Muhterem Hocam, zikri yaparken özellikle Allah dediğimde sürekli esniyorum. Normalde böyle olmuyor. Bunun hikmeti nedir? Ayrıca zikirden sonra rahatlayıp hafiflememin sebebi nedir?

Soru

Muhterem Hocam, zikri yaparken özellikle Allah dediğimde sürekli esniyorum. Normalde böyle olmuyor. Bunun hikmeti nedir? Ayrıca zikirden sonra rahatlayıp hafiflememin sebebi nedir?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, ağır... Nefsimizin afetleri ve onların neticesinde işlediğimiz günahlar bizim için bir ağır yüktür. Ama biz eğer Allah’a ulaşmayı dilemiş, mürşide tâbiiysek, zikretmeye başladığımız an zikirle birlikte iki çift nur gelir ve bu nurlar kalbimizdeki karanlıkları dışarı çıkartır. Allah’ın katından nurları, fazîletleri kalbimize yerleştirir. Bu da kişinin hafiflemesini sağlar. Hem rahatlamasını hem hafiflemesini sağlar.

Onun için mutluluk zikirledir. Zikirsiz bir mutluluk mümkün değil. Mürşidsiz bir mutluluk da mümkün değil. Çünkü mürşid olmadan dünya saadetine ulaşmak mümkün değildir.

Allahû Tealâ’ya çok hamdedip şükretmemiz lâzım ki, Allah mucize-i bâki Kur’ân’ı indirmiş ve özellikle de O'na ulaşmayı dilemek vasıta emirleri farz kılmış. Mürşidin önünde tövbe etmek. Arkasından da zikir, namaz, oruç, hac ve zekât. Bu 7 vasıta emrin yedisi de farz. Ama bu 7 vasıta emir, 7 hedefe bizi götüren vasıtalardır. Allah razı olsun.

7 VASITA EMİR

1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek

ANKEBÛT – 5: Kim Allah’a mülâkî olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi İşiten, en iyi Bilendir.

2. Kelimeyi Şahadet – 12 İhsanla Mürşid Önünde Tövbe Etmek

BAKARA - 45, 46: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir. Onlar ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâkî olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakın derecesinde inanırlar.

ÂLİ İMRÂN – 18: Allah, şehadet (şahitlik) etti: Muhakkak ki O’ndan başka ilâh yoktur...

3. Oruç

BAKARA – 183: Ey âmenû olanlar! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.

4. Namaz

NİSÂ – 103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken Allah’ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkâniyle kılın. Muhakkak ki namaz, mü’minlerin üzerine, “vakitleri belirlenmiş bir farz” olmuştur.

5. Hac

BAKARA – 197: Hac, bilinen aylardır. İşte kim onlarda (o aylarda), (ihrama girerek) haccı (kendine) farz edindirirse, artık hacta kadına yaklaşmak (ve benzeri davranışlar), fâsıklık (günaha sapmak), cedelleşmek (sürtüşmek, kavga etmek) yoktur...

6. Zekât

BEYYİNE – 5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar.

İşte kayyûm din (kıyamete kadar devam edecek din) budur.

7. Zikir

MUZZEMMİL – 8: Ve Rabbinin İsmini zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.

ANKEBÛT – 45: Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et. Muhakkak ki salât, fuhuştan ve münkerden nehyeder. Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 18 Ekim 2026Son güncelleme: 18 Ekim 20263 dk okuma0