Muhterem Hocam, 45 yaşındayım ve zaman zaman çok şiddetli ölüm korkusu yaşıyorum. Her gün Felâk, Nâs, Fatiha, İhlâs, Âyetel Kürsî okuyorum ama durum değişmiyor. Bu korkuyu yenmek i

Soru

Muhterem Hocam, 45 yaşındayım ve zaman zaman çok şiddetli ölüm korkusu yaşıyorum. Her gün Felâk, Nâs, Fatiha, İhlâs, Âyetel Kürsî okuyorum ama durum değişmiyor. Bu korkuyu yenmek için ne yapmalıyım?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, doğru düşünme alışkanlığına sahip olmalısın. Ölüm korkusu çekiyorsun. Geçmiş senin için Allahû Tealâ tarafından hesabı görülmüş olan bir zaman dilimini içeriyor. Meselâ şu an itibariyle, şu saniye itibariyle geçmiş senin için tamamen bitmiştir. Tekrar geri getirmen mümkün değil. Geri getirmediğin için de Allahû Tealâ Ra’d Suresinin 40. âyet-i kerimesinde senin için Allahû Tealâ bu geçmişin hesabını gördü.

RA'D-40: Ve in mâ nuriyenneke ba’dallezî neiduhum ev neteveffeyenneke fe innemâ aleykel belâgu ve aleynel hisâb(hisâbu).

Ve şâyet onlara vaadettiğimizin bir kısmını sana göstersek veya seni vefat ettirsek de; artık senin üzerine düşen, sadece tebliğidir. Hesap, Bizim üzerimizedir.

Artık senin için geçmiş kapandı. Gelecek ise Allah'ın iktidarında, yani Allah'ın dilemesiyle gerçekleşecek. O zaman, senin için bütün insanlar için de sadece anlık yaşantı vardır. Ve anlık yaşantıda da Allahû Tealâ senden ne istiyor? Her an, her saniye ‘Allah’ demeni istiyor. Çünkü Allahû Tealâ zikri farz kılmış.

MUZZEMMİL-8: Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).

Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O'na ulaş.

AHZÂB-41: Yâ eyyuhellezîne âmenûzkûrullâhe zikren kesîrâ(kesîran).

Ey âmenû olanlar! Allah'ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin.

Çok zikir 24 saatlik zaman dilimi içerisinde 12 saat ve daha fazlası bir zikri ifade ediyor. Demek ki günde 12 saatten fazla zikir yaptığımız zaman zahidlerden oluyoruz. Çok zikreden birisiyiz. Bu bizi fizik vücut teslimine ulaştırır.

Ama, Allah daimî zikri de farz kılmış. Nisâ suresinin 103. âyet-i kerimesinde:

NİSÂ-103: Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alel mu’minîne kitâben mevkûtâ(mevkûten).

Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü'minlerin üzerine, “vakitleri belirlenmiş bir farz “ olmuştur.

Zaman itibariyle Allahû Tealâ'nın bizlere bahşettiği vasıta emirleri ifade edecek olursak, zaman boyutu itibariyle Allahû Tealâ her yılda bir ay olmak üzere orucu bize farz kılmış. Öyleyse yıllık ibadetimiz oruç.

Parası olan insanlar için de ibadetimiz; hac ve tabiî ki zekât. Zekât mal ile yapılan bir ibadettir. Hac da hem mal hem canla yapılan bir ibadettir.

Gelelim haftalık ibadetimize. Haftalık ibadetin içerisinde en kıymetli gün cuma günü. Cuma günü cuma namazı farz ve kazası yok.

Bir hafta 7 günden oluşuyor. Günlük ibadetimize baktığımız zaman 5 vakit farz, 2 sünnet olmak üzere 7 vakit namaz kılıyoruz.

Anlık ibadetimize gelince ise, bu zikirdir. O sebeple “Namazı kılıp bitirdikten sonra ayaktayken, otururken, yanı üstü atarken hep Allahû Tealâ'yı zikredin.”

İşte eğer sen bu anlık ibadeti yerine getirirsen ki sana fayda verebilmesi için Allah'a ulaşmayı dilemen lâzım. O zaman sen ne yapmış oluyorsun? Kendini kâinatın sahibi olan Allah'ın eline teslim ediyorsun. O'nun karşısında bir güç yok. Olmadığına göre niye korkacaksın?

Eğer bu korku ölüm korkusuysa, korkunun ecele faydası yok. Senin için Allah'ın takdir ettiği vakit ne bir saniye ileri ne bir saniye geri.

Şimdi ölümle ilgili âyetlere bakalım. Korkun beyhude.

ÖLÜM ZAMAN VE MEKÂN OLARAK BELLİ

1. ÂLİ İMRÂN-145: Ve bir kimsenin, Allah’ın izni olmadan ölmesi olmamıştır (olamaz), o (ölüm), süresi tayin edilmiş bir yazıdır…

2. ÂLİ İMRÂN-154: …İçlerinde sana açıklamadıkları bir şey saklıyorlar. “Bu emirden bize bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik.” diyorlar. Eğer siz, evlerinizde bile olsaydınız, üzerlerine katl (öldürülmeleri) yazılmış olanlar, yatacakları (ölüp düşecekleri) yere mutlaka çıkıp giderlerdi…

3. ÂLİ İMRÂN-156: Ey âmenû olanlar! Siz, yeryüzünde sefere çıkmış veya gâzi olan kardeşleri için: “Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezler ve öldürülmezlerdi.” diyen kâfirler gibi olmayın! Allah, bunu onların kalplerinde bir hasret (pişmanlık) kılmak için yaptı. Ve Allah yaşatır ve öldürür…

4. ÂLİ İMRÂN-168: Onlar (münafıklar), kendileri oturdukları halde, savaşa katılan kardeşleri için: “Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi.” dediler. (Onlara) de ki: “Eğer sâdık kimselerseniz, haydi ölümü kendinizden savın.”

5. NAHL-28: Melekler, nefslerine zulmedenleri vefat ettirecekleri onlar teslim olurken: “Biz, bir kötülük yapmadık.” dediler. Hayır, muhakkak ki Allah, yapmış olduğunuz kötü amelleri en iyi bilendir.

NAHL-32: Melekler, onları tayyib bir şekilde vefat ettirirler. Onlara: “Selâm üzerinize olsun. Yapmış olduğunuz ameller sebebiyle cennete girin.” derler.

6. NAHL-61: Ve eğer Allah, insanları zulümleri sebebiyle sorgulayıp (derhal) cezalandırsaydı, onun üzerinde yürüyen canlılardan bir canlı bırakmazdı. Ve fakat onları, belirli bir zamana kadar tehir eder. Artık onların ecelleri geldiği zaman ne bir saat tehir edilir ne de evvele alınır.

7. MUNÂFİKÛN-11: Ve Allah, hiçbir nefsi (hiçbir kimseyi) eceli geldiği zaman asla tehir etmez (ertelemez). Ve Allah, sizin yaptıklarınızdan haberdar olandır.

eli geldiği zaman asla tehir etmez (ertelemez). Ve Allah, sizin yaptıklarınızdan haberdar olandır.

Şimdi senin için diyelim ki ölüm zamanı. Bakın Nahl Suresinin 61. âyet-i kerimesinde: “Artık onların ecelleri geldiği zaman ne bir saat tehir edilir ne bir saat evvele alınır.”

Şimdi ecelin öyle kabul edelim. Şu anda yaşıyorsun, ecelin 10 sene sonra. O zaman sevgili kardeşim, şimdiden 10 sene sonraki bir olaydan dolayı korkuyorsan zaten o korkuyla, hayatı kendine zehir ediyorsun.

Halbuki şu anki korkun beyhude. Ölümden korkuyorsun ama bu sene senin için korku, ölüm yok. Ölümden korkuyorsun, iki sene sonra da ölüm yok. Ölümden korkuyorsun. 3 sene sonra da ölüm yok. Ölümden 4 sene sonra da 5 sene sonra, 6 sene sonra, 7 sene sonra, 8 sene sonra, 9 sene sonra senin için ölüm yok ve bu korkuyla yaşıyorsun. Zaten kendine hayatı zehir ediyorsun. Ancak 10 sene sonra geliyor. Öyleyse bu şeytanın bir tuzağı.

Aklını başına al. Allah'a ulaşmayı dile. Tövbeni gerçekleştir ve anlık zikrini yapmaya çalış. Korku yenmen için bunu yapman lâzım. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20265 dk okuma1