Muhterem Hocam, Allah’ın zikir konusundaki emri nedir?
Soru
Muhterem Hocam, Allah’ın zikir konusundaki emri nedir?
Cevap
Kur’ân-ı Kerim’deki âyetlerde açıkça belirtilmiştir. Az zikir de farz, Muzzemmil 8. Çok zikir de farz, Ahzâb 41. Daimî zikir de farz, Nisâ 103.
73/MUZZEMMİL - 8
Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).
Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
33/AHZÂB - 41
Yâ eyyuhâllezîne âmenûzkûrullâhe zikren kesîrâ(kesîran).
Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin.
4/NİSÂ - 103
Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alâl mu’minîne kitâben mevkûtâ(mevkûten).
Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü'minlerin üzerine, ""vakitleri belirlenmiş bir farz"" olmuştur.
Cehrî zikir, hafî zikir ve kalp zikri olmak üzere de Allah’ın insanlardan istediği şey, bu zikir tekâmül basamaklarını gerçekleştirmek suretiyle en üst noktada mutluluğa ulaşmak.
İslâm, Allah’a teslim olmak demektir. Bunu gerçekleştirecek olan en büyük silah da zikirdir. Sizi Allah’a en çok yaklaştıracak olan şey günlük zikir seviyemiz. Ne kadar çok zikredersek o kadar çok mutlu oluruz.
Az zikir, çok zikir, daimî zikir de üzerimize farz, söylediğim âyetler gereğince.
İncil’de Romalılar 10:13’te: “Rab’bi adıyla çağıran herkes kurtulacak.”
Efesliler 5:8’de: “Bir zamanlar karanlıktınız ama şimdi Rab’de ışıksınız. Işık çocukları olarak yaşayın. Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçeklikte görülür.”
Tevrat, Yeşaya 12:3: “Kurtuluş pınarlarından sevinçle su alacaksınız. O gün diyeceksiniz ki: Rab’be şükredin, O’nu adıyla çağırın. Halklara duyurun yaptıklarını, adının yüce olduğunu duyurun.”
Allah razı olsun.