Muhterem Hocam, ailemizin tüm fertleri Allah'a ulaşmayı dilediler. Tövbelerini aldılar. Bizden sonra hiçbiri yolda devam etmiyor. Namazları terk ettiler. Bu konuda ne buyurursunuz?
Soru
Muhterem Hocam, ailemizin tüm fertleri Allah'a ulaşmayı dilediler. Tövbelerini aldılar. Bizden sonra hiçbiri yolda devam etmiyor. Namazları terk ettiler. Bu konuda ne buyurursunuz?
Cevap
Evet, doğrudur. Hatta Bakara Suresi’nin bir ayetinde şöyle buyruluyor: “Onlar, oğullarını tanıdıkları gibi Peygamber Efendimizi tanırlar.” Dolayısıyla evet, İncil’de de geleceği müjdelenmiş, Tevrat’ta da müjdelenmiş.
Bakara 146. ayet-i kerimesinde: “Kendilerine kitap verdiklerimiz, O'na (Hz. Muhammed (S.A.V) Efendimize) kendi oğullarına ârif oldukları, tanıdıkları gibi âriftirler, tanıyıp bilirler. Muhakkak ki onlardan bir fırka, hakkı gerçekten bile bile gizliyor.” Öylese biliyorlar, kitabı bilenler biliyor.
2/BAKARA-146 Ellezîne âteynâhumul kitâbe ya’rifûnehu kemâ ya’rifûne ebnâehum ve inne ferîkan minhum le yektumûnel hakka ve hum ya’lemûn(ya’lemûne).
Kendilerine kitap verdiklerimiz, O’na (Hz. Muhammed (S.A.V)’e) kendi oğullarına ârif oldukları (tanıdıkları) gibi âriftirler (tanıyıp bilirler). Ve muhakkak ki onlardan bir fırka, hakkı gerçekten bile bile gizliyor.
Mu'min Suresi 34: ""Andolsun ki daha önce Yusuf (A.S) size beyyinelerle, delillerle geldi. Fakat size getirdiği şeyden şüphe içinde olmanız zail olmadı. Hatta o helak olduğu zaman"" —yani bakın dikkat edin, çok önemli bir ayet — ""Andolsun ki daha önce Yusuf (A.S)"" —yani ezelî ve ebedî tek bir dîn var; bu dîn, babamız İbrahim’in Hanif dîni: Arapça adıyla İslâm, yedi safhada teslimden oluşuyor. Ve Yusuf (A.S)’ın döneminde devrin imamı Yusuf (A.S)’dı. O da kendi kavmine ve bütün Dünya'ya Nebî olması hasebiyle yedi safha dört teslimi anlattı. ""Size beyyinelerle, delillerle geldi. Size getirdiği şeyden —yani yedi safha dört teslimden— şüphe içinde olmanız zail olmadı, bitmedi. Hatta o helak olduğu zaman, o öldüğü zaman: “Ondan sonra Allah asla başka Resûl beas etmez, göndermez.” dediniz.”
40/MU'MİN-34 Ve lekad câekum yûsufu min kablu bil beyyinâti fe mâ ziltum fî şekkin mimmâ câekum bih(bihî), hattâ izâ heleke kultum len yeb’asallâhu min ba’dihî resûlâ(resûlen), kezâlike yudıllullâhu men huve musrifun murtâb(murtâbun).
Ve andolsun ki daha önce Yusuf (A.S) size beyyineler (deliller) ile geldi. Fakat size getirdiği şeyden şüphe içinde olmanız zail olmadı. Hatta (o) helâk olduğu zaman: ""Ondan sonra Allah asla başka resûl beas etmez (göndermez)."" dediniz. Allah haddi aşan şüphecileri işte böyle dalâlette bırakır.
Aynı hastalık bugün de sevgili kardeşlerim, aynı hastalık bugün de var. Ve bugün aynı hastalık sebebiyle insanlar, ne yazık ki, yaşaması gereken sonsuz âhiret ve dünya saadetinden çok uzaktalar.
Ondokuz tane bidatle bunun Kur’ân’daki karşılıklarına beraber bakalım: Ondokuz tane bidat ve karşılığında ondokuz tane hakikat:
KUR’AN-I KERİM’E TERS DÜŞEN HURAFELER ŞEYTANIN ÖĞRETTİKLERİ VE MÜNKERDİR. BİD’ATLAR DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
1. Her Resûl, peygamberdir.
2. Nebî olunmadan resûl olunmaz.
3. Allah, peygamberlerden başkasına ayet indirmez.
4. Vahiy, Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile sona ermiştir.
5. Allah görülemez.
6. Nefs tezkiyesi kalbe nurların girmesiyle oluşmaz. Mürşidsiz de nefs tezkiyesi yapılabilir.
7. Allah ile kul arasına kimse giremez. Mürşide tâbiyet şirktir.
8. Allah’a ulaşılamaz.
9. Hidayet de doğru yoldur, Sırat-ı Mustakîm de doğru yoldur.
10. Dînde zorlama vardır.
11. Dünyada rahat yoktur.
12. Kalbinde zerre kadar îmânı olan cehennemde cezası kadar yandıktan sonra cennete girer.
13. Şekil şartlarına riayet etmeyenlerin namazı kabul olmaz. Tecvid ve harflerin mahreçlerinden çıkması telaffuza uymayan kıraatler kabul olmaz.
14. Kıyâmet günü şefaat vardır.
15. Takva Allah’tan korkmaktır.
16. Ruh vücuttan çıkarsa kişi ölür. İrci emri bir ölüm emridir.
17. Yevmil âhir kıyâmet günüdür.
18. Hayır da şer de Allah’tandır.
19. “Lâ ilâhe illallah” diyen cennete girer.
KUR’AN-I KERİM’E UYGUN OLAN BİLGİLER, KUR’AN-I KERİM ÖĞRETİLERİNE UYGUN AHLÂKİ VE FAZİLETLİ DAVRANIŞLARDIR
1. Bütün nebîler, resûldür ama her resûl, nebî değildir.
2. Her nebî, resûldür ama her resûl, nebî değildir.
3. Allah şeytana uyacak olan bir kişiye de ayet indiriyor (Araf 175..
4. Vahiy kıyamete kadar devam edecektir.
5. Allahû Tealâ fizik vücudun baş gözüyle görülmez ama nefsin kalp gözüyle ve ruhun baş gözüyle görülür.
6. Bakara 257'de “Onları zulmetten nura çıkartır” - nefs tezkiyesi kalbe nurların girmesiyle oluyor. Mürşidsiz nefs tezkiyesi hiç kimse için mümkün değildir. (Bakara 129.151, Âli İmran 164, Cuma 2.
7. Allahû Tealâ, her devirde Kendisiyle insanlar arasında asaleten veya vekâleten devrin imamını Kendisi tayin eder.
8. Ölümle herkesin ruhu Allah’a ulaşır. Mârifet, hayattayken ruhu Allah’a ulaştırmaktır.
9. Hidayet, ruhun Allah’a ulaşmasıdır. Sırat-ı Mustakîm de ruhu Allah’a ulaştıran yoldur.
10. Dînde zorlama yoktur.
11. Dünyada mutluluk vardır.
12. Kalben Allah’a ulaşmayı dileyenler cennete girer, ulaşmayı dilemeyen herkesin gideceği yer cehennemdir.
13. Allah’a ulaşmayı dilemeyenler ve huşû sahibi olmayanların namazı kabul edilmez.
14. Kıyâmet günü şefaat yoktur. Şefaat, bu dünya hayatındadır.
15. Takva, Allah’ı sevmektir. Sevmek, Allah’ın emirlerine itaat etmektir.
16. Ruh vücuttan çıkınca kişi ölmez. İrci emri, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşma emridir.
17. Aynı zamanda yevmil âhir, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşma günüdür.
18. Hayır Allah’tandır, şer bizim nefsimizdendir.
19. “La ilahe illallah” diyen değil, Allah’a ulaşmayı dileyen cennete girer.
Bu ayet-i kerimede (Mu'min 34. onu gösterelim. Ne diyor bugün insanlar:
“Nebî olmadan Resûl olmaz.”
“Allah peygamberlerden başkasına ayet indirmez.”
“Bu vahiy, Peygamber Efendimizle sona ermiştir.”
“Allah bir daha Resûl göndermez.”
Yani bugünkü bidatlerden bir tanesi: “Bir daha artık Resûl göndermez.” Öyle demiyorlar mı? Evet, “Risalet Peygamber Efendimizle sona ermiştir.” Yani ne diyorlar? Dedikleri şu: “Risalet Peygamber Efendimizle sona ermiş. Artık Allah bir daha Velî Resûl göndermez.” Aynı hakikat burada da ifade edilmiş. “Hatta o helak olduğu zaman —yani vefat ettiği zaman— ondan sonra Allah asla başka Resûl ba's etmez.” Bugün bütün İslam âlemi neye inanıyor? Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in son Nebî, son Resûl olduğuna inanıyor. Peygamber Efendimiz (S.A.V), Ahzâb 40’a göre son Nebî’dir. Tamam. Ama son Resûl değildir. Risalet kıyamete kadar devam ediyor.
33/AHZÂB-40 Mâ kâne muhammedun ebâ ehadîn min ricâlikum, ve lâkin resûlallâhi ve hâtemen nebiyyine, ve kânallâhu bi kulli şey’in alîmâ(alîmen).
Muhammed (A.S), sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası olmamıştır (değildir). Fakat Allah’ın Resûl’ü ve Nebîler’in (Peygamberler’in) Hatemi’dir (Sonuncusudur). Allah, herşeyi en iyi bilendir.
İşte bununla ilgili bir kitap da yazdık. Nedir o? Ahzâb 40. Özellikle insanların unuttuğu bu hakikat ki: “Muhammed (S.A.V), sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o Allah’ın Resulü ve Nebîlerin hâtemidir (sonuncusudur).”
Nübüvvet, Peygamber Efendimizle sona ermiştir. Şeriat kitabı, son şeriat kitabı, Kur’ân-ı Kerim’dir. Ama Risalet, Velî Resûllük, kıyamete kadar devam edecektir. Allah’ın kanunu bu: Kıyamete kadar devam eden Velî Resûllük. O dönemde de hayır, ""O gitti, bir daha Allah, resûl göndermez.” diyorlar. Hastalık aynı hastalık.