Muhterem Hocam, Allah’a inanmak Müslüman olmak için yeterli midir?

Soru

Muhterem Hocam, Allah’a inanmak Müslüman olmak için yeterli midir?

Cevap

Hayır, yeterli değil. Bir ilave yapmamız lâzım. Mutlaka Allah’a ulaşmayı dilemek lâzım. Hiç kimse Allah’a ulaşmayı dilemeden Müslüman olamaz.

Gerçekten de iki âyet-i kerimeyi baktığımız zaman Allahû Tealâ bize bunun hakikatini bildiriyor. Neml Suresinin 80, 81 âyet-i kelimeleriyle Rûm Suresi 52, 53 âyet-i kerimeleri:

27/NEML-81 Ve mâ ente bi hâdîl umyi an dalâletihim, in tusmiu illâ men yu’minu bi âyâtinâ fe hum muslimûn(muslimûne).

Ve sen, körleri dalâletlerinden (çevirip) hidayete erdirecek değilsin. Sen, ancak âyetlerimize inananlara işittirebilirsin. İşte onlar, teslim olanlardır.

27/NEML-82 Ve izâ vakaal kavlu aleyhim ahracnâ lehum dâbbeten minel ardı tukellimuhum ennen nâse kânû bi âyâtinâ lâ yûkınûn(yûkınûne).

Ve onların üzerine (Allah’ın Kitap’ta söylediği) söz vuku bulunca, onlara arzdan dabbe çıkardık (çıkarırız). İnsanların (Kitap’taki) âyetlerimize yakîn hasıl etmediklerini söyleyecek.

27/NEML-52 Fe tilke buyûtuhum hâviyeten bimâ zalemû, inne fî zâlike le âyeten li kavmin ya’lemûn(ya’lemûne).

İşte onların zulümleri sebebiyle çökmüş olan evleri! Muhakkak ki bilen kavim için bunda, mutlaka bir âyet (delil) vardır.

27/NEML-53 Ve enceynellezîne âmenû ve kânû yettekûn(yettekûne).

Ve âmenû olan (Allah’a ulaşmayı dileyen) ve (bu sebeple) takva sahibi olanları kurtardık.

Sen ölülere işittiremezsin, ve arkasını dönüp kaçan sağırlara da Allah’ın davetini işlettiremezsin. Demek ki başlangıçta bütün insanlar ölü, sağır, dilsiz ve kör.

Başlangıç noktasında bütün insanlar Dalâlette, âyetlerden gafil. Âyetlerden gafil oldukları için ölü vaziyetteler. Ama ölü vaziyette dalâlette, âyetlerden gafil olan insanları Allahû Tealâ’nın katından hidayetçiler âyetleri tilâvet etmek suretiyle onları Allah’a davet ediyorlar, yani hidayete davet ediyorlar.

Öyleyse Müslüman kimdir? Müslüman işiten kişidir. Kim Müslüman olmazsa ateşe girer ama İslâm olan ateşten kurtulur.

İşte İslâm olabilmek için âyetlere îmân etmek lâzım. Gerçekten Mülk Suresinin 8, 9, 10 âyetlerine baktığımız zaman:

67/MULK-8 Tekâdu temeyyezu minel gayz(gayzi), kullemâ ulkıye fîhâ fevcun seelehum hazenetuhâ e lem ye’tikum nezîr(nezîrun).

(Cehennem) nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya herbir grup atılışında onun (cehennemin) bekçileri onlara: “Size nezir (uyarıcı) gelmedi mi?” diye sordu.

67/MULK-9 Kâlû belâ kad câenâ nezîrun fe kezzebnâ ve kulnâ mâ nezzelallâhu min şey'in entum illâ fî dalâlin kebîr(kebîrin).

Onlar (cehenneme atılanlar) dediler ki: “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.”

67/MULK-10 Ve kâlû lev kunnâ nesmeu ev na'kılu mâ kunnâ fî ashâbis saîr(saîri).

Ve: “Eğer biz işitmiş veya akıl etmiş olsaydık, alevli ateş halkı arasında olmazdık.” dediler.

Öyleyse teslim olanların hepsi cehennemden kendilerini kurtaranlardır. Ancak cehenneme girenler onlar isyan edenlerdir. Onlar ölü olanlardır, onlar âyetlerden gafil olanlardır, onlar sağır, dilsiz ve körlerdir. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 20 Ekim 2026Son güncelleme: 20 Ekim 20263 dk okuma0