Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı dilemeden İslam’ın 5 şartıyla cennete girilemez mi? Açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı dilemeden İslam’ın 5 şartıyla cennete girilemez mi? Açıklar mısınız?

Cevap

"Hayır. Sevgili kardeşlerim, şimdi Allah’ın koyduğu 7 hedef emre bakalım. Birinci safha Allah’a ulaşmayı dilemek. İkinci safha Allah’ın tayin ettiği mürşide tâbî olmak. Ruhun teslimi, fizik vücut teslimi, nefsin teslimi vesaire.

7 HEDEF EMİR

VAHDET

1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek

RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

TEVHİD

2. 12 İhsanla Mürşide Tabi Olmak

MU’MİN-15: …. Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.

TESLİM:

3. Ruhun Allah’a Teslimi

RA’D-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar.

4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi

YÂSÎN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.

YÂSÎN-61: Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı)? Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.

5. Nefsin Allah’a Teslimi

NİSÂ-103: Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken, otururken ve yan üzeriyken (yan üstü yatarken), Allah’ı hep zikredin! Güvenliğe kavuştuğunuzda namazı namazın erkânıyla kılın…

6. İrşada Ulaşmak

BEYYİNE-5: Onlar emrolunmadılar. Sadece hanifler olarak, Allah için dinde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekat vermekle emrolundular. İşte kayyum olan din budur.

7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek

EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.

Şimdi dinimizin adı İslâm. İslâm Allah’a teslim olmak. Bu teslimler Allah’ın bize verdiği ruhu Allah’a teslim etmek. Sonra fizik vücudu Allah’a teslim etmek. Sonra nefsi Allah’a teslim etmek. Sonra ihlâsa ulaşmak. Sonra iradeyi Allah’a teslim etmek. Ama dinimizin adı İslâm. İslâm Allah’a teslim olmak. Ve dinin temeli vahdet ve tevhid üzerine bina edilmiş.

Şimdi 7 vasıta emre bakalım. Altına da 7 vasıta emir. Şimdi kardeşimiz, hedef emirleri dikkat edin. İslâm’ın 5 şartının içinde hedef emirlerin hiçbirisi yok. Vasıta emirlerden de sadece 5 tanesi var.

7 VASITA EMİR

1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek

ANKEBÛT – 5: Kim Allah’a mülâkî olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi İşiten, en iyi Bilendir.

2. Kelimeyi Şahadet – 12 İhsanla Mürşid Önünde Tövbe Etmek

BAKARA - 45, 46: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir. Onlar ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâkî olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakın derecesinde inanırlar.

ÂLİ İMRÂN – 18: Allah, şehadet (şahitlik) etti: Muhakkak ki O’ndan başka ilâh yoktur...

3. Oruç

BAKARA – 183: Ey âmenû olanlar! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.

4. Namaz

NİSÂ – 103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken Allah’ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkâniyle kılın. Muhakkak ki namaz, mü’minlerin üzerine, “vakitleri belirlenmiş bir farz” olmuştur.

5. Hac

BAKARA – 197: Hac, bilinen aylardır. İşte kim onlarda (o aylarda), (ihrama girerek) haccı (kendine) farz edindirirse, artık hacta kadına yaklaşmak (ve benzeri davranışlar), fâsıklık (günaha sapmak), cedelleşmek (sürtüşmek, kavga etmek) yoktur...

6. Zekât

BEYYİNE – 5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar.

İşte kayyûm din (kıyamete kadar devam edecek din) budur.

7. Zikir

MUZZEMMİL – 8: Ve Rabbinin İsmini zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.

ANKEBÛT – 45: Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et. Muhakkak ki salât, fuhuştan ve münkerden nehyeder. Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür.

Oruç var, namaz var, hac var, zekât var ve kelime-i şehadet. Kişinin kendi kendine kelime-i şehadet söylemesi var. Ama ne yok? Allah’a ulaşmayı dilemek yok. Ve zikir yok.

Allah’a ulaşmayı dilemek ruhun talebidir. Zikir de kesinlikle nefsin talebidir. Fizik vücudun talebidir. Yani fizik zikri yapacak olan fizik vücuttur. Arkasından teslim olacak olan kesinlikle nefstir. Çünkü zikir eğer yaptığında iki çift nur Allah’ın katından gelir. Şartlar oluşmuşsa kalbe ulaşan rahmet ve fazl, rahmet ve salâvatla kalbe yazılan îmân kelimesi etrafında, fazıllar birikir. Rahmet taşıyıcı, salâvat bağlayıcı ve fazıllar kalpte toplandıkça şeytanın karanlıkları azalır ve böylece irade güçlenir ve kişi yavaş yavaş aslî hedefine ulaşır. Teslim hedefine ulaşır.

Yani bir insanın ruhunu Allah’a teslim edebilmesi mutlaka nefs tezkiyesinden geçer. Nefs tezkiyesinin de mutlaka mürşide tâbî olmaktan geçer. Çünkü mürşide tâbî olmadığı takdirlerde îmân kalbe yazılmaz. Îmân kalbe yazılmadıkça da nefs tezkiyesi olmaz.

Öyleyse şimdi günümüz İslâm’ın 5 şartının içerisinde ne yok? Allah’a ulaşma dileği yok. Mürşid önünde tövbe yok ve zikir yok. Ne var? Oruç var, namaz var, hac var, zekât var. Ve kendi kendine kelime-i şehadet getirmek var. Kendi kendine kelime-i şehadet getirince 1'e10 kazanır. Ama hiçbir zaman 7 kalp şartı gerçekleşmez.

Öyleyse her hâlükârda Allah’a ulaşmayı dilemeden İslâm’ın 5 şartıyla cennete girmek mümkün müdür? Hayır. Onun için Resûlullah (S.A.V) Efendimiz, öyle insanlar var, cennetlik amel işlerler ama cehenneme gideceklerdir. İşte Kehf 103-104-105. Cennetlik amel işlemesine rağmen. Kehf 103-104-105:

18/KEHF-103 Kul hel nunebbiukum bil ahserîne a’mâlâ(a’mâlen).

De ki: “Ameller açısından en çok hüsrana uğrayanları size haber vereyim mi?”

18/KEHF-104 Ellezîne dalle sa’yuhum fîl hayâtid dunyâ ve hum yahsebûne ennehum yuhsinûne sun’â(sun’an).

Onlar, dünya hayatında amelleri (çalışmaları) sapmış (kaybettikleri dereceler, kazandıkları derecelerden daha fazla) olanlardır. Ve onlar, güzel ameller işlediklerini zannediyorlar.

18/KEHF-105 Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).

İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.

Cennetlik amel işlemesine rağmen cehenneme gitmesinin arkasında Allah’ın âyetlerini ve likâallahı inkâr etmeleri. Allah’ın âyetlerini ve likâallahı inkâr etmeleri. Likâallahı inkâr etmeleri. Likâallahı inkâr eden, ulaşmayı dilemeyen kişi. Evet. O zaman ameller de boşa gidiyor. Cennetlik amel işliyorlar. İslam’ın 5 şartı. Ama likâallahı inkâr ettikleri için, Allah’ın âyetlerini inkâr ettikleri için cehenneme gidiyorlar.

Likâallah, Allah’a ulaşmayı dilememeleri. Likâallah'ı inkâr etmeleri, likâallah inkâr edilince hangi âyetler devreden çıkıyor? Devrin imamının ruhu başının üzerine gönderiyor. Allahû Tealâ Mucâdele 22’de, o devreden çıkıyor. Onu inkâr ediyor. 7 tane ni’met. 7 ni’met 7 âyete dayanıyor o âyetler:

7 NİMET

1. Devrin İmamının Ruhu Gelir.

MU’MİN – 15: … Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin (Allah’a ulaşmayı dilediği için Allah’ın da Kendisine ulaştırmak istediği kişinin) üzerine (başının üzerine) Allah’a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrinden tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.

2. Kalbe İman Yazılır.

MUCÂDELE – 22: … İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir). Ve onları, altından nehirler akan cennetlere dahil edecek. ...

3. Günahlar Sevaba Çevrilir

FURKÂN – 70: Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) ve salih amel yaparsa, o takdirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Allah, Gafur’dur. ...

4. Ruh Vücudu Terk Eder.

NEBE – 39: İşte o gün (mürşidin eli Hakk’a ulaşmak üzere öpüldüğü ve ona tâbî olunduğu gün), Hak günüdür. Dileyen (Allah’a ulaşmayı dileyen) kişi, kendisine Rabbine ulaştıran (yolu, Sıratı Mustakîm’i) yol ittihaz eder. (Allah’a ulaşan kişiye Allah) meab (sığınak, melce) olur.

5. Fizik Vücut Allah’a Kul Olmaya Başlıyor.

RA’D – 36: Kendilerine kitâp verilenler sana indirilene sevinirler. Gruplardan, onun bir kısmını inkâr edenler şöyle de: “Ben, sadece Allah’a kul olmakla ve O’na şirk koşmamakla emrolundum. O’na davet ediyorum ve dönüşüm O’nadır (meabım, sığındığım, dönüş yerim O’dur).”

6. Salih Amel (Zikir) Başlaması.

ZUMER – 23: Allah, İhdas ettiği (nurlarını) ahsen olanlarını (rahmet, fazl ve salâvâtı), ikişer ikişer (salâvât-rahmet ve salâvât-fazl), Kitab’a müteşabih olarak indirdi. Rab’lerinden huşû duyanların ciltleri ondan ürperir. Sonra onların ciltleri ve kalpleri Allah’ın zikriyle yumuşar, sükûnet bulur (yatışır). İşte bu, Allah’ın hidayetidir, dilediğini onunla hidayete erdirir. ...

7. İradenin Güçlenmesi.

BAKARA – 257: Allah, âmenû olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) dostudur, onları (onların nefslerinin kalplerini) zulmetten nura çıkarır. Ve kâfirlerin dostları taguttur (onlar, şeytanı dost edinirler, şeytan kimseye dost olmaz), onları (onların nefslerinin kalplerini) nurdan zulmete çıkarırlar. ...

Evet. Mu’min 15 inkâr ediliyor. Mucâdele 22 inkâr ediliyor. Furkân 70 inkâr ediliyor. Nebe 39 inkâr ediliyor. Ra’d 36. Zümer 23. Bakara 257 inkâr ediliyor. Bunların hepsi inkâr. Bir de likâallah inkâr ediliyor. Allah razı olsun."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ekim 2026Son güncelleme: 17 Ekim 20268 dk okuma0