Muhterem Hocam, Allah'a kul olmak ne demektir?

Soru

Muhterem Hocam, Allah'a kul olmak ne demektir?

Cevap

Yaratılış gayemiz tabiî ki Allah'a kul olmak. Kur’ân-ı Kerîm'de Zâriyât 56'da Allahû Tealâ:

51/ZÂRİYÂT-56 Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûni.

Ve Ben, insanları ve cinleri (başka bir şey için değil, sadece) Bana kul olsunlar diye yarattım.

Hedefimiz, yaratılış gayemiz Allah'a kul olmak. Allah'a olan bağlılığının, O'nun emirlerine itaatin, Allah ile doğan samimiyetin simgesine kulluk denilmektedir.

Allahû Tealâ tüm insanları Allah'a kul olma hedefine yönelik yaratmıştır. Kulluğa ulaşan herkes Allah'ın esas gayesi olan mutluluğun sahibi olur. Allah'a kul olmak bir anda gerçekleşen bir olgu değildir. Allah'ın kulu olmaya adım adım hedeflere ulaşmak söz konusudur. Allah'a kul olmaya adım atmak, Allah'a ulaşmayı dilemekle gerçekleşir. Bütün kutsal kitaplar insanları Allah'a kul olmaya ve mutluluğu yaşamaya davet eder. Kurtuluş reçetesi Allah'a kul olmanın üzerine dizayn edilmiştir.

Hadîs-i şerifte:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Sahih Buhari (2756)

Muaz b. Cebel (r.a.) şöyle anlatmaktadır:

“Ey Muaz! Allah’ın kullar üzerindeki hakkı ve kulların Allah üzerindeki hakkı nedir, biliyor musun?” dedi.

Ben, “Allah ve Resûlü daha iyi bilirler.” dedim.

Şöyle buyurdu: “Allah’ın kullar üzerindeki hakkı, hiçbir şeyi ortak kılmadan O’na ibadet etmeleridir.

Kulların Allah üzerindeki hakkı ise, Kendisine hiçbir şeyi ortak koşmayanlara azap etmemesidir.”

Ben, “Ey Allah’ın Resûlü! İnsanlara bu haberin müjdesini vermeyeyim mi?” dedim.

“Onlara müjde verme ki, güvene kapılmasınlar!” buyurdu.

İşte insanla Allah arasındaki ilişkide başlangıç noktasında herkes şeytanın kulu ve dostu durumundadır. Ama Allah'ın katından hidayetle gelen, hidayet davetine muhatap olan insanlardan her kim davete icabet eder, Allah'a ulaşmayı dilerse Zumer 17'ye göre o zaman bu dilek o kişiyi şeytana kul olmak ve dost olmaktan mutlaka kurtarır ve Allah'ın kulu ve dostu olur.

39/ZUMER-17 Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâdi.

Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!

Öyle ise şeytana kul olmak ve dost olmaktan kurtulmak, Allah'a kul olmak ve dost olmak sadece bir dilektir. Bu dilek, kişinin kalpten Allah'a ulaşmayı dilemesidir. Kim kalpten Allah'a ulaşmayı dilerse o Allah'a kul olur.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tirmizî, Da'vât, 112.

"Kul olmak, duanın kabul edilerek ruhunun yükselerek Allah'a ulaşmasıdır."

Öyleyse kim ki hayattayken ruhunu Allah'a ulaştırmayı dilerse mutlaka onun duası kabul olur ve mutlaka o kişi şeytana kul olmaktan kurtulup Allah'a kul olur. Yâsîn Suresi'nin 60-61. âyet-i kerimelerinde Allahû Tealâ: “Ey Âdemoğlu, şeytana kul olmayacağınıza. O sizin düşmanınızdır. Bana kul olun. Bu da Sıratı Mustakîm'in üzerinde bulunmaktır.” diye sizden ahd almadım mı?

36/YÂSÎN-60 E lem a’had ileykum yâ benî âdeme en lâ ta’budûş şeytân(şeytâne), innehu lekum aduvvun mubîn(mubinun).

Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.

36/YÂSÎN-61 Ve eni’budûnî, hâzâ sırâtun mustekîm(mustekîmun).

Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.

Öyleyse Allahû Tealâ kul olması gereken fizik vücutlarımızdan ezelde şeytana kul olmaktan kurtulup Allah'a kul olmak...

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 23 Ekim 2026Son güncelleme: 23 Ekim 20263 dk okuma0