01.12.2024 Pazar Sohbeti Bölüm 1
Soru
01.12.2024 Pazar Sohbeti Bölüm 1
Cevap
1. BÖLÜM
Mutluluğunu yaşamak isteyen insanoğlunun yaratılışına baktığımız zaman, bütün insanlar nefs-i emmârede. İnsanların yaratılışına beraberce bakalım. Allahû Tealâ Hicr 26’da bu dünya hayatını yaşayabilmem için Allahû Tealâ’nın bize verdiği et ve kemikten oluşan, iç organlarla mücehhez, beyinle kaim, aklın kumandasında çalışan, doktorların ihtisas alanı bir fizik bedenle bizi yaratıyor.
15/HİCR-26: Ve lekad halaknâl insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).
Andolsun ki; Biz insanı, “hamein mesnûn olan salsalinden” (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.
Ama bu fizik bedenin içerisinde iki vücudumuz daha var: nefsimiz ve ruhumuz. Nefsimiz: “Ve Biz insanları bir nefsle dizayn ettik.”
91/ŞEMS-7: Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.
Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).
Nefsimizin manevî kalbinde 19 tane hastalık var:
HERKES ANNE KARNINDAN FİZİK VÜCUT VE NEFS İLE DOĞAR
NEFSİN 19 AFETİ
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilâlar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
Şeytan da devamlı insanın kalbindeki bu hastalıklara tesir etmek suretiyle kişinin kalbindeki karanlıkları artırmaya çalışıyor. Şeytanın ilka ettikleri kimler için fitnedir? Kalbi hasta olanlarla kalbi kasiyet bağlayanlar. Onlar için bir fitne sebebidir. Hacc Suresinin 53. âyet-i kerimesinde:
22/HACC-53: Li yec’ale mâ yulkış şeytânu fitneten lillezîne fî kulûbihim maradun vel kâsiyeti kulûbuhum, ve innez zâlimîne le fî şikâkın baîd(baîdin).
Kalplerinde maraz (hastalık) olan ve kalpleri kasiyet bağlamış (kararmış ve sertleşmiş) olanlara, şeytanın ilka ettiği (ulaştırdığı) şeyi fitne (imtihan) kılmak içindir. Ve muhakkak ki zalimler, elbette uzak bir ayrılık içindedirler (Sıratı Mustakîm’den uzaklaşmışlardır, ayrılmışlardır).
Bunlar insan şeytanlar ve cin şeytanlardır. Yani kalbi hastalık ve kasiyet bağlamış olan insan şeytanlar, cin şeytanlar Kur’ân-ı Kerim’de tâğut adıyla anılıyor. Tâğut, şeytanın dostları olarak zikrediliyor. O sebeple âyet-i kerimede: “Dinde zorlama yok.” İrşad yoluyla gayy yolu, şeytanın gayy yolu, cehenneme götüren yol ve Allah’a ulaştıran irşad yolu, cennete götüren yol, birbirinden 180 derece ayrılmış vaziyette. İnsan serbest iradenin sahibi. Bakara 256’ya göre serbest irade sahibi kişi ya iradesiyle irşad yolunu veya gayy yolunu tercih edecektir.
Allahû Tealâ katından gönderdiği hidayetçilerle insanları irşad yoluna davet ediyor. Şeytan ve avanesi, şeytanlar, insan şeytanları, cin şeytanlar. . . Kim bunlar? Hepsi tâğut. Kim tâğutu, şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu inkâr edip Allah’a îmân ederse mü’min olur. Allah’a ulaştıran yolu, irşadı tercih ederse o zaman Allah’tan kopması mümkün olmayan kulpa, mürşide sarılır.
2/BAKARA-256: Lâ ikrâhe fîd dini kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi), fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lânfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun).
Dinde zorlama yoktur. İrşad yolu (hidayet yolu, Allah’a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tâğutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min olur, Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah’tan) kopması mümkün olmayan urvetül vuskâya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. Allah Sem’î’dir, Alîm’dir.
Üçüncü vücudumuz; ruh. Allahû Tealâ Zat’ından Secde 9’a göre bize ruh üfürüyor ve ruhta da 19 tane haslet var.
32/SECDE-9: Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem'a vel ebsâra vel ef'idete kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
Sonra onu (insanı) sevva etti (dizayn etti) ve onun içine ruhundan üfürdü ve sizin için işitme, görme hassaları ve fuadlar (kalpler) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Ve ruh, Kur’ân-ı Kerim’de 73 âyet-i kerimede ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşması anlatılıyor. Yetmez, bu 73 âyet-i kerimenin 12 âyetinde Allahû Tealâ ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasını üzerimize farz kılıyor.
KUR’ÂN’DA 73 ÂYETTE GEÇEN 19 FİİLLE RUHUN ALLAH’A ULAŞMASI
1. Hudallâhi (Allah’a Ulaşmak), Hedâ Kum (Hidayete Ermek), Ehdi Kum (Hidayet Etmek, Ulaştırmak) Bakara-120, Âli İmrân-73, Nahl-9, En’âm-88, Mü’min-38
2. Yönelmek (Munîbîne, Enâbe, Enâbu, Enîbu, Yunib, Munîb)
Rûm-31, Ra’d-27, Şûrâ-13, Lokmân-15, Zümer-17 ve 54, Mü’min-13, Kaf-8
3. Likâe, Likâena, Mulâkû (Ulaşmak, Mulâkî Olmak)
Yûnus-7, Bakara-46, Hûd-29, Bakara-223, Kehf-110, Ankebût-5-23, Rûm-8, Fussilet-54, En’âm-154
4. İbtegu (İstemek), İbtegae Veche Rabbekum (Rab’lerinin Vechini, Zât’ını İstemek)
Mâide-35, Ra’d-22
5. En Tueddûl (İade Etmek, Teslim Etmek)
Nisâ-58
6. En Uslime, Muslimin (Teslim Olmak)
Mü’min-66, Fussilet-33
7. Ed’û İlallâhi, İleyhi Ed’û (Allah’a Davet Etmek)
Yûsuf-108, Ra’d-36
8. İstecîbu (li Rabbikum) (Rabbinize İcabet Edin)
Şûrâ-47
9. Fe Firru İlallâh (Allah’a Firar Etmek)
Zâriyât-50
10. Munkalibûn (Dönenler, Dönecek Olanlar)
Zuhrûf-14
11. Yûsale, Yasilûne (Ulaştırmak)
Bakara-27, Ra’d-21, Ra’d-25
12. İlâllâhil Masîr (Dönüş Allah’adır)
Fâtır-18, Nûr-42
13. Râciûn, Yercîûn (Dönüş, Dönmek), Muhâcirûn (Hicret Etmek), Yercullahe (Allah’a Ulaşmayı Dileyenler)
Bakara-156, Bakara-18, En’âm-36, Mü’minûn-60, Ankebût-26, Ahzâb-21
14. Yehdî (Hidayet Eder, Ulaştırır), Yehdîhim (Hidayet Edecek, Ulaştıracak), Yehdûne (Hidayete Erdirir), Yettehıze İla Rabbihi Sebîla (Allah’a Giden Yol Edinmek), Seyehdîhim, Nehdiyenne, İhdînâ, Hedeynâ
Bakara-213, Nisâ-175, Mâide-16, A’râf-181, Yûnus-25, Yûnus-35, Kehf-17, Furkân-57, Şuarâ-78, Secde-24, Sebe-6, Muhammed-5, Ankebût-69, Fâtiha 6-7, En’âm-87
15. Muhtedûn, İntedev, İntedâ, Muhtedîne (Hidayete Ermiş Olanlar)
Bakara-157, Âli İmrân-20, İsrâ-15, Tâhâ-82, Kasas-56
16. Fe Kad Hudiye (Hidayet Olunmuştur), Huden (Hidayete Erdiren), Ve Huda Hu (Hidayet Etti), Hudû (Hidayet Edildiler), Hudâhâ, Hedâhumullâhu (Allah Onları Hidayete Erdirdi)
Âli İmrân-101, Nahl-121, Hacc-24, Secde-13, Zümer-18
17. Evvâb (Ruhunu Allah’a Ulaştıran), Meâb (Sığınağa Ulaşan), La Tufettahu Lehum Abvâbu Es Semâi (Onlara Gök Kapıları Açılmaz)
Sâd-44, A’râf-40
18. Yetûbu (Tövbe Eder ve Allah’a Döner), Yetî Hi (O’na Gelir Mü’min Olarak)
Furkân-71, Tâhâ-75
19. Ahsenûl Hüsnâ (Allah’ın Zât’ına Ulaşmak)
Yûnus-26
İşte 12 tane farz emirle Allahû Tealâ ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasını açıklıyor.
ÖLMEDEN ÖNCE RUHUN ALLAH’A ULAŞTIRILMASI 12 DEFA FARZ
(İlk üç âyet-i kerime; Nisâ-58, Mâide-7, En’âm-152, ruh ile birlikte fizik vücut ve nefsin de Allah’a teslimini farz kılar.)
1. 4/NİSÂ-58: Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder...
2. 5/MÂİDE-7: Allah’ın, sizin üzerinizdeki ni’metini ve: “İşittik ve itaat ettik.” dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı misâkınızı hatırlayın...
3. 6/EN’ÂM-152: ...Allah’ın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.
4. 10/YÛNUS-25: Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zât’ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm’e ulaştırır.
5. 13/RA’D-21: Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar...
6. 30/RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
7. 31/LOKMÂN-15: ...Bana yönelenlerin (ruhunu Allah’a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır...
8. 39/ZÜMER-54: Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
9. 42/ŞÛRÂ-47: Rabbinize icabet edin, Allah tarafından geri döndürülemeyecek olan günün gelmesinden önce. İzin günü, sizin için bir sığınak yoktur...
10. 51/ZÂRİYÂT-50: Öyleyse Allah’a firar edin (kaçın ve sığının). Muhakkak ki ben, sizin için O’ndan (Allah tarafından gönderilmiş) apaçık bir nezirim.
11. 73/MÜZZEMMİL-8: Ve Rabbinin İsmi’ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
12. 89/FECR-28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!
HADÎS-İ ŞERİF: “Ölmeden evvel ölün, Allah’a dönün ki (ölmeden önce ruhunuzu Allah’a ulaştırınız ki, teslim ediniz ki) Allah size 10’dan 700’e kadar artan yardımlarda bulunsun.”
Kaynak: Acluni Keşfü’l Hafa c.2 shf. 291 (2669) - 14. Basamak
Ama Resûlullah (S.A.V) Efendimiz buyuruyor ki:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İbn Mâce, Zühd, 14.
“Âdemoğlunun kalbinden bütün (arzu) vadilerine (uzanan) yollar vardır. Allah, kalbini bütün bu yollara açmış olan kişiyi bunların hangisinde helak ettiğini önemsemez, fakat kim Allah’a güvenirse Allah onu (arzularının) keşmekeşliğinden kurtarır.”
“Âdemoğlunun kalbinde bütün arzu vadilerine uzanan yollar vardır.” Yani dünyayı tamah eden 19 tane afet vardır. Fakat kim Allah’a güvenirse Allah onu arzularının keşmekeşinden kurtarır. Yani kim Allah’a tevekkül ederse... Kimdir Allah’a tevekkül eden kişi? Bu noktada beş âyet-i kerime bize ışık tutuyor.
ŞEYTANIN TESİRİ YOKTUR
1. HİCR-42: Azgın olanlardan (iğvaya düşürdüklerinden) sana tâbî olan kimseler hariç, muhakkak ki; benim kullarım üzerinde senin bir sultanlığın (gücün) yoktur.
2. NAHL-99: Çünkü onun, âmenû olanlar ve Rab’lerine tevekkül edenler üzerinde bir sultanlığı (yaptırım gücü) yoktur.
3. İSRÂ-65: Muhakkak ki benim kullarımın üzerinde, senin bir sultanlığın (yaptırım gücün) yoktur. Ve senin Rabbin, vekil olarak kâfidir (yeter).
4. SEBE-21: Ve onun (iblisin) onlar üzerinde bir sultanlığı yoktu. Âhirete inanan kişi ile ondan şüphe içinde olanları bilmemiz için (iblisle onları imtihan ettik). Ve senin Rabbin herşeyi hıfzedendir.
5. ZÜMER-17: Ve onlar ki; tâğuta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Öyleyse kim Allah’a yönelir de Allah’ı kendisine vekil tayin ederse, bu Nahl 99’a göre artık Allahû Tealâ şeytanın onlar üzerindeki tesirini sıfırlıyor.
O zaman kişi şeytanın hegemonyasından kurtulmak ki şeytan bu hadîste zikrettiği gibi nefsimizin 19 afetine tesir etmek suretiyle onu ne yapıyor? Nefsin afetlerinin arzuladığı vadilerde helâke götürüyor, kendisiyle birlikte cehenneme götürüyor.
Fakat kim Allah’a güvenirse, Allah’a ulaşmayı dilerse... Kim Allah’a güveniyor? Âmenû olanlar, Rablerine tevekkül edenler. Yani Allah’a ulaşmayı dileyenler. Âmenû olan, Rabbine tevekkül eden, Allah’a ulaşmayı dileyenin üzerine şeytanın bir yaptırım gücü yok.
İşte bir tarafta mutsuzluk yolu, dünya gezegeninden başlayan, aşağı doğru giden, cehenneme götüren, şeytanla aynı standart içinde olan kişiler. Burada nefsin arzusu, 19 arzusudur. Arzusu parayı tamah ediyor, şöhrete tamah ediyor, şehvet duygusuna tamah ediyor, mal mülk ve soy ve sonunda kötü alışkanlıklar, tiryakilik, bağımlılık ve en sonunda iptilâ seviyesinde devamlı bir dünya hayatını yaşıyor ki bu, şeytanın kötü alışkanlıklar, iptilâlar sayesinde gittiği yer cehennem.
MUTSUZLUK YOLLARI - TARÎKİ CEHÎM
Para
Şöhret
Şehvet Duygusu
Kötü Alışkanlıklar
Mal-Mülk
Soy
MUTLULUK YOLLARI - TARÎKİ MUSTAKÎM
Allah’a Ulaşmayı Dilemek
Mürşide Tâbiyet
Zikir
Namaz
Oruç
Zekât
Hac
Ama kim davet kendisine ulaşır ki Allah resûlü ne diyor?
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Müslim - Riyâzü’s-Sâlihîn s.137
“Ey insanlar! Hepiniz dalâlettesiniz. Hidayete erdirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim.
Ey kullarım, ben zulmü kendime haram kıldım, sizin aranızda da zulmü haram kıldım. O hâlde birbirinize zulmetmeyiniz.
Ey insanlar! Hepiniz Allah’a muhtaçsınız. Ni’metlendirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi ni’metlendireyim.”
Hidayet ne? Hidayet, insan ruhunun dünya hayatında Allah’a ulaşması. İnsan ruhunun dünya hayatında Allah’a ulaşması söz konusu olduğu zaman evvela kişi Allah’a ulaşmayı diliyor.
Daha sonra Allah’ın Rahîm esmasıyla tecelli ederek peş peşe onu yedi furkan sahibi kılıyor. Ve yedi furkanın sahibi olan kişi 12 tane ihsanla mürşidine ulaşıyor. Mürşidine ulaştıktan sonra mürşide tâbî oluyor.
Orucu, zekâtı, haccı, namazı ve zikri Allah ona sevdiriyor. Bu sevgi içerisinde hadîsin devamında: “Hepiniz Allah’a muhtaçsınız, ni’metlendirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi ni’metlendireyim.” buyuruyor.
Böylece yedi ni’metin sahibi verdiği kalp şartıyla o kişi Allah’a giden bir yolda oluyor. Öyleyse tek bir dilekle Allahû Tealâ onu arzularının keşmekeşinden, ki bu arzular 19 tane afettir, 19 afetin arzularının keşmekeşinden Allahû Tealâ ne ile kurtarıyor? Tek bir dilekle.
Bu dilek kişinin Allah’ı vekil tayin etmesi, Allah’a tevekkül etmesi. Yani Nahl 99’a göre şeytanın o kişi üzerindeki etkisini Allahû Tealâ’nın sıfırlaması. Bu, şeytanla kendisi arasında koruyucu bir zırh koymak suretiyle şeytanın bir daha ona etki etmemesi sayesinde Allahû Tealâ 12 tane ihsanla onu mürşidine ulaştırıyor ve mürşide tâbîiyetle birlikte ona mutluluk yolu açılıyor.