Muhterem Hocam, yaşadığımız olaylar da bir mürşid gibi yol gösterici hüviyet midir?

Soru

Muhterem Hocam, yaşadığımız olaylar da bir mürşid gibi yol gösterici hüviyet midir?

Cevap

Hayır. Hiçbir zaman hiçbir olay bir mürşidin yerini tutamaz. Çünkü kişi mürşidine tâbi olduğu zaman o zaman 7 kalp şartının sahibi olabilir. O zaman 7 nimeti Allah’tan alabilir. Ama hangi olayı tek başına kişi yaparsa yapsın, asla mürşide tâbiiyetle sahip olduğu 7 kalp şartına sahip olamaz, 7 nimete de sahip olamaz. Tevbe 126'da:

9/TEVBE-126 E ve lâ yerevne ennehum yuftenûne fî kulli âmin merraten ev merrateyni summe lâ yetûbûne ve lâ hum yezzekkerûn(yezzekkerûne). Ve onlar, senede bir veya iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra tövbe etmiyorlar (Allah’a yönelmiyorlar) ve onlar zikir yapmıyorlar (Allah’ın ismini art arda tekrar etmiyorlar).

Bakara 216'da ise:

2/BAKARA-216 Kutibe aleykumul kitâlu ve huve kurhun lekum, ve asâ en tekrahû şey’en ve huve hayrun lekum, ve asâ en tuhıbbû şey’en ve huve şerrun lekum vallâhu ya’lemu ve entum lâ ta’lemûn(ta’lemûne). Savaş, o sizin için kerih olsa da (hoşunuza gitmese de) üzerinize farz kılındı. Ve hoşlanmayacağınız bir şey olur ki, o sizin için bir hayırdır. Ve seveceğiniz bir şey olur ki, o sizin için bir şerdir. Ve (bütün bunları) Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Allahû Tealâ insanların olayları kendi nefislerine göre değerlendirdiklerini söylüyor. Hoşuna giden olayları hayır, kendilerini üzen olayları şerr olarak kabul ediyorlar. Allahû Tealâ'da buyuruyor ki: "Hayır. Musibetler sizi üzebilir ama hayırdır, şer değil." Bir hırsızlık sizi üzebilir ama hayırdır şerr değil. Öyleyse ilk etapta insanların olayları değerlendirmesi var; bu değerlendirmenin yanlış, Allah'ın değerlendirmesinin doğru olduğu ve mutlaka hayatı Allah'tan öğrenmemiz gerektiği. Dini Allah'ın öğretileri ile yaşamamız gerektiğini buyuruyor. Câsiye 23’te nefislerini ilâh edinen insanlardan bahsediyor.

45/CÂSİYE-23 E fe raeyte menittehaze ilâhehu hevâhu ve edallehullâhu alâ ilmin ve hateme alâ sem’ihî ve kalbihî ve ceale alâ basarihî gışâveten, fe men yehdîhi min ba’dillâhi, e fe lâ tezekkerûn(tezekkerûne). Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah, onu ilim (onun faydasız ilmi) üzere dalâlette bıraktı. Ve onun işitme hassasını ve kalbini mühürledi. Ve onun basar (görme) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Bu durumda Allah’tan sonra onu kim hidayete erdirir? Hâlâ tezekkür etmez misiniz?

Ama kim davete muhatap olur da Enfâl 29’a göre takvâ sahibi olursa,

8/ENFÂL-29 Yâ eyyuhâllezîne âmenû in tettekullâhe yec’al lekum furkânen ve yukeffir ankum seyyiâtikum ve yagfir lekum, vallâhu zul fadlil azîm(azîmi). Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.

Allah’a ulaşmayı dilerse, Rûm 31’e göre,

30/RÛM-31 Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne). O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

Allahû Tealâ mutlaka ona 7 furkan verecektir ve onu mutlaka mürşidine ulaştıracaktır.

Bütün insanların etraflarında olaylar cereyan eder. Allahû Tealâ hepsinden haberdardır. Etrafımızda yaşadığımız olaylarda bize bir ikazı, bir işareti vardır. Bizi en güzele ulaştırmak konusunda bir işaretti bu. Onlardan gerekli dersi alıp nefisimizi terbiye etmemizi, değişmemizi, Allah’ın emirlerine uygun standartlara ulaşmamızı ister Allahû Tealâ. Olaylardan gerekli dersi alanlar, Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir. Allah’a ulaşmayı dilediği an furkan sahibi olan bu kişi daha sonra Allahû Tealâ’dan mürşidini isteyecektir. İrşad makamının sahibi olan kişi başkalarına onların bilmediği şeyleri öğreten kişidir. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 10 Ekim 20263 dk okuma1