Muhterem Hocam, Allah’a en çok hamd eden Peygamberin ümmeti olarak bizler Allah’a olan hamdimizi nasıl arttırabiliriz?

Soru

Muhterem Hocam, Allah’a en çok hamd eden Peygamberin ümmeti olarak bizler Allah’a olan hamdimizi nasıl arttırabiliriz?

Cevap

Suali bir kere daha tekrar edecek olursak: Allah'a en çok hamd eden peygamberin ümmeti olarak bizler Allah'a olan hamdimizi nasıl arttırabiliriz? Tabiî ki zikirle. Saff Suresi'nin 6. âyet-i kerimesinde Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in bir ismi Ahmed.

61/SAFF-6 Ve iz kâle îsebnu meryeme yâ benî isrâîle innî resûlullâhi ileykum musaddikan li mâ beyne yedeyye minet tevrâti ve mubeşşiren bi resûlin ye’tî min bagdîsmuhû ahmed(ahmedu), fe lemmâ câehum bil beyyinâti kâlû hâzâ sihrun mubîn(mubînun). Ve Meryemoğlu İsa (A.S) şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Muhakkak ki ben, elimdeki Tevrat’ta olan her şeyi tasdik eden ve benden sonra gelecek, ismi Ahmed olan Resûl ile müjdeleyen, size (gönderilmiş) Allah’ın Resûl’üyüm.” Fakat onlara beyyineler (mucizeler, deliller) getirdiği zaman onlar: “Bu apaçık sihirdir.” dediler.

Gerçekten de insanla Allah arasındaki ilişkide en üst noktada devrin imamı var ve Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) asaleten devrin imamıdır. Dolayısıyla O en çok şükredendi, en çok hamd edendi. Kısacası hangi konuda ele alırsak alalım Peygamber Efendimiz (S.A.V) insanların içerisinde en zirve noktada yer alıyor.

İnsanoğlu normal standartlarda Allah'ın verdiklerine sadece sözleriyle Allah'a hamd edebilir. Ama hamdinizi eda etmenin bir şeylerle birlikte teçhiz edilmesi lazım. Hamd ve şükür bir sözlü dua olarak tamam. Ama bir de fiilî duanın gerçekleşmesi lazım.

Allahû Tealâ’ya hamd etme standartları bizim Allah'a yakınlaşma derecemizle paralel bir dizayn gösterir. Allah ile olan ilişkilerimizde gelişecek olan 7 safhalık bir dizayn hamdimizi adım adım arttıracak bir dizayndır. Nefsimizin kalbindeki nurlar arttıkça hamdimiz artacaktır.

Hamd, mutlulukla paralel olan; mutluluğu yaşadıkça da içimizden gelen, Allah'a yönelen bir güzelliktir.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20261 dk okuma1