Muhterem Hocam, af, mağfiret ve hidayet ile resûller arasındaki ilişki nedir?

Soru

Muhterem Hocam, af, mağfiret ve hidayet ile resûller arasındaki ilişki nedir?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, her zaman parçasında, bütün kavimlerde, insan topluluklarının içerisinde mutlak surette Allahû Tealâ’nın âyetlerini tilâvet eden, açıklayan ve tâbî olanların nefsini tezkiye ve tasfiye eden ve onlara kitabı, hikmeti öğreten Allah’ın resûlleri hep vardır.

Bütün resûller, vehbî olarak Allah tarafından risaletle vazifeli kılınıyor.

Kasas 68’de:

28/KASAS-68 Ve rabbuke yahluku mâ yeşâu ve yahtâr(yahtâru), mâ kâne lehumul hıyarat(hıyaratu), subhânallâhi ve teâlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne). Ve Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Ve seçim hakkı onlara ait değildir. Allah Sübhan’dır (münezzehtir) ve (onların) şirk koştukları şeylerden yücedir.

Doğuştan (doğmadan evvel) seçilen, Allah’ın nebî resûlleridir. Allahû Tealâ onları seçiyor, iradesini teslim alıyor ve onlara şeriat kitabı veriyor.

Ve Kur’ân-ı Kerim’in bütünü içerisinde geçen nebî resûllere baktığımız zaman; nebî resûller ve onların arkasından, onların şeriatı ile amel eden velî resûllerin hepsi, kendi kavimlerini af ve mağfirete davet ediyor. Yani hidayete davet ediyorlar.

İşte Hz. Âdem (A.S), işte Nuh (A.S), işte Hûd (A.S), işte Salih (A.S), işte İbrâhîm (A.S); ister Musa (A.S), Dâvut (A.S), İsa (A.S) ve Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V).

BÜTÜN PEYGAMBERLER TÖVBEYE, RAHMET VE MAĞFİRETE (ŞEFAATE) DAVET ETMİŞLER - 1 1. ÂDEM (A.S) A’RÂF 23 İkisi şöyle dedi: “Rabbimiz, biz nefslerimize zulmettik, şâyet Sen bize mağfiret (tövbe) etmez ve rahmet etmezsen, biz mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz.” BAKARA 37 Sonra Âdem, Rabbinden kelimeler telakki etti (öğrendi) (ve Rabbine tövbe etti). Bunun üzerine (Allah), onun tövbesini kabul buyurdu. Muhakkak ki O, Tevvab’tır, Rahîm’dir. 2. NUH (A.S) HÛD 47: (Nuh A.S): “Rabbim, muhakkak ki ben, onun hakkında benim bir ilmim (bilgim) olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve Senin, beni mağfiret etmen ve Senin bana rahmet etmen olmazsa ben hüsrana uğrayanlardan olurum.” dedi. 3. HÛD (A.S) HÛD 52: Ya kavmim! Rabbinizin mağfiretini isteyin. Sonra O’na tövbe edin (mürşidin önünde tövbe edip, zikre başlayın). Üzerinize sema(dan) bol yağmur (bol rahmet) göndersin. Ve sizin kuvvetinizi, kuvvet ile arttırsın. Ve mücrimler (suçlular) olarak yüz çevirmeyin. 4. SALİH (A.S) NEML 46: (Salih A.S) dedi ki: “Ey kavmim! Niçin hasenattan önce seyyiat için acele ediyorsunuz? Allah’tan mağfiret dileseniz olmaz mı? Böylece rahmet olunasınız, diye.” 5. İBRÂHÎM (A.S) MERYEM 47: “Sana (senin üzerine) selâm olsun.” dedi. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü O, bana (çok) lütufkârdır. MERYEM 50: Ve onlara, rahmetimizden bahşettik (karşılıksız verdik). Ve onları (Hz. İbrâhîm ve oğullarını), (bütün) dillerde sadık ve âli (üstün, yüce) kıldık.

BÜTÜN PEYGAMBERLER TÖVBEYE, RAHMET VE MAĞFİRETE (ŞEFAATE) DAVET ETMİŞLERDİR – 2 6. MUSA (A.S) A’RÂF 155: Ve Musa (A.S), ... O ancak Senin bir imtihanındır. Onunla dilediğini dalâlette bırakırsın ve dilediğini hidayete erdirirsin. Sen bizim dostumuzsun. Artık bizi mağfiret et ve bize rahmet (merhamet) et. Sen, mağfiret edenlerin en hayırlısısın.” 7. DÂVUD (A.S) SÂD 24: (Dâvud a.s): …Ve muhakkak ki ortaklardan çoğu, mutlaka birbirlerinin hakkına tecavüz ediyorlar. Âmenû olanlar ve amilüssalihat yapanlar hariç. Onlar ne kadar az! Ve Dâvud (a.s), onu imtihan ettiğimizi zannetti. Bunun üzerine Rabbinden mağfiret istedi ve rüku ederek secdeye kapandı. Ve Rabbine yöneldi. 8. İSA (A.S) MÂİDE 74: Hâlâ Allah’a tövbe edip O’ndan mağfiret dilemiyorlar mı? Ve Allah Gafur’dur, Rahîm’dir. 9. HZ. MUHAMMED (S.A.V) ÂLİ İMRÂN 31: De ki: “Eğer siz Allah’ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbî olunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı mağfiret etsin... NİSÂ 64: ...sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı tövbeleri kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı. MUMTEHİNE 12: ...sana tâbî olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile. Muhakkak ki Allah; Gafur’dur, Rahîm’dir.

Sevgili kardeşlerim, eğer af ve mağfiret varsa hidayet vardır. Hidayet varsa af ve mağfiret vardır. Eğer hidayet yoksa, af ve mağfiret söz konusu değil.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 18 Ağustos 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20264 dk okuma2