Muhterem Hocam, Allah ile olan yakınlığımızın devamlı olması için ne yapmalıyız?

Soru

Muhterem Hocam, Allah ile olan yakınlığımızın devamlı olması için ne yapmalıyız?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, gerçekten Kur’ân-ı Kerim'e baktığımız zaman Kur’ân bir mucize-i bâki. Tevbe Suresi'nin 126. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ: “Onlar senede bir iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Tövbe etmiyorlar ve zikre başlamıyorlar.”

TEVBE-126 E ve lâ yerevne ennehum yuftenûne fî kulli âmin merraten ev merrateyni summe lâ yetûbûne ve lâ hum yezzekkerûn(yezzekkerûne).

Ve onlar, senede bir veya iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra tövbe etmiyorlar (Allah’a yönelmiyorlar) ve onlar zikir yapmıyorlar (Allah’ın ismini art arda tekrar etmiyorlar).

Öyleyse Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz’in hadîste zikrettiği gibi, kâinat kurulduğu günden kıyamete kadar bir kapı hep açık olacaktır. O kapı tövbe kapısı. Ve Allah Resûlü (S.A.V) Efendimiz bu tövbe için şöyle buyuruyor:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Ebû Dâvûd, Cihâd, 2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1, 192.

“Tövbe sona ermedikçe hicret de sona ermez. Güneş battığı yerden doğmadıkça da tövbe sona ermez.”

Tövbe kapısından geçebilmek için mutlaka kalben Allah'a ulaşmayı dilememiz lâzım. Kalbin Allah'a ulaşmayı dilemeyip de tövbe eden kişiye o tövbe bir fayda vermez. Çünkü Allahû Tealâ sadece kalbe bakıyor.

İşte Tevbe 126'da:“Senede bir iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Ama tövbe edip zikre başlamıyorlar." Zümer Suresi'nin 8. âyet-i kerimesine baktığımız zaman Allahû Tealâ ne buyuruyor Zümer Suresi'nin 8. âyet-i kerimesinde: “İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek dua eder.” Demek ki sıkıntıda insanlar dua ediyormuş. "Sonra Allah kendinden bir nimet lütfettiği zaman ona dua ettiğini, yalvardığını unutur." Demek ki bollukta Allah'ı unutuyor, darlıkta sadece dua ediyor. Halbuki Allahû Tealâ ne istiyor bizden? Darlıktaki gibi bollukta da zikretmemizi istiyor, Allah'a yalvarmamız istiyor.

39/ZUMER-8 Ve izâ messel insâne durrun deâ rabbehu munîben ileyhi summe izâ havvelehu ni’meten minhu nesiye mâ kâne yed’û ileyhi min kablu ve ceale lillâhi endâden li yudılle an sebîlihi, kul temetta’ bi kufrike kalîlen inneke min ashâbin nâr(nâri).

Ve insana bir zarar dokunduğu zaman, Rabbine yönelerek ona dua eder. Sonra (Allah) kendinden bir ni’met lütfettiği zaman daha önce ona dua ettiğini (yalvardığını) unutur. O’nun (Allah’ın) yolundan saptırmak için Allah’a eşler kılar. De ki: “Küfrün ile biraz daha metalan(faydalan). Muhakkakki sen, cehennem ehlindensin.”

RÛM-33 Ve izâ messen nâse durrun deav rabbehum munîbîne ileyhi summe izâ ezâkahum minhu rahmeten izâ ferîkun minhum bi rabbihim yuşrikûn(yuşrikûne).

Ve insanlara bir zarar dokunduğu zaman Rab’lerine dua ederek, O’na yönelirler. Sonra onlara kendisinden rahmet tattırdığı (Rahîm esması ile hidayete erdirdiği) zaman onlardan bir kısmı Rab’lerine şirk (ortak) koşarlar (hidayetteyken dalâlete düşerler).

2/BAKARA-156 Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn(râciûne).

Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.

25/FURKÂN-70 İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen sâlihan fe ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât(hasenâtin), ve kânallâhu gafûran rahîmâ(rahîmen).

Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Ve Allah, Gafur’dur (günahları sevaba çevirendir), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderendir).

Gelelim Rûm 33'te Allahû Tealâ, hidayete erdikten sonra kişi tekrar Allah'a şirk koşabiliyor, niye? Zikri bıraktığı an. Ve Bakara 156'da onlara bir musîbet isabet ettiği zaman: “Derler ki: Biz mutlaka Allah içiniz ve mutlaka Allah'a döneceğiz.” İşte kim musîbet kendisine isabet ettiği zaman kalben Allah'a ulaşmayı dilerse, Allah bu talebi kimin kalbinde görürse Allah mutlaka onu mürşidine ulaştırıyor, Furkân 70'e göre. Ve Allahû Tealâ herkesin bu imtihanı yaşadığı zaman gerekli dersi alıp Allah'ın kendisi için tayin ettiği mürşide ulaşmasını istiyor. Mürşide ulaşıp tâbî olduğu zaman ne olur? Mürşide ulaşıp tâbî olduğu zaman Allah ona peş peşe 7 tane ni’met verir.

7 NİMET

1. Devrin İmamının Ruhu Gelir.

MU’MİN – 15: … Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin (Allah’a ulaşmayı dilediği için Allah’ın da Kendisine ulaştırmak istediği kişinin) üzerine (başının üzerine) Allah’a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrinden tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.

2. Kalbe İman Yazılır.

MUCÂDELE – 22: … İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir). Ve onları, altından nehirler akan cennetlere dahil edecek. ...

3. Günahlar Sevaba Çevrilir

FURKÂN – 70: Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) ve salih amel yaparsa, o takdirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Allah, Gafur’dur. ...

4. Ruh Vücudu Terk Eder.

NEBE – 39: İşte o gün (mürşidin eli Hakk’a ulaşmak üzere öpüldüğü ve ona tâbî olunduğu gün), Hak günüdür. Dileyen (Allah’a ulaşmayı dileyen) kişi, kendisine Rabbine ulaştıran (yolu, Sıratı Mustakîm’i) yol ittihaz eder. (Allah’a ulaşan kişiye Allah) meab (sığınak, melce) olur.

5. Fizik Vücut Allah’a Kul Olmaya Başlıyor.

RA’D – 36: Kendilerine kitâp verilenler sana indirilene sevinirler. Gruplardan, onun bir kısmını inkâr edenler şöyle de: “Ben, sadece Allah’a kul olmakla ve O’na şirk koşmamakla emrolundum. O’na davet ediyorum ve dönüşüm O’nadır (meabım, sığındığım, dönüş yerim O’dur).”

6. Salih Amel (Zikir) Başlaması.

ZUMER – 23: Allah, İhdas ettiği (nurlarını) ahsen olanlarını (rahmet, fazl ve salâvâtı), ikişer ikişer (salâvât-rahmet ve salâvât-fazl), Kitab’a müteşabih olarak indirdi. Rab’lerinden huşû duyanların ciltleri ondan ürperir. Sonra onların ciltleri ve kalpleri Allah’ın zikriyle yumuşar, sükûnet bulur (yatışır). İşte bu, Allah’ın hidayetidir, dilediğini onunla hidayete erdirir. ...

7. İradenin Güçlenmesi.

BAKARA – 257: Allah, âmenû olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) dostudur, onları (onların nefslerinin kalplerini) zulmetten nura çıkarır. Ve kâfirlerin dostları taguttur (onlar, şeytanı dost edinirler, şeytan kimseye dost olmaz), onları (onların nefslerinin kalplerini) nurdan zulmete çıkarırlar.

İşte kurtuluşa erenler, Allah'ın dostu olanlar, Allah'a ulaşmayı dileyen ve tövbe edenler bunlardır. Tek bir dilek, o dilek ama kalbimizden Allah'a ulaşmayı dilemek olmalı. İşte 14 asır evvel sahâbenin hepsi Zümer 17'ye göre Allah'a ulaşmayı dilediler ve ekranda gördüğünüz bu slaytımız, nebîlerin hası, mürşidlerin hası, Nebîler Sultanı Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz'e tâbî oldular, tövbe ettiler ve 7 ni’meti aldılar.

Şimdi bir insan kendi kendine tövbe ederse ne olur? Bir insan Hacet namazıyla Allah'ın kendisine gösterdiği mürşidin önünde tövbe ederse ne olur? Kendi kendine tövbe ettiği zaman bire 10 kazanır. Ama mürşid önünde bu tövbeyi yaptığı zaman devrin imamının ruhu başının üzerine gelip yerleşir, günahları sevaba çevrilir, kalbe îmân yazılır, ruh vücuttan ayrılır, Sırat-ı Müstakîm'e ulaşır, iki çift nur gelmeye başlar kalbine, bire 700 kazanmaya başlar ve iradesi güçlenir. Ama kendi kendine tövbe ettiği zaman kesinlikle devrin imamının ruhu gelmez, günahlar sevaba çevrilmez, kalbe îmân yazılmaz, ruh vücuttan ayrılmaz, nur gelmez, bire 10 kazanır ve irade güçlenmez.

MÜRŞİD ÖNÜNDE YAPILAN TÖVBE

1. DEVRİN İMAMININ RUHU BAŞININ ÜZERİNE GELİR  MU’MİN-15

2. GÜNAHLARI SEVABA ÇEVRİLİR  FURKÂN-70

3. KALBE İMAN YAZILIR  MUCÂDELE-22

4. RUH VÜCUTTAN AYRILIR  NEBE-39

5. İKİ ÇİFT NUR GELMEYE BAŞLAR  ZUMER-23

6. 1’E 700 KAZANMAYA BAŞLAR  BAKARA-261

7. İRADE GÜÇLENİR  BAKARA-257

KENDİ KENDİNE YAPILAN TÖVBE

1. DEVRİN İMAMININ RUHU GELMEZ

2. GÜNAHLAR SEVABA ÇEVRİLMEZ

3. KALBE İMAN YAZILMAZ

4. RUH VÜCUTTAN AYRILMAZ

5. NUR GELMEZ

6. 1’E 10 KAZANIR

7. İRADE GÜÇLENMEZ

İşte Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in: “Sakına, sakın şeytan sizi Allah'ın affına güvendirerek aldatmasın.”

Şeytanın insanın Allah'ın affına güvendirerek aldattığı kişiler kimlerdir? “Benim başka kimseye ihtiyacım yok. Ne gerek var mürşide?” diyenler. Halbuki mürşidsiz asla din yaşanamaz.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20267 dk okuma0