Muhterem Hocam, Allah’a olan şükrümüzü nasıl arttırabiliriz?

Soru

Muhterem Hocam, Allah’a olan şükrümüzü nasıl arttırabiliriz?

Cevap

İbrâhîm Suresi’nin 7. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ: “Şükrederseniz ni’metimi artırırım.”

14/İBRÂHÎM-7 Ve iz teezzene rabbukum le in şekertum le ezîdennekum ve le in kefertum inne azâbî le şedîd(şedîdun).

Ve o zaman Rabbiniz size bildirmişti ki; eğer şükrederseniz (ni’metlerinizi) artırırım, eğer küfredenlerden olursanız muhakkak ki azabım şiddetlidir.

Zikir şükrün bir göstergesidir. Tezkiye kademelerinde hep daha çok Allah’a şükreden birisi olmak söz konusudur. Zikrimizi artırdığımız zaman, daimî zikre ulaştığımızda Allahû Tealâ’ya devamlı şükreder hâle geliyoruz. Şükrün en üst boyutuna hikmet ve hikmetin ötesinde ulaşır.

Onun için hep “Ya îmân ya isyan, ya ahlâk ya helâk, ya cennet ya cinnet, ya izzet ya zillet ve ya şükür ya küfür.” diyoruz.

İşte gerçekten de şükredenlerden olmak en üst boyutu mutlaka daimî zikir ve hikmet kademesine ulaşmayı gerektiriyor.

Birçok âyet-i kerimede de Allahû Tealâ, Nisâ Suresi’nin yanılmıyorsam 147. âyet-i kerimesinde ne diyor Allahû Tealâ? “Eğer şükrederseniz Allah size niye azap etsin ve âmenû olursanız?”

4/NİSÂ-147 Mâ yef’alullâhu bi azâbikum in şekertum ve âmentum. Ve kânallâhu şâkiran alîmâ(alîmen).

Eğer siz şükrederseniz ve âmenû olursanız (yaşarken Allah’a ulaşmayı dilerseniz ve mürşidinize ulaşıp tâbî olursanız, böylece kalbinizin içine îmân yazılıp mü'min olursanız), Allah size azap etmez. Ve Allah Şâkir'dir (şükrün karşılığını verendir), Alîm'dir (en iyi bilendir).

Tabiî, yani mü’min olup da şükredenlerden olursanız Allah size azap etmez.

Öte yandan Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Zikirden daha çok kişiyi Allah’ın azabından kurtaracak başka bir vasıta yok.” O zaman şükrümüzün edasının en üst noktası zikirle gerçekleşir.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20262 dk okuma0