Muhterem Hocam, zikir ve ilim arasında nasıl bir ilişki vardır?

Soru

Muhterem Hocam, zikir ve ilim arasında nasıl bir ilişki vardır?

Cevap

Gerçekten faydasız ilmin sahipleri, onlar zikretmeyenlerdir. Resûlullah (S.A.V) Efendimiz’in buyurduğu: “Bu ümmet için en çok korktuğum şey, diliyle âlim ama kalbiyle câhil olanlar.” Diliyle âlim, kalbiyle câhil olanlar zikretmeyenlerdir. Kim kalben Allah'a ulaşmayı dilemezse o kördür, sağırdır ve dilsizdir. Kördür, irşad makamını irşad makamı olarak görmez. Sağırdır, onun sözlerinin mânâsına varmaz. Dilsizdir, hiçbir zaman hakkı konuşmaz.

Allahû Tealâ kişinin kalbinde hayır görüp de onu seçtiği andan itibaren onu adım adım etrafındaki olaylarla, başka insanların ona söyledikleriyle vs. ilim sahibi etmeye başlıyor. Bu kulağımıza giren, kalbimizde idrak ettiğimiz ilim bizi mutlaka mürşidimize ulaştırıyor.

Kim Allah'a ulaşmayı dileyip mürşidine ulaşırsa o noktadan itibaren ilmi ondan almaya başlar. Bu muhtevayı en güzel şekilde yaşamak, zikir yaparak kemal derecelerini birer birer aşmakla mümkündür. Ama mürşide tâbiiyet olmadan zikrin hükümfermâ olması mümkün değildir.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ekim 2026Son güncelleme: 17 Ekim 20261 dk okuma0