Muhterem Hocam, Allah’ın bizi sevdiğini nasıl anlarız? Yaşadığımız sıkıntılar Allah’ın bizi sevmediğini gösterir mi?
Soru
Muhterem Hocam, Allah’ın bizi sevdiğini nasıl anlarız? Yaşadığımız sıkıntılar Allah’ın bizi sevmediğini gösterir mi?
Cevap
Hayır, sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ herkesi seviyor. Ama Allah’ın sevgisi geniş yelpaze içerisinde, en alt seviyeden en üst noktaya kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Allahû Tealâ’nın bizi sevdiğini, yaşadığımız mutluluklardan anlarız. Ama yaşadığımız sıkıntılar da ders almamız içindir. Her musîbet bir imtihandır. İdrak etmemiz halinde, gerekli seviyeye zikrimizi çıkartırsak o imtihanları geçeriz ve bir üst seviyeye noktaya ulaşırız.
Dolayısıyla yaşadığımız herşey, bizim için güzellikleri ifade ediyor. "Kahrın da hoş, lütfun da hoş." Lütuflar Allah’tandır. Niye Allah’tandır? Biz değil de? Çünkü adaletin gerçekleşmesinde kıssas vardır, birebir bir karşılık söz konusudur. Ama Allah’la ilişkilerimizde: En az 1'e 10, 1'e 700, 1'e hesapsız, 1'e sonsuz, vesaire. Öyle olunca, bütün lütuflar Allah’tandır.
Ama o noktalardaki Allahû Tealâ’nın bize verdiği sıkıntılar da, ders almamız ve daha üst seviyelerdeki hedeflere ulaşmamız içindir. Elbette en üst seviyede Allahû Tealâ, Hz. Eyyûb'u seviyordu. Ama o hastalık, o musîbet; Allah'ın onu sevmediği mânâsında değildi. O, Allah’ın tasarrufundaydı.
Ama hayat sadece bizim istediklerimizle değil, hoşumuza gidenlerle değil, hoşumuza gitmese bile, Allah’ın çok büyük güzellikleri ihtiva ettiğini bilmemiz söz konusu. Efendimiz'in her zaman verdiği bir misal var: Araba sahibi, arabanın çalınmasına üzülüyor. Ama üzülmesine rağmen, derecat kazanıyor. Ahiret saadetinin bir göstergesi. Ama hırsız da seviniyor. Sevinmesine rağmen derecat kaybettiği için azaba duçar oluyor. Yani herkes için farklı.
Öyleyse kim için “Kahrın da hoş, lütfun da hoş”? Allah’a teslim olanlar için. Allah’a ulaşmayı dileyen, mürşidine tâbî olan, yedi tane hedef emiri göz önüne alan ve ona göre dinî hayatı yaşayan kişi için.