Muhterem Hocam, zahirî ilimlerle mücehhez olan herkese "ilim ve irfan sahibi" dememiz uygun olur mu?

Soru

Muhterem Hocam, zahirî ilimlerle mücehhez olan herkese "ilim ve irfan sahibi" dememiz uygun olur mu?

Cevap

Doğru değildir. İşte Câsiye 23 faydasız ilimden bahsediyor.

45/CÂSİYE-23 E fe raeyte menittehaze ilâhehu hevâhu ve edallehullâhu alâ ilmin ve hateme alâ sem’ihî ve kalbihî ve ceale alâ basarihî gışâveten, fe men yehdîhi min ba’dillâhi, e fe lâ tezekkerûn(tezekkerûne).

Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah, onu ilim (onun faydasız ilmi) üzere dalâlette bıraktı. Ve onun işitme hassasını ve kalbini mühürledi. Ve onun basar (görme) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Bu durumda Allah’tan sonra onu kim hidayete erdirir? Hâlâ tezekkür etmez misiniz?

Örneğin, “ O nefslerini ilâh edineni görmüyor musun? Allah onu bir ilim üzere dalâlette bırakmıştır.” Yani ilimleri var ama bu ilim onlara fayda vermiyor. Faydasız ilim. Allah onları dalâlette bırakmış. Dalâlette bıraktığı için kalpleri ve kulakları mühürlü, basar hassasında perde var, dalâlette.

İşte Bakara 44 bunları tarif ediyor. Bunlar ilmin sahibi ama ilimlerini yaşamayan insanlar.

2/BAKARA-44 E te’murûnen nâse bil birri ve tensevne enfusekum ve entum tetlûnel kitâb(kitâbe) e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

İnsanlara birr’i (tezkiye ve teslim olmayı) emrediyorsunuz da siz kendinizi unutuyor musunuz? Ve siz, Kitab’ı okuduğunuz halde hâlâ akıl etmiyor musunuz?

Olmaz. Zahirî ilmin sahibi olan, mesela bir matematikçi, bir fizikçi, bir kimyacı hiçbir zaman irfan sahibi değildir. İrfanın sahibi olabilmek için fiziğin ötesine geçebilmek asıldır. İrfan standartlarını bunu kendilerine ait olan bir ilimle hiçbir zaman gerçekleştiremezler. İlim ehlinden ilim öğrenilir, ilmel yakîn seviyesinde kalınır. İrfan ehlinden irfan öğrenilir ve bu irfanla mutlaka o kişi yaşarsa daimî zikre onu ulaştırır. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 13 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma1