Muhterem Hocam, Allah'ın davetiyle başlayan manevî yolculuğun başlangıcı hoşlanmak ise, tebliğe muhatap olduğunda kabul eden ama Allah'a ulaşmayı kalpten dilemeyen insanların aslın
Soru
Muhterem Hocam, Allah'ın davetiyle başlayan manevî yolculuğun başlangıcı hoşlanmak ise, tebliğe muhatap olduğunda kabul eden ama Allah'a ulaşmayı kalpten dilemeyen insanların aslında Allah'tan henüz hoşlanmaya başlamadıklarını düşünebilir miyiz?
Cevap
Evet. Yani dünya hayatını Allah’ın önüne geçirdiklerini söyleyebiliriz. Yani kafalarında hep dünya var.
10/YÛNUS - 7
İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatmeennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).
Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
Onlar Bize ulaşmayı dilemezler. Onlar dünya hayatından razıdırlar.
Öte yandan Âli İmrân 14’te:
3/ÂLİ İMRÂN - 14
Zuyyine lin nâsi hubbuş şehevâti minen nisâi vel benîne vel kanâtîril mukantarati minez zehebi vel fıddati vel haylil musevvemeti vel en’âmi vel hars(harsi), zâlike metâul hayâtid dunyâ, vallâhu indehu husnul meâb(meâbi).
İnsanlara, "kadınlara, oğullara, kantar kantar biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, hayvanlara ve ekinlere olan sevgiden oluşan" şehvetleri (aşırı düşkünlükleri) güzel gösterildi. Bunlar, dünya hayatının menfaatleridir. Ve Allah, O'nun katındaki en güzel sığınaktır.
Şimdi tebliğe muhatap olan, Allah’ın davetiyle başlayan manevî yolculuğun tebliğe muhatap olduğu zaman tebliğci diyor ki: Bir tarafta bakın, bunlar hepsi dünya metaları; kadınlar, çocuklar, altın, gümüş, salma atlar, hayvanlar, ekinler. Bunlar hep dünya hayatının metaıdır.
Terazinin bir kefesinde dünya hayatı var. Terazinin diğer kefesinde Allah’ın katında en güzel sığınak, Allah’ın Zat’ı var. Ve tebliğci diyor ki: “Dünya hayatını mı yoksa Allah’ın katında en güzel sığınak olan Allah’ın Zat’ını mı? Hangisini istiyorsun? Dünya hayatı mı? En güzel sığınak olan Allah’ın Zat’ı mı?”
Eğer kişi daveti kabul etmiyorsa doğal olarak en güzel sığınak Allah’ın Zat’ını arkaya atıyor ve dünya hayatını diliyor. Öyle olunca o zaman Allah’tan henüz hoşlanmaya başlamadıklarını söyleyebilir miyiz? Evet.
Yani kişinin tercihi önemli. Mesela şu dünyanın hepsi o kişinin olsa mutlu olabilir mi? Hayır. Ama onu mutlu eden Allah. Allah’ın Zat’ına sığınmak.
O zaman da Allah’ın Zat’ından bize üfürülen bir ruh var. Bu ruh Allah’ın bize bir emaneti, emanetini geri istiyor. Tekrar Allah’ın Zat’ına ulaştırmamızı istiyor. Ama bu başlangıçta bir iradeyle dilemek, Allah’a ulaşmayı dilemek gerekli.
Davet kendisine ulaşıyor. Daveti kabul etmiyor. Daveti kabul etmeyince o zaman kesinlikle dünya hayatını tercih ediyor. Daveti kabul etmeyen herkes dünya hayatını dilemiş oluyor.
Hz. Ömer (R.A)'in sözü: Şaşarım o insana ki Allah’ı biliyor, davet kendisine gelmiş ama isyan ediyor. Dilemiyor.
Hz. Ömer (R.A):
“Beni en çok şaşırtan şey, bir kimsenin Allah’ı bilip O’na isyan etmesi, şeytanı bilip ona itaat etmesi ve dünyayı bilip ona meyletmesidir.”
İsyan eden kişi... Şaşarım bu insana ki şeytanı biliyor ama itaat ediyor. Şeytan ne yapıyor? Şeytan insanları isyana teşvik ediyor. İsyan eden herkes şeytana itaat etmiştir. Ve şeytana itaat eden herkes dünya hayatına meyletmiştir.