Muhterem Hocam, yaşadığım acılar sebebiyle Allah’a karşı kırgınlık hissediyorum. Namaz kılmak ve dua etmek bile içimden gelmiyor. Bu durumda ne yapmalıyım?
Soru
Muhterem Hocam, yaşadığım acılar sebebiyle Allah’a karşı kırgınlık hissediyorum. Namaz kılmak ve dua etmek bile içimden gelmiyor. Bu durumda ne yapmalıyım?
Cevap
O acıların hepsinin arkasında senin nefsin olduğunun sen farkında değilsin. Allah’a karşı kırgınlık hissediyorsun. Kırgınlık hissettiğin Rabbin devamlı seninle beraber, senden yana ve tek bir gayesi var: Allah seni mutlu kılmak istiyor.
Allahû Tealâ hiç kimseyi cezalandırmıyor. Kişi, yaptığı hatalarla kendi kendisini cezalandırıyor. Allah’ın bir ismi Adl’dir. Mutlak adaletin sahibidir. Bir esması Hakk’tır. Yani Allahû Tealâ müjdeleyici ve adalet gözeticidir. Kim Allah’ın emrine itaat ederse onları mükafatlandırıyor, müjdeliyor. Kim de yanlış yaparsa adalet dizaynı içerisinde onu cezalandırıyor.
Öyleyse Allah kimi cezalandırıyor? Kanunlarına uymayanları cezalandırıyor. Kanunlarına uyanlara mükafatını veriyor. Kur’ân-ı Kerim’de Allah’ın kanunları var. Bu kanunlara uyan, itaat eden, yasaklara uyanların ahirette cennet, bu dünyada yaşadığı mutluluk var. Uymayanların da ahirette cehennem, bu dünyada yaşadığı mutsuzluk var. Ve örnek olarak da sahâbe bunları yerine getirmiş. Eğer sahâbe Kur’ân-ı Kerim’deki âyetlerle bunları yapmışsa;
PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V) VE SAHÂBENİN (MUHACİR VE ENSARIN) YAŞADIĞI 7 SAFHA İSLÂM
BAKARA-151: Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, (A) âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve (B) sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, (C) size Kitap’ı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve (D) hikmeti öğretsin ve (E) (hikmetin özü olan) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
(A) - Âyetlerin Tilâveti
1 - Allah’a Ulaşmayı Dilemek
ZUMER-17: Ve onlar ki; taguta kul olmaktan içtinap ettiler. Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır...
ENFÂL-29: Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız size furkan sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder...
2 - 12 İhsanla Mürşide Tâbî Olmak
MUMTEHİNE-12: ...sana tâbî olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile...
(B) - Nefs Tezkiyesi
3 - Ruhun Allah’a Teslimi
RA’D-21: ...Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar...
(C) - Kitabın Öğretilmesi
4 - Fizik Vücudun Allah’a Teslimi
ÂLİ İMRÂN-20: ...de ki; “Ben ve bana tâbî olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah’a teslim ettik.” O kitap verilenlere ve ümmîlere: “Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah’a) teslim ettiniz mi?” Eğer teslim ettilerse, o taktirde, hidayete ermişlerdir...
(D) - Hikmetin Öğretilmesi
5 - Nefsin Allah’a Teslimi
ZUMER-18: Onlar, sözü işitirler, böylece onun en ahsen olanına tâbî olurlar. İşte onlar, Allah’ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulûl’elbabtır (daimî zikrin sahipleri).
6 - İrşada Ulaşmak
BAKARA-139: De ki: “Allah hakkında bizimle mücâdele mi ediyorsunuz? Ve O, bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Ve bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız (dini O’na hâlis kılanlarız).
HUCURÂT-7: ...Allah, size îmânı sevdirdi ve onu kalplerinizde müzeyyen kıldı. Küfrü, fıskı ve isyanı size kerih gösterdi. İşte onlar, onlar irşad olanlardır.
(E) - Hikmetin Ötesi
7 - İradeyi Allah’a Teslim Etmek
TEVBE-100: O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah’a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirînden bir kısmı ensardan ve bir kısmı da onlara ihsanla tâbî olanlardandı...
Allahû Tealâ onların kesinlikle Allah’ın emrettiğini hakkıyla yerine getirdiklerini söylüyor. O zaman ne anlıyoruz? Bunlar sadece Kur’ân’daki İslâm’ı yaşamışlar. Çok kısa süre içerisinde, 23 sene, sevgili kardeşlerim. Kur’ân aynı Kur’ân. Onlar Kur’ân’ı yaşadılar. 14 asır evvel Asr-ı Saadet’e ulaştılar. Aynı Kur’ân elimizde. Ama bugün insanlar Kur’ân’ı unuttu ve Kur’ân’ı unutmasının arkasında sadece huzursuzluk, mutsuzluk, cehennem söz konusu.
“Namaz kılmak, dua etmek bile içimden gelmiyor.” Namaz kılmazsan kime kötülük yapıyorsun? Kendine. Allahû Tealâ’ya bir zarar veremezsin. Dua etmezsen kime kötülük yapıyorsun? Kendine. Bu durumda ne yapmalıyım? Allahû Tealâ senin mutlu olmanı istiyor. O zaman sen de eğer mutlu olmak istiyorsan Allah’ın sana verdiği reçeteyi yerine getireceksin. Bu reçeteyi yerine getirdiğin taktirde Allahû Tealâ senin mutluluğun için sadece sana yardım ediyor.
Allahû Tealâ’nın her insan için istediği tek şey onların mutluluğu. Öyleyse sen de mutlu olmak istersen... Yani bu durumda yaşadığın acılar nedir? Demek ki sen acıların yaşanmasına sebep olmuşsun. Allah’a karşı kırgınlık... Allah asla sana karşı kırgın değil. Ne zaman yardım istesen vermeye hazır. Namaz kılarsan Allah seni mükafatlandırır. Dua edersen seni mükafatlandırır. Ama namaz kılmazsan kendi kendini cezalandırıyorsun. Allah’ın sana vereceği mükafatı kendin, elinin tersiyle itiyorsun. Dua etmezsen keza öyle. Yani Allahû Tealâ kimseyi cezalandırmıyor. İnsanlar yaptıklarıyla kendi kendilerini cezalandırıyorlar. Allah razı olsun.