Muhterem Hocam, 12 Rebiülevvel’in aynı zamanda bir müjde günü olmasının sebebi nedir?
Soru
Muhterem Hocam, 12 Rebiülevvel’in aynı zamanda bir müjde günü olmasının sebebi nedir?
Cevap
"Bu gecenin müjde gecesi olmasını icap ettiren husus, her biri 10 yılı ifade eden: “Sana müjdemiz var, sana müjdemiz var, sana müjdemiz var.” cümlesidir. Bu müjde, hidayet çağının giriş kısmının tamamlanması müjdesidir. Bundan sonra yeni bir devir, yeni bir başlangıç olmuştur. Biliyorsunuz ki insanlığın, insanların mutluluğu için hidayet asıldır. Kur’ân-ı Kerim’in hedefi hidayettir. Hidayetin hedefi mutluluktur. Peygamber Efendimiz (S.A.V), ona tâbî olanların hepsi hidayeti yaşamıştır. Ama 14 asır sonra hidayet unutulan ve ne olduğu bilinmeyen bir kavram hâline gelmiştir. İşte bu bir milletin, bir ülkenin, bir kıtanın, dünyanın değil, kâinatı hidayete erdirilme zamanı gelmiştir. Hidayeti bütün dünya öğrenecektir ve kutsal kitaplardaki hâliyle tabii.
Hidayetin yer almadığı din bilgisi emanîyyeyi içeriyor. Câsiye Suresinin 23. âyet-i kerimesinde:
45/CÂSİYE-23 E fe raeyte menittehaze ilâhehu hevâhu ve edallehullâhu alâ ilmin ve hateme alâ sem’ihî ve kalbihî ve ceale alâ basarihî gışâveten, fe men yehdîhi min ba’dillâhi, e fe lâ tezekkerûn(tezekkerûne).
Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah, onu ilim (onun faydasız ilmi) üzere dalâlette bıraktı. Ve onun işitme hassasını ve kalbini mühürledi. Ve onun basar (görme) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Bu durumda Allah’tan sonra onu kim hidayete erdirir? Hâlâ tezekkür etmez misiniz?
Hidayetin yer almadığı bir din ilmi faydasız ilim içeriyor. Onun için hâssasını ve kalbini mühürledi. Basar hâssası üzerine gışavet isimli perde çekti.
İşte günümüzde kutsal kitaplardaki hidayetin unutulduğu, din tatbikatından çıkartıldığı bir dönemi yaşıyoruz.
HADÎS-İ şerrİF
Kaynak: Beyhaki; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 24
""Bir zamanlar gelecek, Kur’ân-ı Kerim’in resmi, İslâm’ın ismi kalacaktır. İnsanlar İslâmî isimlerle anılacaklar ama İslâm’dan en uzak kişiler olacaklar. Mescidlere dışarıdan bakıldığı zaman mamur ama içindeki insanlara bakıldığı zaman, kalplerinde hidayetten eser olmayacak. O gün yaşayan âlimler, gök kubbenin altında yaşayan insanların en şerrrlileridir. Fitne onlardan çıkmıştır ve tekrar onlara dönecektir.""
İşte görüyorsunuz ki insanlar ibadet yapıyorlar. Mescitler dolup taşıyor ama o mescitleri dolduran insanların kalbinde hidayet yok. O gün yaşayan âlimler göğün altında yaşayan insanların en şerrlileri. İşte Resûlullah (S.A.V)’ın bu fitne yayıcısı olan âlimlerden bahsederken: “Ümmetim için en çok korktuğum şey diliyle âlim ama kalbiyle cahil insanlar.” Dilinin söylediği kalbinde olmayan insanlar. Fitne onlardan çıkmış, tekrar onlara dönecektir."