Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı dilememiş kimselere karşı sevgimiz sadece şefkat şeklinde mi olmalı? Bu konuda tavsiyeleriniz nelerdir?
Soru
Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı dilememiş kimselere karşı sevgimiz sadece şefkat şeklinde mi olmalı? Bu konuda tavsiyeleriniz nelerdir?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ’nın bizlerden istediği en zirve noktada mutluluğu yaşamak. Muhterem Efendimiz (S.A.V) her zaman şöyle buyuruyor: "Her şey çok mu güzel, yoksa bize mi öyle geliyor?"
İşte bizim de bu tecelliyata mâzhar olabilmemiz, "Her şey çok mu güzel yoksa bize mi öyle geliyor?" onu yaşayabilmemiz başkaları için yaşamamıza bağlı. Başkaları için yaşamak, onları mutlu etmekten geçer.
Allahû Tealâ’nın 14 asır evvel Kur'ân-ı Kerîm’e hayatlarıyla 7 safha 4 teslimi yaşamalarıyla koyduğu sahâbeye baktığımız zaman bunun bu şekilde olduğunu görüyoruz. Ve Asr-ı Saâdet’e bu şekilde ulaştılar. 7 safha 4 teslimi yaşayarak Asr-ı Saâdet’e ulaştılar. O döneme Asr-ı Saâdet deniyor.
Bizlerin de bu dönemde Asr-ı Hidayet'i yaşayabilmesi, herkesin mutluluğu için, onlar için yaşamamıza bağlı. Bütün Allah dostları kendilerini Allah’a adayanlardır. Allah’a kendisini adamış olan herkes mutlaka Allah’ın en çok sevdiği varlığın mutluluğu için çalışır. Çünkü Allahû Tealâ en üstün noktada insanı yaratmıştır ve insanlar için dilediği tek şey onların kul olması, dost olması ve de iki cihan saadetinin sahibi olması.
Biz Allah içinsek, Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanan biri isek, o zaman içimizdekileri elbette seveceğiz. Ama ışımızdakileri de onların mutluluğu istikametindeki gayretlerimizle ispat edeceğiz. Ve onların da en güzel mutluluğu hem dünyada hem âhirette yaşamaları için Allah’ın bize bahşettiği bütün imkânları seferber edeceğiz. Allah razı olsun.