Muhterem Hocam, zekât sadece Müslümanlara mı verilir yoksa herkese verilebilir mi?

Soru

Muhterem Hocam, zekât sadece Müslümanlara mı verilir yoksa herkese verilebilir mi?

Cevap

Tevbe Suresinin 60. âyet-i kerimesinde zekâtın kimlere verildiğini Allahû Tealâ açıklıyor:

9/TEVBE-60 İnnemâs sadakâtu lil fukarâi vel mesakîni vel âmilîne aleyhâ vel muellefeti kulûbuhum ve fîr rikâbi vel gârimîne ve fî sebîlillâhi vebnis sebîl(vebnis sebîli), farîdaten minallâh(minallâhi), vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).

Muhakkak ki; sadaka, Allah’tan bir farz olarak fakirler ve miskinler (yoksullar) ve memurlar (zekât toplayıcılar) içindir. Ve kalpleri (İslâm’a) ısındırılacak olanlara ve kölelere (harcamaya) ve borçlulara ve Allah yolunda (olanlara) ve yolculara aittir. Ve Allah, bilendir, hüküm sahibidir.

Fakirler, miskinler, zekât toplayıcıları, kalpleri İslâm’a ısındırılacak olanlar, köleler, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolculara aittir. Sevgili kardeşlerim, görüyorsunuz ki burada sadece Müslümanlar değil, kalbi henüz Müslüman olmamış, kalpleri İslâm’a ısındırılacak olanlara da veriliyor. Kölelerin azadı söz konusu. Henüz o kölenin İslâm olup olmadığı değil. Borçlular... Bütün bu âyet-i kerimede sadece Müslümanlara değil, bu âyet-i kerimede bahsi geçen herkese verilebiliyor. Bir de tabii Tevbe 60 ile birlikte aynı zamanda Bakara 177’yi de ilave etmek lâzım. Bakara 177’de de kimlere verilmesi gerektiğini Allahû Tealâ açıklıyor:

2/BAKARA-177 Leysel birre en tuvellû vucûhekum kıbelel maşrıkı vel magrıbi ve lâkinnel birre men âmene billâhi vel yevmil âhırı vel melâiketi vel kitâbi ven nebiyyîn(nebiyyîne), ve âtel mâle alâ hubbihî zevil kurbâ vel yetâmâ vel mesâkîne vebnes sebîli, ves sâilîne ve fîr rıkâb(rıkâbi), ve ekâmes salâte ve âtez zekât(zekâte), vel mûfûne bi ahdihim izâ âhed(âhedû), ves sâbirîne fîl be’sâi ved darrâi ve hînel be’si ulâikellezîne sadakû, ve ulâike humul muttekûn(muttekûne).

Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz (hakiki îmânı yansıtan) BİRR (ebrar kılacak davranış biçimi) değildir. Lâkin birr, kişinin, Allah’a, yevm’il âhire (Allah’a ulaşılan sonraki güne, hidayet gününe, vuslat gününe), meleklere, Kitab’a ve peygamberlere îmân etmesi ve sevdiği maldan, akrabalara (yakınlık sahiplerine) yetimlere, miskinlere (çalışamaz durumda olan ihtiyarlara), yolda kalmış yolculara, isteyen (muhtaçlara), köle ve (kurtulmaları için) esirlere vermesi ve namazı kılması, zekâtı vermesidir. Ve (Allah’a ve insanlara) ahd verdikleri zaman ahdlerine vefa edenler (yerine getirenler), zorlukta ve darlıkta ve şiddetli savaş halinde sabredenler, işte onlar sadık olanlardır. İşte onlar muttekilerdir (takva sahibi olanlardır).

Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20262 dk okuma0