Muhterem Hocam, Yunus Emre'nin: "Seherde aşığa uyku haramdır." sözünü hayatımıza tatbik edebilmemiz, aşkı derinlerde yaşayabilmem için ne yapmalıyız?
Soru
Muhterem Hocam, Yunus Emre'nin: "Seherde aşığa uyku haramdır." sözünü hayatımıza tatbik edebilmemiz, aşkı derinlerde yaşayabilmem için ne yapmalıyız?
Cevap
Seherlerde... Seher vakti, imsaktan yarım saat evvel ve imsaktan yarım saat sonradır. Yani seherde (imsaktan yarım saat evvel ve imsaktan yarım saat sonra) gerçekten uyku güzel değil. O zaman teheccüt namazını kılacaksın, zikrinizi açacaksınız ve tekrar sabah namazları vs. ve tekrar zikirleri devam ettireceksiniz.
Allahû Tealâ Kur'ân-ı Kerim'de hem Secde 16'da hem Zâriyât 17'de hem Müzemmil 20'de gece ibadetinden bahsediyor. Öyleyse bu âyetler bize bunu söylüyorsa biz de gece ibadetlerini öne geçirmeliyiz ve Yûnus Emre'nin yaşadığı hikayeyi bizim de hayatımıza tatbik etmemiz lazım. Allah razı olsun.
32/SECDE-16 Tetecâfâ cunûbuhum anil medâcıi yed’ûne rabbehum havfen ve tamaan ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).
Yanlarını yataktan uzaklaştırırlar (yan üstü yatarken kalkarlar). Rab’lerine korku ve ümitle dua ederler. Ve onları rızıklandırdığımız şeylerden infâk ederler (verirler).
51/ZÂRİYÂT-17 Kânû kalîlen minel leyli mâ yehceûn(yehceûne).
Onlar geceden uyudukları şey (zaman parçası) çok az olanlardı.
73/MUZZEMMİL-20 İnne rabbeke ya'lemu enneke tekûmu ednâ min suluseyil leyli ve nısfehu ve sulusehu ve tâifetun minellezîne meake, vallâhu yukaddirul leyle ven nehâre, alime en len tuhsûhu fe tâbe aleykum, fakraû mâ teyessere minel kur’ânî, alime en se yekûnu minkum mardâ ve âharûne yadribûne fîl ardı yebtegûne min fadlillâhi ve âharûne yukâtilûne fî sebîlillâhi fakraû mâ teyessere minhu ve ekîmus salâte ve âtûz zekâte ve akridullâhe kardan hasenen, ve mâ tukaddimû li enfusikum min hayrin tecidûhu indallâhi huve hayran ve a'zame ecrâ(ecren), vestagfirûllâh (vestağfirûllâhe), innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).
Muhakkak ki Rabbin, senin ve seninle beraber olanlardan bir topluluğun, gecenin üçte ikisinden daha azında, (bazan) onun yarısında ve (bazan da) onun üçte birinde (Kur’ân okumak, zikir yapmak, kanitin olmak, teheccüd namazı kılmak için) kalktığını biliyor. Ve geceyi ve gündüzü Allah takdir eder, onu sizin asla hesaplayamayacağınızı (gecenin zaman dilimlerini doğru tayin edemeyeceğinizi) bildi. Bu sebeple sizin tövbenizi kabul etti. O halde Kur’ân’dan size kolay geleni okuyun! Sizden bir kısmınızın hasta olacağını, diğerlerinin yeryüzünde, Allah’ın fazlından (rızık) isteyerek dolaşacaklarını ve diğer bir kısmının da Allah’ın yolunda savaşacaklarını bildi. Artık O’ndan (Kur’ân’dan) size kolay geleni okuyun, namazı ikame edin, zekâtı verin ve Allah için güzel bir şekilde borç verin! Ve nefsiniz için hayır olarak ne takdim ederseniz, onu Allah’ın indinde daha hayırlı ve daha büyük bir ecir olarak bulursunuz. Ve Allah’a istiğfar edin (tövbe edip Allah’tan mağfiret dileyin)! Muhakkak ki Allah; Gafur’dur, Rahîm’dir.