Muhterem Hocam, âlemlere rahmet olan Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in kurtuluş davetine herkes icabet etmiş mi?

Soru

Muhterem Hocam, âlemlere rahmet olan Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in kurtuluş davetine herkes icabet etmiş mi?

Cevap

Onun döneminde yaşayanların çoğu icabet etmemiş. Onun kurtuluş davetine icabet edenler sahâbe adını alıyor. Onlar 7 safha 4 teslimi yaşayanlardır. İşte Zumer 17'ye göre hepsi Allah'a ulaşmayı dilemişler ve Enfâl 29'a göre günahları örtülmüş, 1. kat cennetin sahibi olmuşlar. Mumtehine 12'ye göre hepsi 12 tane insanla Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e tâbî olmuşlar, 2. kat cennet.

Hepsi ruhun Allah'a teslimine ulaşmışlar Ra'd 21, 3. kat cennet. Ve fizik vücudun teslimini yapmışlar, 4. kat cennet. Nefsini yapmışlar, 5. kat cennet. İhlâs, 6. kat cennet ve iradelerini teslim etmişler.

PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V) VE SAHÂBENİN (MUHACİR VE ENSARIN) YAŞADIĞI 7 SAFHA İSLÂM

BAKARA–151: Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, (A) âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve (B) sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, (C) size Kitap’ı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve (D) hikmeti öğretsin ve (E) (hikmetin özü olan) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.

(A) - Âyetlerin Tilâveti

1 - Allah’a Ulaşmayı Dilemek

ZUMER–17: Ve onlar ki; taguta kul olmaktan içtinap ettiler. Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır...

ENFÂL–29: Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız size furkan sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder...

2 - 12 İhsanla Mürşide Tâbî Olmak

MUMTEHİNE–12: ...sana tâbî olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile...

(B) - Nefs Tezkiyesi

3 - Ruhun Allah’a Teslimi

RA’D–21: ...Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar...

(C) - Kitabın Öğretilmesi

4 - Fizik Vücudun Allah’a Teslimi

ÂLİ İMRÂN–20: ...de ki; “Ben ve bana tâbî olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah’a teslim ettik.” O kitap verilenlere ve ümmîlere: “Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah’a) teslim ettiniz mi?” Eğer teslim ettilerse, o taktirde, hidayete ermişlerdir...

(D) - Hikmetin Öğretilmesi

5 - Nefsin Allah’a Teslimi

ZUMER–18: Onlar, sözü işitirler, böylece onun en ahsen olanına tâbî olurlar. İşte onlar, Allah’ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulûl’elbabtır (daimî zikrin sahipleri).

6 - İrşada Ulaşmak

BAKARA–139: De ki: “Allah hakkında bizimle mücâdele mi ediyorsunuz? Ve O, bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Ve bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız (dini O’na hâlis kılanlarız).

HUCURÂT–7: ...Allah, size îmânı sevdirdi ve onu kalplerinizde müzeyyen kıldı. Küfrü, fıskı ve isyanı size kerih gösterdi. İşte onlar, onlar irşad olanlardır.

(E) - Hikmetin Ötesi

7 - İradeyi Allah’a Teslim Etmek

TEVBE–100: O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah’a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirînden bir kısmı ensardan ve bir kısmı da onlara ihsanla tâbî olanlardandı...

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz'dir. Şuarâ Suresi'nin 214-215-216. âyetlerine baktığımız zaman: “Sen en yakın olan akrabanı uyar ve mü'minlerden sana tâbî olan kimselere kanatlarını ger.” Yani onları koru. Şuarâ 216: “Eğer onlar sana âsî olurlarsa, isyan ederlerse o zaman: Muhakkak ki ben sizin yaptıklarınızdan uzağım.”

26/ŞUARÂ-214 Ve enzir aşîratekel akrabîn(akrebîne).

Ve en yakının olan aşiretini uyar.

26/ŞUARÂ-215 Vahfıd cenâhake li menittebeake minel mu’minîn(mu’minîne).

Ve mü’minlerden, sana tâbî olan kimselere kanatlarını ger.

26/ŞUARÂ-216 Fe in asavke fe kul innî berîun mimmâ ta’melûn(ta’melûne).

Eğer onlar, sana asi olurlarsa (isyan ederlerse), o zaman: “Muhakkak ki ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım.” de.

Demek ki bu âyet-i kerime bize şunu söylüyor: Tâbî olan mü'minler de var, âsî olanlar da var, davete icabet etmeyenler de var.

Hicr Suresi'nin 94. âyet-i kerimesine baktığımız zaman ne görüyoruz? Hicr 94'te Allahû Tealâ: "Artık emrolunduğun şeyi açıkça bildirir ve müşriklerden yüz çevir.

15/HİCR-94 Fasda’ bi mâ tu’meru ve a’rıd anil muşrikîn(muşrikîne).

Artık emrolunduğun şeyi açıkça bildir. Ve müşriklerden yüz çevir.

Kasas 56'da amcasına tebliğ yapmasına rağmen bir türlü amcası tâbî olmamıştır.

28/KASAS-56 İnneke lâ tehdî men ahbebte ve lâkinnallâhe yehdî men yeşâu, ve huve a’lemu bil muhtedîn(muhtedîne).

Muhakkak ki sen, sevdiğin kişiyi hidayete erdiremezsin (onun ruhunu Allah’a ulaştıramazsın). Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Ve O, muhtedileri (hidayete erenleri) daha iyi bilir.

Ve Tâif'e tebliğe gittiği zaman atılan taşlardan yüzü kan revan içinde kalan Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e sahâbe “Onlara beddua et.” deyince Allah Resûl'ü (S.A.V) Efendimiz el açıyor: "Allahû Tealâ beni beddua için göndermedi. Dua için gönderdi." Ve: “Yâ Rabbim, onlar bilmiyorlar, bilselerdi bunu yapmazlardı.”

Neyi bilmiyorlar? Allah'a ulaşmayı kalben dilemedikleri için. Nebîler Sultanı Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz'in Allah'ın Resûl'ü, nebîlerin sonuncusu ve asaleten devrin imamı olduğunu bilmiyorlardı.

Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e, "Ey esvabına bürünen kalk artık inzâr et, uyar.” emriyle insanları İslâm'a davet etmiştir. Emir ve yasakları tebliğe başlamıştır. Önce gizli başlayan bu davet, en yakın olan aşiretini uyar emrinden sonra açıktan açığa yapılmaya başlandı.

Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in doğru sözlü, yüksek ahlâk sahibi olduğunu bildikleri hâlde O'ndan yüz çevirdiler ve düşman kesildiler. O'na vurdular, taşladılar, üzerine pislik dahi attılar. Çok insanların eziyet ettiği bir insan oldu ama hiçbir zaman bu olaylar O'nu yıldırmadı.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Sîretu İbn Hişam, 1/266; İbnu Seyyid'n-nas, Uyunu'l-eser, 1/132; İbn Kesir, es-Sîretu'n-Nebeviye, 1/474; Beyhakî, Delail'ü'n-Nübüvve-şamile, 2/63; Taberî, 2/218-220.

“Güneş’i sağ elime, Ay’ı da sol elime verseler; ben yine bu dinden, bu tebliğden vazgeçmem. Ya Allah bu dîni hâkim kılar, yahut ben bu uğurda canımı veririm.”

Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 29 Ekim 2026Son güncelleme: 29 Ekim 20265 dk okuma0