Muhterem Hocam, Allah’ın insanları Kendisine seçmesi kader midir?

Soru

Muhterem Hocam, Allah’ın insanları Kendisine seçmesi kader midir?

Cevap

Allahû Tealâ’nın insanları seçmesi de seçmemesi de kaderdir. Onun için birtakım insanlar burada yanlışlığa düşmüşlerdir.

Bir kısmı demiştir ki insanın kendi iradesinin hiçbir rolü yoktur, herşey kaderdir. Kaderiyye mezhebi, yani belki buna Cebriyye demek lâzım. Bir kısmı da demiştir ki insanın kader diye bir mefhumla alâkası yoktur. Evet, bu Cebriyye giriyor, alâkası yoktur. Herşey kendi iradesinin mahsulüdür, herşey kazadır.

İkisinin de yanlış olduğunu kesinlikle söyleyebiliriz. Kaderiyye, Cebriyye. Kaderiyye, herşey kişinin kendi iradesinden kaynaklanıyor. Cebriyye de, Allahû Tealâ’nın herşeyi kişiye zorla yaptırması söz konusu.

"Allah bu seçimi neye göre yapıyor?" Sualinin cevabı konuyu aydınlatıyor. Allah bizim müktesebatımıza göre adalete uygun bir seçim yapıyor. Neyi hak ettiysek bizi oraya ulaştırıyor. Seçiliyoruz veya seçilmiyoruz. Bu sebeple hak etme açısından Allah’ın kazasıyla karşı karşıyayız.

Allah’ın en üst seviyedeki kanunu liyakat ve mükâfat kanunudur. Neye lâyıksa onu alıyoruz. Hayır sahipleri var ve isyan edenler var.

Meselâ Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e geliyorlar, diyorlar ki: “Ya Resûlullah, Sen bu tebliğe başlamadan önce de şu anda bize tebliğ ettiklerinin güzel şeylerden bir kısmını biz yapıyorduk. Onlar boşa mı gitti?”

Resûlullah (S.A.V) Efendimiz’in cevabı: “Hayır.” diyor. “İşte o, biz tebliğe başlamadan önce de hayatında gerçekleştirdiğin hayırlar seni buraya getirdi.”

Öyleyse her zaman insanın iç dünyasındaki meyli önemli derecede rol oynuyor. Kişi hayra meyilli bir insan olabilir, kişi şerre meyilli insan olabilir. O meylin neticesinde kişinin negatif liyakati söz konusudur, Allah onu seçmez. Pozitif liyakati söz konusudur yaptığı hayırlarla, Allahû Tealâ da onu seçer.

İlmi herşeyi kuşatmıştır. Allah’ın seçmedikleri neye göre seçilmezler? Kendileri Allah’a ulaşmayı dilemeyen, başkasının dilemesine mâni olan insanlar.

Allahû Tealâ’nın geçerli ölçü kriterleri vardır. Allah herkes için bir hedef tayini yapmıştır: Mutluluk hedefi, Allah’a dost olmak, Allah’a kul olmak.

İşte bu hedefe meyil duyan, yaklaşım içinde olanlar seçilirler. Bu hedeften uzaklaşanlar, kendileri Allah’a ulaşmayı dilemedikleri gibi başkasının dilemesine mâni olanlar, onlar da seçilmez.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20262 dk okuma0