Muhterem Hocam, Allah’a güveniyoruz da yetersiz kaldığımız, umudumuzu kestiğimiz zamanlar oluyor. Bu konuda doğru düşünce sistemimiz nasıl olmalıdır?
Soru
Muhterem Hocam, Allah’a güveniyoruz da yetersiz kaldığımız, umudumuzu kestiğimiz zamanlar oluyor. Bu konuda doğru düşünce sistemimiz nasıl olmalıdır?
Cevap
İki grup insan var: Ümitliler ve ümitsizler. Allahû Tealâ, Zumer Suresinin 53. âyet-i kerimesinde:
39/ZUMER-53 Kul yâ ıbâdiyellezîne esrefû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetillâh(rahmetillâhi), innallâhe yagfiruz zunûbe cemîâ(cemîan), innehu huvel gafûrur rahîm(rahîmu).
De ki: "Ey nefsleri üzerine israf yüklemiş (haddi aşmış) kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Muhakkak ki Allah, günahların hepsini mağfiret eder (sevaba çevirir). O, muhakkak ki O; Gafûr’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderen)."
Öyleyse Kur’ân-ı Kerim’e baktığımız zaman iki grup insanla karşılaşıyoruz: Allah’ın rahmetinden ümit kesenler, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyenler.
Allah’ın rahmetinden ümit kesenler, onlar Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerdir. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyenler, onlar da Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir.
ALLAH’IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESENLER
1. HİCR-56 "Dalâlette olanlardan başka, kim Rabbinin rahmetinden ümidini keser?" dedi.
RA'D-27 Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).”
2. ANKEBUT-23 Allah'ın âyetlerini ve O'na mülâki olmayı inkâr edenler; işte onlar, rahmetimden ümidi kestiler. Ve işte onlar ki; onlar için elîm azap vardır.
3. KEHF-105 İşte onlar, Rab'lerinin âyetlerini ve O'na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu. Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
ALLAH’IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESMEYENLER
1. ZUMER-53 De ki: "Ey nefsleri üzerine israf yüklemiş kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Muhakkak ki Allah, günahların hepsini mağfiret eder. O, muhakkak ki O; Gafûr'dur, Rahîm'dir."
ZUMER-54 Ve Rabbinize (Allah'a) yönelin (ruhunuzu Allah'a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O'na (Allah'a) teslim olun. (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
2. EN'ÂM-12 De ki: “Semalarda ve yeryüzünde olan şeyler kimin?” “Hepsi Allah’ındır!” de. Allahû Tealâ, kendi üzerine rahmeti yazdı. Hakkında şüphe olmayan kıyâmet gününde, sizleri mutlaka toplayacak. O kimseler ki; nefslerini hüsrana düşürdüler, onlar mü’min değildirler.
EN'ÂM-54 …“Selâm üzerinize olsun. Rabbiniz, kendi üzerine "rahmeti" yazdı. Öyle ki; sizden, kim cahillikle bir kötülük yapar, sonra onu yaptıktan sonra tövbe eder ve ıslâh olursa, o taktirde muhakkak ki O (Allah), Gafûr’dur , Rahîm'dir.”
3. ZUMER-17 Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Ama Allah’a ulaşmayı dilemeyen, Allah’ın rahmetinden ümit kesenlerdir. Çünkü kimdir Allah’ın rahmetinden ümit kesenler? Dalâlette olanlar. Kişi, herkes başlangıçta dalâlette. Dalâletten kurtulmak bir tek dilektir: Kalben Allah’a ulaşmayı dilemek. Dilediği an Allahû Tealâ onu dalâletten kurtarıyor. Başlangıçta herkes dalâlette ama bir dilekle kişi dalâletten kurtulabilir.
Ümit, bir şeyin olması konusunda pozitif düşünce sistemimizdir. Allah’ın bir güzelliğine ulaşmayı ümit etmek, bir mükâfatı ümit etmek, güzel bir şeyler ümit etmek söz konusudur. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyenler kesinlikle Allah’a ulaşmayı dileyenler. Allah’a ulaşmayı inkâr edenler Allah’ın rahmetinden ümit kesenler.
İşte Zümer 53 ve 54, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyenler, Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir. Ama Ankebût 23, Kehf 105, onlar da Allah’ın rahmetinden ümit kesenlerdir.