Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmak demek, Allah’a derdimizi anlatabilmek mi demektir? Hiçbir şeyi anlatamıyoruz. Çünkü bizi dinlemiyor. “Bana öyle bir irade, öyle bir akıl ver ki seni

Soru

Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmak demek, Allah’a derdimizi anlatabilmek mi demektir? Hiçbir şeyi anlatamıyoruz. Çünkü bizi dinlemiyor. “Bana öyle bir irade, öyle bir akıl ver ki seni isteyebileyim. Bunu da vermiyor.” Allah’a ulaşmak demek ne demektir?

Cevap

Vermiş ama farkında değil. Ne diyor kişi? “Bana öyle bir irade ver…” İradeyi vermiş.

“Öyle bir akıl ver ki...” Ama iradesini kullanmayan kişi, Allah istikametinde, Allah yönünde tercihini, iradesini kullanmayan, akletmeyendir.

Ve “Seni isteyebileyim.” Aslında kişi iradesiyle Allah’ı isterse, irade kendisinde var.

Öyle oluyor, istemiyor, akletmiyor ama burada da Allah’ı düşünüyor.

Halbuki Allah’ın indirdiği kutsal kitaplar, kutsal kitapları bizlere açıklayan bütün resûller bizi Allah’ı dilemeye davet ediyor.

Ama dilemeyen kişi, dünyaya meylediyor. Dünyaya meyleden kişi, şeytana itaat ediyor.

Allahû Tealâ yarattığı insanların hepsiyle ilgilenemez mi? Hepsiyle ilgileniyor.

Kıyâme 36’da:

75/KIYÂME-36 E yahsebul insânu en yutrake sudâ(sudân).

İnsan başıboş (sorumsuz) bırakılacağını mı zannediyor?

“Allah’ın insanı başıboş yarattığını mı zannediyor?”

Dehr Suresinin 3. âyet-i kerimesinde:

76/Dehr (DEHR)-3 İnnâ hedeynâhus sebîle immâ şâkiran ve immâ kefûran.

Muhakkak ki Biz, onu (Allah’a ulaştıran) yola hidayet ettik. Fakat o, ya (Allah’a ulaşmayı diler) şükreden olur, ya da (Allah’a ulaşmayı dilemez) küfreden olur.

“Biz onu yola ulaştırırız ama dileyen şükreder, şâkirlerden olur. Dileyen küfreder, kâfirlerden olur.”

İblis insanları küfre, Allah insanları şükre.

Şimdi kimdir şükreden? Allah’a itaat eden, Allah’a ulaşmayı dileyen.

Kimdir küfreden? Allah’a ulaşmayı dilemeyen. Küfreden, Allah’a ulaşmayı dilemiyor, nefsine meylediyor. Dünya hayatına meylediyor. Ve dünya hayatına meylettiği için de şeytana itaat ediyor.

Kur’ân-ı Kerim’de hedefler ve vasıtalar var.

Şu büyük vakıayı hiç unutmayalım. Allahû Tealâ ezelden hepimizin sahibidir. İnsan olarak yarattığı herkesi sever. Herkesle ayrı ayrı ilgilenir. Sizden sizin mutlu olmanızın dışında hiçbir şey istemez. Herşey, sizin mutluluğunuzu yaşayabilmenize göre dizayn edilmiş.

Fakat Yaratıcı’nın bizlere mutluluğu sağlayacak olan emirlerini dikkate almadığımız süre içerisinde o mutluluğu yaşayamayız. Unutmayın, Allah’a teslim olmak üzerimize vazifedir. Hakkımız mutluluktur.

Evet. Teslim olmak vazifemiz, mutlu olmak hakkımız.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 3 Ekim 2026Son güncelleme: 10 Ekim 20262 dk okuma0