Muhterem Hocam, yaratılan herkes zaten Allah’ın kulu değil midir?
Soru
Muhterem Hocam, yaratılan herkes zaten Allah’ın kulu değil midir?
Cevap
Hayır. Nebîler sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile 14 asır evvel hamd et ve şükür ederiz: “Rabbim beni kulluğuna kabul etti.” Sahâbe sual soruyor: “Yâ Resûlullah! Biz Allah’ın kulu değil miyiz?” Bahsettiğim kulluk bu değil. Yaratılış açısından herkesi Allahû Tealâ yaratmıştır. Ama Allah’ın insanlara gösterdiği hedef, dünya hayatını yaşarken ruhlarını Allah’a teslim etmeleridir.
Bununla gerçekleşen bir kulluk. Zâriyât Suresinin 56. âyet-i kerimesinde bu gaye verilmiş insanoğluna:
51/ZÂRİYÂT-56 Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûni.
Ve Ben, insanları ve cinleri (başka bir şey için değil, sadece) Bana kul olsunlar diye yarattım.
Bir insanın Allah’a kul olması mutlak surette o kişinin Allah’a ulaşmayı dilemesine bağlı. Allah’a kul olan, ulaşmayı dileyen; gizli şirkten kurtulur, küfürden kurtulur, dalâletten kurtulur, şeytanın kulu, dostu olmaktan kurtulur vesaire birçok şeyden kurtulur.
İşte ibadet yapan herkes âbiddir. Ama bu ibadetlerle Allah’ın bizden istediği abd olmaktır. Abd ve âbid olmayı birbirine karıştırmamak lazım. Her vasıta emri yerine getiren kişi âbiddir. Ama asıl olan bu vasıta emirlerle Allah’ın gösterdiği hedeflere ulaşabilmektir.
İşte Zümer Suresinin 17. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ:
39/ZUMER-17 Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâdi.
Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Nasıl? Allah’a yönelerek, Allah’a ulaşmayı dileyerek. Zümer Suresinin 17. âyet-i kerimesinde "ve enâbû ilâllâhi" ile kişi şeytana kul olmaktan kurtuluyor. Rûm Suresinin 31. âyet-i kerimesinde "Munîbîne ileyhi" ile o kişi takva sahibi oluyor, şirkten kurtuluyor.
30/RÛM-31 Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
Bunun gibi 7 tane âyet-i kerimede enâb, münîb adeta bizi pozitif standartlara ulaştıran bir dilek olduğunu Allahû Tealâ bize haber veriyor.
(MÜNÎB, ENAB) ALLAH’A YÖNELME, KALPTEN ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEYENLER
1. RA’D-27: ...kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb (enâbe)
...De ki: "Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir)."
2. RÛM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhû ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel müşrikîn.
O’na yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve müşriklerden olmayın.
BAKARA-223: mulâkûh (mulâkûhu), ve beşşiril mu’minîn (mu’minîne).
Ve Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na mülâkî olacağınızı bilin. Ve mü’minleri müjdele.
3. LOKMAN-15: ...Vettebi’ sebîle men enâbe ileyy (ileyye), summe ileyye merciukum ...
...Bana yönelenlerin (ruhunu Allah’a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbi ol. Sonra dönüşünüz Banadır. ...
4. ZUMER-17: Vellezînectenebût tâğûte en ya’budûhâ ve enâbû ilallâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ibâd (ibâdî).
Ve onlar ki; taguta kul olmaktan içtinap ettiler. Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır...
5. ZUMER-54: Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu...
Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuza Allah’a ulaştırmayı dileyin) ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun. (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
6. MU’MİN-13: ...ve mâ yeteezekkeru illâ men yunîb (yunîbu). ...
Bunu münib olandan (Allah’a yönelenden) başkası tezekkür etmez (edemez).
7. ŞÛRÂ-13: ...allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb (yunîbu). ...
Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).
İşte Ra’d 27’de insanlar dalâlette. İnnâbe, enâbe olanı hidayete erdiriyor. Rûm 31’de yönelen kişiyi takva sahibi kılıyor. Lokman 15’te enâb olan kişinin yoluna tâbî olmak söz konusu. Zümer 17’de enâb olan kişi şeytana kul olmaktan kurtuluyor. Zümer 54’te enâb olan kişi teslim oluyor. Mü’min 13’te enâb olan kişi tezekkür edebilme standardına ulaşıyor. Şûrâ 13’te enâb olan kişiyi Allahû Tealâ Kendisine ulaştırıyor.
Allahû Tealâ tüm insanları Allah’a kul olmak hedefine yönelik yaratmıştır. Ama bütün insanlar hayata şeytanın kulluğu ile başlarlar. Allah’ın kulu olmaya adım atmak Allah’a ulaşmayı dilemekle gerçekleşir. Bütün kutsal kitaplar insanları Allah’a kul olmaya ve mutluluğu yaşamaya davet eder.
Evet, Kur’ân’ın hedefi hidayet. Hidayetin hedefi mutluluk. Kur’ân’ın hedefi kul olmak ama kul olmanın hedefi de mutluluk. Kısacası nereden bakarsak bakalım evvela teorik bazda daha sonra bunun pratiğe uygulanması, mutluluğa geçiş; insanları Allahû Tealâ kul olmaya ve mutluluğa davet eder. Kurtuluş reçetesi, Allahû Tealâ’nın kulu olmanın üzerine dizayn edilmiştir.