Muhterem Hocam, ailemin tavsiye ettiği bir mürşide bağlıyım ama hiç feyz alamıyorum. Bu konuda ne yapmalıyım?
Soru
Muhterem Hocam, ailemin tavsiye ettiği bir mürşide bağlıyım ama hiç feyz alamıyorum. Bu konuda ne yapmalıyım?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, hiç kimsenin kendi mürşidini kendisinin seçme hakkı yoktur. Ailenin tavsiyesi üzerine de mürşid seçimi söz konusu değil.
Allahû Tealâ Nahl Suresinin 9. âyet-i kerimesinde:
"Ve alâllâhi kasdus sebîli ve minhâ câirun, ve lev şâe le hedâkum ecmaîn: Allah'a ulaştıran sebîllerin, dergâhlarda Sırat-ı Mustakîm'e ulaşan bütün yolların, yani mürşidlerin tayini Allah'ın üzerinedir."
Öyleyse mürşidin tayini Allah'a aittir.
"Ondan sapanlarda var. Yani Sırat-ı Mustakîm'den sapanlar da var."
16/NAHL-9 Ve alâllâhi kasdus sebîli ve minhâ câirun, ve lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne).
Ve sebîllerin (dergâhlardan Sıratı Mustakîm'e ulaşan bütün yolların yani mürşidlerin) tayini, Allah'ın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer O dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi.
Nitekim Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz'in İbni Mes'ud'den rivayet ettiği bir hadîste: "Allah'ın Resûl'ü yere düz bir çizgi çiziyor: 'Bu, Allah'a ulaştıran yol, Sırat-ı Mustakîm'dir.' Sağına soluna da başka çizgiler çiziyor. Bu da diğer yollardır. Her birinin üzerinde yanlışa davet eden birtakım şeytanlar var."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İbn Mâce, Mukaddime 1
İbni Mes'ud (R.A.) şunu naklediyor:
"Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir gün yere düz bir çizgi çizdi ve 'Bu Allah'ın yoludur' dedi. Daha sonra bu çizginin sağına ve soluna başka çizgiler çizerek 'Bunlar ise diğer yollardır. Herbiri üzerinde yanlışa davet eden birtakım şeytanlar vardır.' buyurdu."
Şimdi tekrar Nahl-9'a bakalım.
Demek ki Sırat-ı Mustakîm'den sapan yollar var; fırkalara ait olan yollar. Her birisinin üzerinde yanlışa davet eden şeytanlar var. Ama bir de Sırat-ı Mustakîm'e ulaştıran yollar; mürşidin tayini. Öyleyse mürşidin seçimi ne kişiye aittir ne ailesine aittir. Mürşidin seçimi Allah'a aittir.
Allahû Tealâ Mâide-35'te: "Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete: Sizi kim Allah'a ulaştırmaya vesile olacaksa onu Allah'tan isteyin."
5/MÂİDE-35 Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne).
Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.
HER DEVİRDE HİDAYETE ERDİREN VE VESİLE OLANLAR
1. DEVRİN İMAMLARI
SECDE-24 Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık ve sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize yakın hasıl etmiş oldukları için.
2. KAVİM RESULLERİ
NAHL-36 Ve andolsun ki Biz, bütün ümmetlerin (milletlerin, kavimlerin) içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık).
3. VELİ MÜRŞİDLER
TEVBE-71 Ma'ruf ile emreder ve münkerden nehyederler ve namazı ikâme ederler ve zekâtı verirler. Allah ve O'nun resûlüne itaat ederler.
4. MUHLİSLER (VEKİL MÜRŞİDLER)
HİCR-40 Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.
5. ULÛL'ELBAB (VEKİL MÜRŞİDLER)
ALİ-İMRAN-7... onların tevilini, kimse bilmez ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olan rasihun ise derler ki: "O'na iman ettik, hepsi de Rabbimiz katındandır." Bunu kimse tezekkür edemez ancak ulûl'elbab tezekkür edebilir.
6. MUHSİNLER (VEKİL MÜRŞİDLER)
ALİ-İMRAN-20 Eğer seninle tartışmaya kalkarlarsa, o zaman de ki: "Ben ve bana tâbi olanlar vechimi (fizik vücudumuzu) Allah'a teslim ettik."
7. ZAHİTLER (VEKİL MÜRŞİDLER)
CUMA-10 Artık namazı kaza ettiğiniz (kılıp bitirdiğiniz) zaman yeryüzüne yayılın ve Allah'ın fazlından isteyin ve Allah'ı çok zikredin. Umulur ki, böylece siz felâha (kurtuluşa) erersiniz.
Demek ki hem mürşidin tayini Allah'a aittir hem vesileyi de Allah'tan istememiz lâzım. Her devirde hidayete erdiren bir tek kişi var. O, devrin imamı; Sırat-ı Mustakîm'in sahibi. Ama bir de Sırat-ı Mustakîm'e ulaşan yollar, vesileler vardır. Bütün insanların devrin imamına ulaşması imkânsızdır fizikî açıdan. Ama bütün insanların yanı başında onu Sırat-ı Mustakîm'e ulaştıran sebîller üzerinden vesileler vardır.
İşte hacet namazıyla, Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gece, Bakara-45, 46'ya göre mürşidi Allah'tan sorduğumuz zaman Allahû Tealâ mutlaka hacet namazıyla bizi o mürşide ulaştıracak ve mürşidi gösterecektir. Dört rekâtlık bir namazdır. Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gece boy abdestiyle kılınır. Geceden 12'den sonra kılınır.
1. rekâtta: Subhâneke, Fâtiha ve üç Âyetel Kürsî
2. rekâtta: Fâtiha, İhlâs, Felâk, Nâs
Tahiyyata oturulur.
3. rekâtta Fâtiha'dan sonra İhlâs, Felâk, Nâs
4. rekâtta Fâtiha'dan sonra İhlâs, Felak, Nâs
Allah'tan mürşid istenir. Bu namaz Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gece veya kandil gecelerinde kılınır. Dua bitince uyumadan önce 3 Âyetel Kürsî okunur. Kimseyle konuşmadan sağ taraf üzerine yatılır. Allah'ı zikir ederek uyunur. Huşû sahibi ise Allahû Tealâ ona mürşid gösterir ve Allah'ın gösterdiği mürşide tâbî olunur.
HACET NAMAZI
ÖNCE BOY ABDESTİ ALINIR, HACET NAMAZINA NİYET EDİLİR.
1. REKÂT: Subhaneke - Fâtiha - 3 Âyetel Kursî
2. REKÂT: Fâtiha -İhlâs - Felâk - Nâs
OTURUNCA: Ettehiyyatu
3. REKÂT: Fâtiha -İhlâs - Felâk - Nâs
4. REKÂT: Fâtiha- İhlâs - Felâk - Nâs
OTURUNCA: Ettehiyyatu - Allahumme Salli - Allahumme Barik – Rabbena
Allah'tan mürşid istenir: Bu namaz, Perşembeyi Cumaya bağlayan gece veya kandil gecelerinde kılınır. Dua bitince uyumadan önce 3 Ayet-el Kürsi okunur. Kimseyle konuşmadan kıbleye doğru, sağ yan üstü yatılıp ALLAH’I zikrederek uyunur.
BAKARA-45: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
BAKARA 46: Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
Öyleyse elbette senin kendi kendine seçtiğin mürşidden feyz alamayabilirsin. Ailenin tavsiye ettiği mürşidden de feyz alamayabilirsin. Ama Allah'ın hacet namazıyla gösterdiği mürşide tâbî olursan, feyz alacağın muhakkaktır.