Muhterem Hocam, Allah'ın son 5 yıldır beni nasıl ağır bir imtihanla sınadığını ve çaresizlik içinde nasıl yanlış yollara sürüklendiğimi düşünüyordum ki tam bu sırada sizin paylaşım

Soru

Muhterem Hocam, Allah'ın son 5 yıldır beni nasıl ağır bir imtihanla sınadığını ve çaresizlik içinde nasıl yanlış yollara sürüklendiğimi düşünüyordum ki tam bu sırada sizin paylaşımınıza denk geldim. Merak ediyorum, acaba yaptığım onca hataya rağmen Allahû Tealâ hâlâ benimle mi, yoksa koruyucu ni’metini üzerimden aldı mı?

Cevap

Hayır, sevgili kardeşlerim, siz Allah'tan uzaklaşmadıkça, Allah'ı kaybetmedikçe Allah sizi asla terk etmez. Çünkü Allah kâinatın sahibi ve kulunu en iyi yaratan, en iyi bilendir.

Dolayısıyla tamam, yanlışlar yaptın. “Allah'ın son 5 yıldır beni nasıl ağır imtihanla … bir çaresizlik içinde nasıl yanlış yola sürüklendiğimi düşünüyordum.” Olabilir. Nefsine uymuş olabilirsin vs. vs. Ama her saniye, her an, her olay bizi Allah'a çağıran bir davetçi hükmünde.

İşte, Tevbe 126:

TEVBE-126: E ve lâ yerevne ennehum yuftenûne fî kulli âmin merreten ev merreteyni summe lâ yetûbûne ve lâ hum yezzekkerûn(yezzekkerûne).

Ve onlar, senede bir veya iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra tövbe etmiyorlar (Allah'a yönelmiyorlar) ve onlar zikir yapmıyorlar (Allah'ın ismini art arda tekrar etmiyorlar).

Öyleyse Allahû Tealâ'nın imtihandan muradı, bizim tövbe alıp zikre başlamamız. Sen de bu imtihanları yaşamışsın veya böyle bir noktaya ulaşmışsın. Ama bazıları yapmıyor. Sen ulaşmışsın. Şu anda yapman gereken şey Bakara 155, 156, 157'ye göre Allah'ın seni imtihan etmesi ve bu imtihandan gerekli dersi almanız.

BAKARA-155: Ve le nebluvennekum bi şey’in minel havfi vel cûi ve naksın minel emvâli vel enfusi ves semerât(semerâti), ve beşşiris sâbirîn(sâbirîne).

Ve sizi mutlaka korku ve açlıktan ve mal, can ve ürün eksikliğinden imtihan ederiz. Ve sabredenleri müjdele.

BAKARA-156: Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn(râciûne).

Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.

BAKARA-157: Ulâike aleyhim salâvâtun min rabbihim ve rahmetun ve ulâike humul muhtedûn(muhtedûne).

İşte onlar (dünya hayatında Allah'a mutlaka döneceklerinden emin olanlar) ki Rab'lerinden salâvât ve rahmet onların üzerinedir. İşte onlar, onlar hidayete ermiş olanlardır.

Yani Allah için olanlar ruhun iki şekilde Allah'a ulaşacağından emin olanlardır. Herkesin ruhu ölümle Allah'a ulaşır. Ama marifet hayattayken ruhu Allah'a ulaştırmaktır.

O zaman “Yaptığım onca hataya rağmen Allahû Tealâ benimle mi?” Evet. Seninle. Sen kalben Allah'a ulaşmayı dilersen ama dilden değil, kalpten dilersen, Allah bu talebi senin kalbinde görürse, mutlaka Rahîm esmasıyla tecelli eder ve çok kısa süre içerisinde 7-8 aylık süre içerisinde senin ruhunu Allah Kendisine ulaştırır ve sanki sen ulaştırmışsın gibi de üç tane cennet, dünya saadetinin yarısını sana hibe eder. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20262 dk okuma0