Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı diledim. Fakat hiçbir değişiklik olmadı, anlattıklarınızı yaşamak istiyorum. Bu konuda ne buyurursunuz?
Soru
Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı diledim. Fakat hiçbir değişiklik olmadı, anlattıklarınızı yaşamak istiyorum. Bu konuda ne buyurursunuz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Efendimiz bize bir kıssa anlatıyor: Tilki ile kurt beraber bulunuyorlar. Kurt, tilkiye diyor ki: “Bana bak,” diyor, “gözlerim şu anda çakmak çakmak mı?” "Hayır." diyor. “Kulaklarım dikildi mi?” "O da yok." diyor. “Kuyruğum dikildi mi?” "O da yok." diyor. “Şimdi göreceksin,” diyor. “Şu karşıdaki atı. Ben üstüne atlayacağım ve ondan sonra afiyetle ikimiz birlikte yiyeceğiz, tamam mı?” "Tamam." Tilki sadece dinliyor. Fakat at bunları duyuyor ve bitiminden sonra, kurt tam üzerine atlamak üzereyken, at bir çifte atıyor, yedi metre yüksekten kurdu öbür tarafa itiyor. Kurt bayılıyor tabiî. Tilki üzerine gidiyor: “Ey kurt kardeş,” diyor, “şu söylediklerin var ya, şimdi hepsi birden oldu. Şu anda kulakların da dikildi, gözlerin de çakmak çakmak, kuyruğun da dikildi.”
Öyleyse sevgili kardeşlerim, bu kıssaya benzer. Kim kalpten ulaşmayı dilediyse, gözleri çakmak çakmak olur mu? Kim kalpten ulaşmayı dilediyse, kulakları dikilir mi? Kim kalpten ulaşmayı dilediyse, mutlaka idrak eder mi?
Evet, çünkü Allah’ın vaadi var. Rahîm esmasıyla tecelli eder. O zaman, ey sevgili kardeşim, “Ulaşmayı diledim fakat bir değişiklik olmadı.” diyorsan, dili kalbe indirmemişsin.
Mevlânâ ne diyor: “Dili kalbe indirdim, döndüm Mevlânâ gibi.” Yani dilinle söylediğini ne yapacaksın? Kalbine indireceksin, kalpten söyleyeceksin.
Başka bir deyimle, kapıyı içten açacaksın. Bir kapıyı dıştan açmak var, bir de içten açmak var. Dıştan açmaya gelenler Allah ve temsilcileridir. İçten açmayı gelen ise dileyen kişidir. Mürşid dıştan açan kişi, mürid ise içten açan kişi.