Muhterem Hocam, ailecek maddî, manevî tıkandık. Eşim rahatsız, ben de rahatsızım. İbadetlerimi yapamıyorum. Nefsim beni esir alıyor. Doğru düşünme alışkanlığımız nasıl olmalı?
Soru
Muhterem Hocam, ailecek maddî, manevî tıkandık. Eşim rahatsız, ben de rahatsızım. İbadetlerimi yapamıyorum. Nefsim beni esir alıyor. Doğru düşünme alışkanlığımız nasıl olmalı?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, çok basit, çok kolay. Yapamıyorum olayı değil. Sen yapmayabilirsin ama seninle birlikte herşeye kadir olan Rabbin var, sahibin var.
Nedir mesele? Bir misal vereyim sana. Diyelim ki ayakların kesik. Oturuyor vaziyettesin. “Ayağa kalkamıyorum.” Tamam. Sebebini de gösterebilirsin. “Benim ayaklarım kesik, yok.” Ama Allahû Tealâ var seninle beraber. Ve sen Rabbinden dilersen yanı başında birisini Allahû Tealâ hemen imdadına ulaştırır ve senin elinden tutar. Ayağın olmamasına rağmen seni ayağa kaldırabilir onun yardımıyla.
Ve her zaman bunu düşünün sevgili kardeşlerim, yapamıyorum demek değil. Çünkü Allah’ı unutuyorsunuz. Kullar için imkânsız olan Allah için çok kolay. Eğer Allah için çok kolaysa o zaman diyelim ki ikiniz de hastasınız. Tamam.
Ama her hasta da Allah diye zikredebilir. Kesinlikle her hasta düşüncesinde namaz kılabilir. Her hasta sahip olduğu maddî, ekonomik kısımdan kazancın %2,5’ini zekât verebilir. Her hasta kesinlikle başkasına güzel söz söyleyebilir. Her hasta kendisini ziyaret edene tebliğ yapabilir. Bütün bunların hepsini herkes yapabilir.
Yapamıyorum olayı tamamen şeytana kendimizi teslim etmektir. Hâlbuki Allah bizim sahibimizdir. O, aklımızı kullanmak suretiyle bize bunu söylettiriyor. Ama biz ona değil, biz mutlaka Rabbimize sığınmalıyız. Rabbimiz her zaman bizimle beraber. O herşeye kaadirdir. Kullar için imkânsız o. Allah için çok kolay.
O zaman sevgili kardeşim, sen de hastasın, eşin de hasta, şöyle düşüneceksin: “Hasta olan kişi de Allah diyebilir. Çünkü ben şu anda eşimle konuşuyorum. O da benimle konuşuyor. Öyleyse ikimiz de Allah diyebiliriz. İkimiz de düşüncemizde namaz kılabiliriz.” “Hiçbir şey yok.” diyen. “İkimiz de kazancımızın %2,5'ini verebiliriz. İkimiz de Efendimiz’in sohbetini dinleyebiliriz. İkimiz de dua edebiliriz. İkimiz de Allah’a sığınabiliriz.”
Zaten Allah’ın sizden istediği bu. Şifayı Allah’tan istiyorsanız bunları yapmalısınız. Reçeteyi hayatınıza tatbik etmelisiniz ki hedefinize ulaşabilesiniz. Allah razı olsun.