Muhterem Hocam, Yûnus Suresi'nin 62, 63, 64 ve 65. âyet-i kerimelerini açıklar mısınız? Bu âyetler ruhunu teslim edenler için mi, yoksa daimî zikre ulaşanlar için mi? Açıklar mısın
Soru
Muhterem Hocam, Yûnus Suresi'nin 62, 63, 64 ve 65. âyet-i kerimelerini açıklar mısınız? Bu âyetler ruhunu teslim edenler için mi, yoksa daimî zikre ulaşanlar için mi? Açıklar mısınız?
Cevap
10/YÛNUS-62 E lâ inne evlîyâallâhi lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Muhakkak ki Allah’ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar, mahzun olmazlar, öyle değil mi?
10/YÛNUS-63 Ellezîne âmenû ve kânû yettekûn(yettekûne).
Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.
10/YÛNUS-64 Lehumul buşrâ fîl hayâtid dunyâ ve fîl âhırati, lâ tebdîle li kelimâtillâh(kelimâtillâhi), zâlike huvel fevzul azîm(azîmu).
Onlara, dünya hayatında ve ahirette müjdeler (mutluluklar) vardır. Allah’ın sözü değişmez. İşte O, fevz-ül azîmdir.
10/YÛNUS-65 Ve lâ yahzunke kavluhum, innel izzete lillâhi cemîâ(cemîan), huves semîul alîm(alîmu).
Onların sözleri seni üzmesin. Muhakkak ki bütün izzet, Allah’ındır. O; işiten, bilendir.
Allah razı olsun. Yûnus 66'ya bakacak olursak ne görüyoruz?
10/YÛNUS-66 E lâ inne lillâhi men fîs semâvâti ve men fîl ard(ardı), ve mâ yettebiullezîne yed'ûne min dûnillâhi şûrakâe, in yettebiûne illâz zanne ve in hum illâ yahrusûn(yahrusûne).
Semalarda ve yeryüzünde olan kimseler muhakkak Allah’ındır, öyle değil mi? Allah’tan başka ortaklara dua edenler (ibadet edenler) neye tâbî oluyorlar? Ancak zanna tâbî olurlar ve onlar sadece tahmin ederler (yalan uydururlar).
Evet, herşey zaten isteyerek, istemeyerek Allah'a teslimdir.