Muhterem Hocam, zikir yapmanın insana sağlayacağı en önemli etki nedir?
Soru
Muhterem Hocam, zikir yapmanın insana sağlayacağı en önemli etki nedir?
Cevap
Sevgili kardeşim, evvela zikrin ne olduğunu, insanda nasıl bir pozitif etki vücuda getirdiğini, yaratılışımızı yakından inceleyerek hedefe ulaşalım.
İnsan bir fizik bedenin sahibidir. Bu fizik beden içerisinde şeytanın %100 etki edebildiği bir nefsimiz var; 19 afetle mücehhez. Bir de Allah’ın Zat’ından üfürülen ruhumuz var.
FİZİK VÜCUT
HİCR-26 Ve lekad halaknâl insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).
Andolsun ki; Biz insanı, “hamein mesnûn olan salsalinden” (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.
NEFS VÜCUT
ŞEMS-7 Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.
Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).
RUH VÜCUT
SECDE-9 Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel efidete, kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
HERKES ANNE KARNINDAN FİZİK VÜCUT VE NEFS İLE DOĞAR
NEFSİN 19 AFETİ
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilâlar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
Bayezid-i Bestami Hz. diyor ki: “Mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır.”
Evet, doğar doğmaz Allahû Tealâ Zat’ından bize ruh üfürüyor ve aynı zamanda nefsin sahibiyiz ve dıştan şeytan.
ORTAK AKIL
NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilâlar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4. Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8. Sekînet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12. Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhit
Henüz kişi başlangıç noktasında. Bir mürşidi yok. Allah’ın âyetlerini bilmiyor. Bu standart içerisinde. Ve şeytan, %100 19 afete tesir etmek suretiyle insana vahyediyor. İşte iblisin vahyettiği insana; nefs aklı kandırıyor ve kişi devamlı şerr işliyor ve huzursuz ve mutsuz oluyor, derecat kaybediyor.
Ama Allahû Tealâ biz insanları iblisin elinde oyuncak olsun diye yaratmadı. Kendisi için yarattı ve insan Allah içindir. Allah’ın katından hidayetçiler gönderiyor.
Bir taraftan nefs ve şeytan, öbür taraftan mürşid ve ruh. Ruhun da devreye girdiğini kabul edelim. Bu dörtlü yapı içerisinde, Allah’ın katından gelen mürşid (hidayetçi), insanı Allah’a davet ediyor. Allah’ın Zat’ından üfürülen ruhun bir emanet olduğunu, bu emanetin sahibi olan Allah’a iade edilmesi gerektiğini buyuruyor. Ve ruhun, Allah’ı temsil eden mürşidin emrinin yerine gelebilmesi için ruhun bizden ayrılarak Allah’ın Zat’ına ulaşması lâzım. Ama bunun bir tek yolu var: Nefsin manevî kalbindeki afetlerin kontrol altına alınmasına, azalmasına bağlı.
İşte zikir, bu afetleri azaltan yegâne vasıtadır. Zikir başlı başına bir ibadettir. İbadetlerin en büyüğüdür. İbadetlerin sultanıdır. Ve bu en büyük ibadet bizi mutlak olarak evvela cennet mutluluğuna taşır, sonra da dünya mutluluğuna taşır.
Zikirle mutluluk arasında çok sıkı bir bağlantı vardır. Çünkü mutluluk, nefsin kalbindeki afetlerin azalmasına paralel bir seyir takip eder. Ve nefsin kalbindeki afetlerin azalmasının yegâne vasıtası zikirdir.
Zikir altlı bir ibadete bağlıdır. Bu sebeple zikir ibadetlerin arasında en önemli yeri işgal eder. Manevî tekâmül, zikir merdiveni üzerine bina edilir diyebiliriz. Onun ötesindeki herşey zikre yardımcıdır.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizî 5/459, İbn Mâce 2/1245
“Size amellerinizin en iyisini, Rabbinizin huzurunda en temizini ve derecelerinizde en yükseğini, altın ve gümüş infâk etmekten daha hayırlısını, düşmanla karşı karşıya gelip onları öldürmenizden, onların sizi öldürüp şehit etmesinden daha iyisini söyleyeyim mi?” buyurdu. “Evet” dediler. Resûlullah (S.A.V) şöyle dedi: “Allah’ı zikretmektir.”
İbadetlerin içerisinde, vasıta emirler içerisinde zikirden daha üst seviyede bir ibadet, vasıta yok. Ama bir de hedef emirler var. Hedef emirlerle, vasıta emirler açısından baktığımız zaman, büyük olan hangisi? Hedef emirler.
7 HEDEF EMİR
VAHDET
1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek
RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
TEVHİD
2. 12 İhsanla Mürşide Tâbî Olmak
MU’MİN-15: … Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.
TESLİM:
3. Ruhun Allah’a Teslimi
RA’D-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar.
4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi
YÂSÎN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.
YÂSÎN-61: Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı)? Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.
5. Nefsin Allah’a Teslimi
NİSÂ-103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın…
6. İrşada Ulaşmak
BEYYİNE-5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyum din (kıyâmete kadar devam edecek din) budur.
7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek
EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) onunla yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.
7 VASITA EMİR
1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek
ANKEBÛT – 5: Kim Allah’a mülâki olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi İşiten, en iyi Bilendir.
2. Kelime-i Şahadet – 12 İhsanla Mürşid Önünde Tövbe Etmek
BAKARA - 45, 46: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir. Onlar ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
ÂLİ İMRÂN – 18: Allah, şahadet (şahitlik) etti: Muhakkak ki O’ndan başka ilâh yoktur...
3. Oruç
BAKARA – 183: Ey âmenû olanlar! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.
4. Namaz
NİSÂ – 103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken Allah’ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü’minlerin üzerine, “vakitleri belirlenmiş bir farz” olmuştur.
5. Hac
BAKARA – 197: Hac, bilinen aylardır. İşte kim onlarda (o aylarda), (ihrama girerek) haccı (kendine) farz edinirse, artık hacda kadına yaklaşmak (ve benzeri davranışlar), fâsıklık (günaha sapmak), cedelleşmek (sürtüşmek, kavga etmek) yoktur...
6. Zekât
BEYYİNE – 5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyum din (kıyâmete kadar devam edecek din) budur.
7. Zikir
MUZZEMMİL – 8: Ve Rabbinin İsmini zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
ANKEBÛT – 45: Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikame et. Muhakkak ki salât, fuhuştan ve münkerden nehyeder. Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür.
İslâm’da niyet amelden üstündür. Örneğin, kişinin Allah’a ulaşma dileği yoksa, sabahtan akşama kadar zikir yapsa, ona bir fayda sağlamaz.
O halde öncelikle hedef emirler önemlidir. Bu hedeflere ulaşmak için de vasıta emirler gerekli. Vasıta emirlerin içerisinde Allah’a ulaşmayı dilemek, tövbe, oruç, namaz, hac, zekât ve zikir.
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Tövbe sona ermedikçe hicret sona ermez. Güneş batıdan doğmadıkça da tövbe sona ermez.” Öyleyse görüyorsunuz ki devamlı olarak güzel bir muhteva söz konusu.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Ebû Dâvûd, Cihâd, 2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1, 192.
“Tövbe sona ermedikçe hicret de sona ermez. Güneş battığı yerden doğmadıkça da tövbe sona ermez.”
İşte Ankebût 45’te Allahû Tealâ hem tebliği anlatıyor, "tilâvet et" diyor, hem namaz kıl (mürşide ulaş), hem de Allah’ı zikret. Burada üç çeşit zikirden bahsediliyor. Üçünün de içinde en büyük olan, Allah isminin tekrarı zikirdir.
29/ANKEBÛT-45 Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne).
Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et (namazı kıl). Muhakkak ki salât (namaz), fuhuştan ve münkerden nehyeder (men eder). Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür. Ve Allah, yaptığınız şeyleri bilir.
Allahû Tealâ zikri farz kılmış (Muzzemmil 8), çok zikri farz kılmış (Ahzâb 41), daimî zikri farz kılmış (Nisâ 103). Allah razı olsun.
73/MUZZEMMİL-8 Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).
Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
33/AHZÂB-41 Yâ eyyuhâllezîne âmenûzkûrullâhe zikren kesîrâ(kesîran).
Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin.
4/NİSÂ-103 Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alâl mu’minîne kitâben mevkûtâ(mevkûten).
Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü'minlerin üzerine, "vakitleri belirlenmiş bir farz" olmuştur.