Muhterem Hocam, Allah'ın ahlâkı ile ahlâklanmak nasıl olur? Açıklayabilir miyiz?
Soru
Muhterem Hocam, Allah'ın ahlâkı ile ahlâklanmak nasıl olur? Açıklayabilir miyiz?
Cevap
"Allah'ın ahlâkı, Kur’ân ahlakıdır. Kur’ân ahlâkıyla ahlaklanmak; Kur’ân’ın bütün emirlerine itaat etmek, yasak olan fiilleri işlememekle ve Kur’ân’ı hayatımıza tatbik etmekle gerçekleşir. İşte bunun bir misalini Allahû Tealâ Cuma suresinin 5. âyeti kerimesinde Allahû Tealâ şöyle açıklıyor:
62/CUMA-5 Meselullezîne hummilût tevrâte summe lem yahmilûhâ ke meselil hımâri yahmilu esfârâ(esfâren), bi’se meselul kavmillezîne kezzebû bi âyâtillâh(âyâtillâhi), vallâhu lâ yehdîl kavmez zâlimîn(zâlimîne). Kendilerine Tevrat yüklenip de (Tevrat’ın farzları okunup da), sonra O’nu taşımayanların (onunla amel etmeyenlerin) hali, ciltlerle kitap taşıyan merkebin hali gibidir. Allah’ın âyetlerini yalanlayan kavmin durumu ne kötü. Ve Allah, zalimler kavmini hidayete erdirmez.
HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: İbn Abdilberr, Cami’, II, 11 ""Bir adam gelip Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e 'Cahâletin aleyhime delil olmasını ne giderir?' diye sordu. Peygamber Efendimiz (S.A.V) 'İlimdir.' buyurdu. 'Peki, ilmin aleyhime delil olmasını ne önler?' diye sordu. Bu kez Peygamber Efendimiz (S.A.V) 'Ameldir.' buyurdu.""
Ne diyordu bir bedevi Resûlullah (S.A.V)'e Efendimize gelip: “Ya Resûlullah, cehaletimin aleyhime delil olmasını istemiyorum. Ne yapmam lâzım?” Efendimiz (S.A.V) buyuruyor: “Kur’ân’ı öğren.” “Öğrendiğim, Kur’ân’ın aleyhime delil olmasını istemiyorum. Ne yapmalıyım?” “Onunla amel et.” “Amelimin aleyhime olmasını istemiyorum. Ne yapmam lâzım?” “İhlas sahibi ol.”
İşte gördüğünüz gibi; burada da Tevrat yüklenmiş sonra onu taşımayan, onunla amel etmeyenler var. Ya öğrenmemişler veya öğrendikleriyle amel etmemişler. Yüklerle kitap taşıyan merkebin hali gibidir. Eğer Kur'ân öğrenmiyorsa o zaman insanların yazdıkları el yazması kitapları öğrenmişler, emaniyeyi. (Cuma Suresi 5.âyetten:) ""Ve onlar Allah’ın âyetlerini yalanlayanlardır. Allah'ın âyetlerini yalanlayan kavmin durumu ne kötü. Allah zalimleri hidayete erdirmez.""
2/BAKARA-78 Ve minhum ummiyyûne lâ ya’lemûnel kitâbe illâ emâniyye ve in hum illâ yezunnûn(yezunnûne). Ve onlardan bir kısmı ümmîlerdir. Onlar (Allah’ın) Kitabı’nı bilmezler, sadece emaniyyeyi (kişilerin yazdığı kitapları) bilirler. Ve onlar sadece zanda bulunuyorlar.
2/BAKARA-79 Fe veylun lillezîne yektubûnel kitâbe bi eydîhim summe yekûlûne hâzâ min indillâhi li yeşterû bihî semenen kalîlâ(kalîlen), fe veylun lehum mimmâ ketebet eydîhim ve veylun lehum mimmâ yeksibûn(yeksibûne). Artık elleriyle (emaniyye bilgiler içeren) kitabı yazanların vay haline! Sonra da onu (bu yazdıklarını) az bir bedel karşılığında satmak için: “Bu Allah’ın indindendir.” derler. İşte onlara yazıklar olsun, elleriyle yazdıkları şeylerden dolayı ve yazıklar olsun onlara, kazandıkları şeyler sebebiyle.
Yani insanların zanları. Ve o zanlar; iblis onlara tesir etmek suretiyle o zanları kitap hâline getirmiş. Ve onlar diyorlar ki: “Bunlar Allah'ın katındandır.” Hâlbuki Kur’ân âyetlerine uymuyor.
2/BAKARA-80 Ve kâlû len temessenen nâru illâ eyyâmen ma’dûdeh(ma’dûdete), kul ettehaztum indallâhi ahden fe len yuhlifallâhu ahdehu(ahdehû) em tekûlûne alâllâhi mâ lâ ta’lemûn(ta’lemûne). Ve (emaniyeye tâbî olanlar): “Ateş bize, sayılı günlerden başka asla dokunmayacak (günahlarımız kadar yanıp cennete gireceğiz).” dediler. De ki: “Allah’ın katından bir ahd mi edindiniz?” O taktirde (Eğer böyle bir ahd almışsanız) Allah, ahdinden asla dönmez. Yoksa Allah’a karşı bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz?
“Sayılı günlerin dışında bize ateş dokunmaz” diyorlar. Gerçekten öyle mi? Hayır kesinlikle doğru değil. Cehennem de ebedî, cennet de ebedî. 58 tane âyet-i kerime bunu söylüyor. vardır. Dîni Kur’ân’dan öğrenmedikleri için, bu insanların zanlarına tâbî oluyorlar. Ve tekrar gelelim: Kitabı bilmiyorlar, emaniyeyi biliyorlar. Emaniyyeyi emreden kimdir? Şeytan. Hangi âyet-i kerime bunu söylüyor? Nisa suresinin 119. âyeti kerimesinde Allahû Tealâ ne diyor? :
4/NİSÂ-119 Ve le udillennehum ve le umenniyennehum ve le âmurannehum fe le yubettikunne âzânel en’âmi, ve le âmurannehum fe le yugayyirunne halkallâh(halkallâhi. Ve men yettehıziş şeytâne veliyyen min dûnillâhi fe kad hasira husrânen mubînâ(mubînen). Ve onları mutlaka dalâlette bırakacağım. Ve onları, mutlaka emaniyyeye (kuruntuya) düşüreceğim ve mutlaka onlara emredeceğim. Böylece onlar, mutlaka davarların kulaklarını kesecekler ve onlara emredeceğim, öyle ki mutlaka, Allah'ın yarattığını değiştirecekler. Ve kim, Allah'tan başka, şeytanı dost edinirse artık o, apaçık bir hüsranla hüsrana uğramıştır.
Öyleyse onların emaniyye öğrenmesine sebebiyet veren iblis; ne kadar emaniyye öğrenmişlerse, o kadar Kur’ân’ı hayatlarından çıkartmışlardır. İşte Allah’ın ahlakıyla ahlaklananlar, bunun tam tersidir. Onlar Kur’ân’ı öğreniyorlar ve zanları hayatlarından tamamen siliyorlar, çıkartıyorlar. İşte Mehdi (A.S)’ın görevi, dinleri birleştirmek ve dine girmiş olan bid‘atlardan dini temizlemektir. Bunlar neyle mümkündür? Kutsal kitaplardaki 7 safha 4 teslimi yaşamakla mümkündür. Allah razı olsun."