Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı kalbimize nasıl indirebiliriz? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı kalbimize nasıl indirebiliriz? Açıklar mısınız?
Cevap
"Sevgili kardeşim, Allah'a ulaşmayı kalbimize indirmek, Allah Resûlü'nün daveti bize ulaştığı zaman davete icabet etmekle mümkündür. Nitekim bütün Allah'ın Resulleri "Duyduk duymadık demeyin..." Allah'ın nezirleri de öyle, En'âm 48'e göre:
6/ENÂM-48 Ve mâ nursilul murselîne illâ mubeşşirîne ve munzirîn(munzirîne), fe men âmene ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Biz Resulleri "uyarıcılar ve müjdeleyiciler" olmaktan başka (bir şey için) göndermeyiz. Artık kim âmenû olur (Allah'a ulaşmayı dilerse) ve ıslâh olursa (nefis tezkiyesi ve tasfiyesi yaparsa) artık onlara korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.
"Biz resullerimizi müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderiyoruz." Davete icabet edenler için müjdeci, icabet etmeyenler için uyarıcı. Kim davete icabet eder ve mürşidine tâbî olup ıslahı nefis'e başlarsa, onlar için korku yoktur, mahzun olmazlar.
Dolayısıyla Allah'a ulaşma dileğinin kalbimize inmesi, bizim Resule olan îmânımıza bağlıdır. Evet Hacc 54 de,
22/HACC-54 Ve li ya'lemellezîne ûtûl ilme ennehul hakku min rabbike fe yu'minû bihî fe tuhbite lehu kulûbuhum, ve innallâhe le hâdillezîne âmenû ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
Ve kendilerine ilim verilenlerin, onun (irşad makamının, Velî Resûl'ün, Nebî Resûl'ün) söylediklerinin Rabbinden bir hak olduğunu bilmeleri, O'na îmân etmeleri, onların kalplerinin O'nu (Allah'ı) idrak etmesi (kalplerinden ekinnetin alınıp yerine ihbat sistemi konarak kalplerin mutmain olması) içindir. Muhakkak ki Allah, âmenû olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidayet edendir.
Yani Allah'ın Resullerini tasdik etmek, onların kesin doğruyu söylediğine îmân etmek. Nitekim Zumer 33 Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:
39/ZUMER-33 Vellezî câe bis sıdkı ve saddeka bihî ulâike humul muttekûn(muttekûne).
Ve hakikat ile gelen (Allah'a ulaşmayı dilemeye davet eden) ve onu tasdik edenler (Allah'a ulaşmayı dileyenler), işte onlar takva sahibidirler.
"Hakikatle gelen, Allah'a ulaşmayı dilemeye davet eden" ki bu Allah'ın Resuludur. "Ve onu tasdik eden ve Allah'a ulaşmayı dileyen" öyleyse şu an da ekranları başında bizi dinleyen henüz Allah'a ulaşmayı dilemeyen herkese biz bu daveti ulaştırıyoruz "Duyduk duymadık demeyin. Kalpten Allah'a ulaşmayı dileyin." Yani Allah'a ulaşmayı dilemeye davet ediyoruz, ulaşmayı dilemeyenleri.
Ve onu tasdik edenler bizi dinledikten sonra "Evet kesinlikle bu doğruyu söylüyor." Allah'a ulaşmayı dileyenler kalpten Allah'a ulaşmayı dilerse o zaman kalpten dileyen bu kişi takva sahibidir. Allahû Tealâ, o talebi onun kalbinde gördüğü an derhal peş peşe Enfâl 29'a göre 7 furkan verir. Ve o kişi âmenû olur. Yani takva sahibi olması sebebiyle birinci kat cennetin sahibi olur. Burada kişiyi takva sahibi kılan ne? Davet eden kişinin %100 doğruyu söylediği yani hakikat ile gelen, Allah'a ulaşmayı dilemeye davet eden ve onu tasdik eden (Dil ile ikrar ve kalben tasdik eden) kişi o zaman o talep o kişinin kalbine inecektir.