusrifû ve lem yakturû ve kâne beyne zâlike kavâmâ(kavâmen).
Ve onlar, infâk ettikleri zaman israf etmezler ve kısmazlar (cimrilik etmezler). Ve bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
“Onlar infak ettikleri zaman israf etmezler ve cimrilik etmezler; bu ikisinin arasında orta bir yol tutarlar.”
Cimri kişi zekâtı vermeyendir; ama herşeyi de veren kişi israf eden kişidir. Dolayısıyla mal ile cihad noktasında tefrit ve ifrat yoktur. Tefrit cimriliktir; ifrat da israftır. “Ben her şeyi vereceğim.” dediğiniz zaman bu da kesinlikle ifrata giriyor. Yani ifrata ve tefrite yer yoktur.