Muhterem Hocam, yaşadığımız imtihanlarda hataları hep başkalarına yüklemek, şeytanın bir tuzağı mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, yaşadığımız imtihanlarda hataları hep başkalarına yüklemek, şeytanın bir tuzağı mıdır?

Cevap

Bizimle başka insanlar arasındaki ilişki kader tahtında gerçekleşiyor. Onlardan bize ulaşacak olan negatif bir olay bize derecat kazandırır, derecat kaybettirmez. Negatif bir olay da bizi bir faydaya ulaştırır ama bir derecat kaybı söz konusu değil. Öyleyse eğer imtihanı yaşıyorsak, tamamen kaybettiğimiz dereceler söz konusu ise bu nefsimizden kaynaklanıyor. İbrâhîm 22'de iş olup bittikten sonra şeytan der ki: Allah'ın vaadi haktı, ben de vaad ettim size yalan söyledim ama bunları ben size zorla yaptırmadım. Ben sizi davet ettim, siz benim davetimi kabul ettiniz, icabet ettiniz. Beni kınamayın, nefsinizi kınayın.

14/İBRÂHÎM-22 Ve kâleş şeytânu lemmâ kudıyel emru innallâhe vaadekum va’del hakkı ve vaadtukum fe ahleftukum, ve mâ kâne liye aleykum min sultânin illâ en deavtukum festecebtum lî, fe lâ telûmûnî ve lûmû enfusekum, mâ ene bi musrihikum ve mâ entum bi musrihiyy(musrihiyye), innî kefertu bi mâ eşraktumûni min kabl(kablu), innez zâlimîne lehum azâbun elîm(elîmun).

Şeytan, emir yerine getirildiği zaman şöyle dedi: “Muhakkak ki; Allah, size “hak olan vaadini” vaadetti. Ve ben de size vaadettim. Fakat ben, vaadimden döndüm. Ve ben, sizin üzerinizde bir güce (sultanlığa, yaptırım gücüne) sahip değilim. Sadece sizi davet ettim. Böylece siz, bana icabet ettiniz. Artık beni kınamayın! Kendinizi kınayın! Ve ben, sizin yardımcınız değilim. Siz de, benim yardımcım değilsiniz. Gerçekten ben, sizin beni ortak koşmanızı daha önce de inkâr ettim. Muhakkak ki; zalimlere acı azap vardır.”

Öyleyse devamlı şeytanın daveti nefsimize, Allah'ın daveti ruhumuza yöneliktir. İnsan nefsi için başkalarını suçlamak son derece kolay bir olgudur. Çünkü nefs asla kendisinden hata görmez. Ancak ciddî şekilde içinizden ayrılıp kendinize dışarıdan bakarsanız, tarafsız bir hâkim olarak kendinizi yargılayabilirsiniz, nefsinizin hatalarını yakalarsınız.

Hz. Musa (A.S) en adil hâkim, kendisini başkasının yerine koyup yargılayandır. Her olayda başkasını yargılamak yerine, kendimizi yargılamalıyız. O zaman görürsünüz ki başkalarını suçladığınız birçok olayda kendimiz suçluyuz.

Öyleyse boşuna hatayı zamana, başkalarına, paraya, türlü sebeplere bağlamayın. Hiçbirisi sebep değildir. Sebep sadece bizim nefsimiz.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20262 dk okuma1