Muhterem Hocam, Allah’a göre cahil kimdir?
Soru
Muhterem Hocam, Allah’a göre cahil kimdir?
Cevap
"Kur’ân-ı Kerim’e göre bütün insanların filmini çekecek olursak, röntgenini çekecek olursak üç grup insanla karşılaşıyoruz: Cahiller, ilim verilenler ve ilim sahipleri. Cahiller zanlarına tâbî olanlardır.
CAHİLLER - ZANLARINA TÂBÎ OLANLAR
1. NİSÂ-157 …. Ve muhakkak ki onun hakkında ihtilafa (anlaşmazlığa) düşenler, ondan (bu hususda) mutlaka şüphe içindeler. Onların, onunla ilgili olarak, zanna tâbî olmaktan başka bir ilimleri (bilgileri) yoktur. Ve onu kesinlikle öldürmediler (öldüremediler).
2. ENÂM-116 Ve yeryüzünde bulunanların çoğuna itaat edersen, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar, ancak zanna tâbî olurlar. Ve onlar, ancak yalan uydururlar.
3. ENÂM-148 … De ki: “Sizin yanınızda ilimden bir şey var mı? Öyleyse (varsa) onu bize çıkarın. Siz ancak zanna tâbî oluyorsunuz. Ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.”
4. YÛNUS-36 Ve onların çoğu zandan başka bir şeye tâbî olmaz. Şüphesiz zan, haktan bir şey kazandırmaz. Muhakkak ki Allah, onların yaptıklarını bilendir.
5. YÛNUS-66 …Allah’tan başka ortaklara dua edenler (ibadet edenler) neye tâbî oluyorlar? Ancak zanna tâbî olurlar ve onlar sadece tahmin ederler (yalan uydururlar).
6. NECM-23 … Allah onlara hiçbir sultan (delil) indirmedi. Onlar sadece zanna ve nefslerinin arzuladığı şeylere tâbî oluyorlar. Ve andolsun ki, onlara Rab'lerinden hidayet geldi.
7. NECM-28 Ve onların (melekler konusunda) bir ilmi yoktur. Onlar sadece zanna tâbî olurlar. Ve muhakkak ki zan, Hak’tan yana hiçbir şeye fayda sağlamaz.
Bu âyetlere baktığımız zaman insanlar Allah’ın âyetlerini bilmiyorlar ve zanlarına tâbî oluyorlar. Onların melekler konusunda bir ilmi yoktur. Onlar sadece zanlarına tâbî olurlar. Muhakkak ki zan, haktan hiçbir şey fayda sağlamaz. İşte sevgili kardeşlerim, bir cahiller var. İki, ilim verilenler var. İlim sahipleri, yani ma’rufu emreden, münkerden nehyedenler. İlim sahipleri, öğretenler.
İLİM SAHİPLERİ (ÖĞRETENLER)
1. KUR’ÂN’IN LAFZINI ÖĞRENENLER
CUMA-2: Ümmîler arasında, kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder (nefslerini temizler), onlara Kitab’ı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve hikmeti öğretir. …
2. KUR’ÂN’IN RUHUNU ÖĞRENENLER
ÂLİ İMRÂN-20: … "Ben ve bana tâbî olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah’a teslim ettik." O kitap verilenlere ve ümmîlere: "Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah’a) teslim ettiniz mi?" de. Eğer teslim ettilerse, o taktirde, hidayete ermişlerdir.
3. HİKMETİ ÖĞRENENLER
NİSÂ-113: Ve eğer Allah’ın fazlı ve rahmeti senin üzerine olmasaydı, onlardan bir grup mutlaka seni saptırmaya kastedecekti. Ve onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar. Ve sana hiçbir şeyle zarar veremezler. Ve Allah, sana Kitab’ı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti. Ve Allah’ın senin üzerindeki fazlı çok büyüktür.
4. HİKMETİN ÖTESİNİ ÖĞRENENLER
BAKARA-151: Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup, açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitab’ı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
5. MA'RUFLA EMREDEN MÜNKERDEN NEHYEDENLER
ÂLİ İMRÂN-104: Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin, ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.
6. RESÛLLER
ÂRAF-62: Size Rabbimin risalelerini (gönderdiklerini) tebliğ ediyorum (ulaştırıyorum). Ve size nasihat ediyorum (öğüt veriyorum). Ve sizin bilmediğiniz şeyleri ben Allah’tan öğreniyorum (biliyorum).
7. DEVRİN İMAMLARI
ENBİYÂ-73: Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.
SECDE-24: Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize yakîn hasıl etmiş oldukları için.
Kur’ân bu üç grup insanı tarif ediyor. O zaman cahil kimdir? Cahil, Kur’ân’ı bilmeyen, kendi zannına tâbî olan, âyetlerden gâfil olan kişidir. Ahzâb Suresinin 72. âyet-i kerimesine baktığımız zaman Allahû Tealâ:
33/AHZÂB-72 İnnâ aradnâl emânete alâs semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehal insân(insânu), innehu kâne zalûmen cehûlâ(cehûlen).
Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik (sunduk, teklif ettik). Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ve insan onu yüklendi. Muhakkak ki o (nefs), çok zalimdir, çok cahildir.
Hem zalimdir, hem de çok cahildir. Yaratılışa bakacak olursak fizik vücudumuz, nefsimiz, ruhumuz ve nefse %100 tesir eden şeytan; böyle bir dizayn içerisinde olaya baktığımız zaman herkes cahildir. 19 negatif özelliğin sahibi, cehalet içerisinde.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLERİN 19 NEGATİF ÖZELLİĞİ
1. Allah’ın âyetlerinden gâfildir. Yûnus-7 / Nahl-78
2. Şirktedir. Zumer-65
3. Küfürdedir. Sebe-20
4. Dalâlettedir. Ra’d-27
5. Sağır, kör ve dilsizdir, ölüdür. Bakara 18-171 / Zuhrûf 40 / En’âm 39 -122 / Enfâl 24
6. Fısktadır. Bakara-26
7. Şeytanın kulu ve dostudur. Bakara-257 / Zumer-17
8. Dinde fırkalara ayrılmıştır. En’âm-43
9. Zalimdir (nefsine zulmedendir). Mâide-51 / İbrâhîm-27
10. Cahildir (akletmeyendir). Bakara-13 / Bakara-142
11. İsyandadır. Yûnus-11
12. Sebîlel gayy’dadır. Arâf-146
13. Fitnededir. A’râf-27 / Enfâl-28
14. Birbirine düşmandır. Âli İmrân-103
15. Amelleri boşa giden (hüsranda). Zumer-65
16. Takva sahibi değildir. Rûm-32
17. Mü’min değildir. Sebe-20
18. Hidayette değildir. Yûnus-45
19. Gideceği yer cehennem. Mu’minûn-103 / A’râf-178
Bir defa bütün cahiller cehaletlerinin gereği olarak Allah yolunda değillerdir. Cahillerin temel vasfı Allah’ın âyetlerinden gâfil olmak, Allah’ın âyetlerini bilmemektir. İnsanların %90’dan fazlasının cehenneme gitmesinin arkasında sadece bu cehalet var. Cehalet ilimsizlik demektir. Yani Kur’ân’ı bilmemektir.
ORTAK AKIL
NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır.
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilâlar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır.
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4. Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8. Sekînet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12. Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhid
Nerede cahillik başlar, nerede âlimlik başlar? Bunun ölçüleri insanlara göre değişir. Birinci grup cahiller gerçekten hiçbir ilmin sahibi olmayanlardır. Cahillerin ikinci grubu bilim sahibi olan ama ilimleri ne kendilerine ne de başkalarına fayda sağlamayanlardır. İşte birinci grup cahiller Allah’a ulaşmayı dilemeyen, ikinci grup cahiller dilemeyip başkasının dilemesine mâni olan, faydasız ilmin sahibi. İkisinin gideceği yer cehennem. Ama bir de ilim verilenler var. Yedi grup insan. Onlar ilim verilenler ve Allah’a ulaşmayı dileyenler. İşte 7 âyet-i kerimede öğrenenler, ilim verilenler, cahiller, öğrenenler ve öğretenler.
İLİM VERİLENLER (ÖĞRENENLER)
1. NAHL-27: Sonra kıyâmet günü (Allah), onları alçaltacak. Ve onlara: "Ortaklarım nerede?" diyecek. "Onlar için ayrılıklara düştünüz." Kendilerine ilim verilenler şöyle dedi: “Muhakkak ki rezillik ve azap, bugün kâfirlerin üstündedir.”
2. İSRÂ-107: De ki: “O’na inanılsın veya inanılmasın, O’ndan önce kendilerine ilim verilen kimseler, onlara (Kur’ân’ın secde âyetleri) okunduğu zaman, secde ederek çeneleri üstüne kapanırlar.”
3. HACC-54: Ve kendilerine ilim verilenlerin, onun söylediklerinin Rabbinden bir hak olduğunu bilmeleri, O’na îmân etmeleri, onların kalplerinin O’nu (Allah’ı) idrak etmesi içindir. Muhakkak ki Allah, âmenû olanları mutlaka Sıratı Mustakîm’e hidayet edendir.
4. KASAS-80: Ve ilim verilenler: “Size yazıklar olsun! Âmenû olan ve salih amel (nefs tezkiyesi) yapanlar için Allah’ın sevabı daha hayırlıdır. Buna, sabredenlerden başkası mülaki olmaz.” dediler.
5. ANKEBÛT-49: Hayır O (Kur’ân-ı Kerim), ilim verilenlerin sinelerinde beyan olunan âyetlerdir. Ve zalimler hariç, onlar âyetlerimizi bile bile inkâr etmezler.
6. RÛM-56: Ve ilim ve iman verilenler: “Andolsun ki Allah’ın Kitabı’ndaki beas (yeniden diriliş) gününe kar (mezarda) kaldınız.” dediler. İşte bu beas günüdür. Lâkin siz bilmiyordunuz.
7. MUHAMMED-16: Ve seni dinleyenlerden bir kısmı, senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine ilim verilenlere: “Biraz önce (O) ne dedi?” dediler. İşte onlar, Allah’ın kalplerini mühürledikleri kişilerdir ve onlar hevalarına tâbi olanlardır.
O zaman cahiller, cahiller Allah’ın âyetlerinden gâfil olanlar, cahiller Allah’ın âyetlerini bilmeyenlerdir. Allah razı olsun."