Muhterem Hocam, “Allah'tan para isteyebilirsiniz. Ama ‘Rabbim nerede kullanacağımı bana bildir.’ diye dua edin.” buyurdunuz sohbetinizde. Hocam 16 yıldır istiyorum, borç batağınday

Soru

Muhterem Hocam, “Allah'tan para isteyebilirsiniz. Ama ‘Rabbim nerede kullanacağımı bana bildir.’ diye dua edin.” buyurdunuz sohbetinizde. Hocam 16 yıldır istiyorum, borç batağındayım, Allah vermiyor artık vazgeçtim.” diyor. Ne buyurursunuz?

Cevap

Sevgili kardeşim, o vermiyor diyen kişi kalben ulaşmayı dileyen bir kişi mi? Allahû Tealâ'nın indinde herşey bir sıraya tâbî.

Hz. Ali diyor ki: “Siz mal mı istiyorsunuz, ilim mi istiyorsunuz? Mal istiyorsanız, malın bekçisi olursunuz. İlim istiyorsanız, ilim sizi korur.”

Öyleyse 1. etapta eğitimden murat; Allah'ın ilmiyle ilimlenmek ve eğitim ve arkasından güvenlik geliyor. Kimdir güvende olanlar? Allah'ın koruması altında olanlar, kalben Allah'a ulaşmayı dileyenler.

Allah'tan para isteyenler. Allahû Tealâ 7 âyet-i kerimede diyor:

ALLAH’A YÖNELMEYEN DÜNYA HAYATINA YÖNELEN “BİZE DÜNYADA VER” DİYENLER

1. BAKARA 200 … artık atalarınızı zikrettiğiniz gibi, hatta daha kuvvetli bir zikirle Allah’ı zikredin. Fakat insanlardan kim: ‘Rabbimiz bize dünyada ver.’ derse, ahirette onun bir nasibi yoktur.

2. YÛNUS 7 … Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.

YÛNUS 8: İşte onların kazandıkları gereğince varacakları yer ateştir.

3. HÛD 15 Kim dünya hayatını ve onun ziynetini isterse onların amellerinin karşılığını orada, onlara öderiz. ...

HÛD 16 İşte onlar, onlar için ahirette ateşten başka bir şey yoktur. …

4. KASAS 78 … ‘Allah’ın ondan daha kuvvetli (güçlü) olan ve ondan daha çok şey toplayan nesilleri (zenginleri) helâk etmiş olduğunu’ bilmiyor mu?

KASAS 79 Dünya hayatını isteyenler: ‘Keşke Karun’a verilenler kadar bizim de olsaydı.’

KASAS 80 Ve ilim verilenler: ‘Size yazıklar olsun! Âmenû olan ve salih amel yapanlar için Allah’ın sevabı daha hayırlıdır…

5. ŞÛRÂ 20 Kim ahiret hasadını isterse, Biz onun kazancını artırırız. Kim dünya kazancını isterse, ona (da) ondan (dünya kazancından) artırırız. Ve onun ahirette nasibi yoktur.

6. NÂZİÂT 38 Ve dünya hayatını tercih etmiş ise.

NÂZİÂT 39 O taktirde, muhakkak ki alevli ateş (cehennem), o, barınacak yerdir.

7. FÂTIR 5 Ey insanlar! Muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır. Öyleyse dünya hayatı sizi sakın aldatmasın. Aldatıcılar da sizi Allah ile (affına güvendirerek) aldatmasınlar.

Hadîs-i Şerif “Allah niyeti önce ahiret olana dünyayı da verir. Ama niyeti sadece dünya olana ahireti vermez.”

Kaynak: İbn-i Mübarek, Kütübi Sitte.

Kim bizden dünyayı isterse bizi veririz. Ama onun âhirette nasibi yok. Eğer Allah’tan sen istediysen, vermediyse Allahû Tealâ, bu senin için bir imtihan ve kalben dilersen bu imtihanı kazanan Allah'ın çok sevgili bir kulu olursun.

Sen eğer Allah'tan para istediysen İbn-i Seleme gibi…

Resûlullah (S.A.V) zamanında İbn-i Seleme diye birisi var. Devamlı Allah'ın Resûlü’ne “Bana dua et, Allah bana mal versin.” Birinci şeyde: “Ben senin için güzel bir örnek değil miyim? İbn-i Seleme anlamıyor. İkincisinde tekrar: “Bana dua et. Bana Allah mal versin.” “Şükrünü eda edeceğin az mal, şükrünü eda edemeyeceğin çok maldan daha hayırlıdır.” Yine anlamıyor.

Ve Allah Resûlü ona dua ediyor. Duadan sonra O cemaat namazlarını terk ediyor ve diğerlerini. Ve Allah Resûlü diyor ki: “İbn-i Seleme'yi kurtaracak olan zekâttır.” Zekât memurlarını gönderiyor. “Onun zekâtını isteyin.” Onda da ayak direyince, Tevbe sûresinin 75, 76, 77. âyet-i kerimeleri onun üzerine iniyor. Bakın Tevbe sûresinin 75. âyet-i kerimesinde:

TEVBE-75: Ve minhum men âhedallâhe le in âtânâ min fadlihî Le nessaddekanne ve le nekûnenne mines sâlihîn(sâlihîne).

Onlardan (bazı) kimseler: “Eğer (Allah), Kendi fazlından bize verirse, elbette mutlaka sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz.” diye, Allah'a ahd verdiler.

TEVBE-76: Fe lemmâ âtâhum min fadlihî bahılû bihî ve tevellev ve hum mu’ridûn(mu’ridûne).

Bundan sonra onlara (Allah), Kendi fazlından verince, onunla (verdiği şeyle) cimri oldular. Ve onlar, yüz çeviren kimseler olarak (ahdlerinden) döndüler.

TEVBE-77: Fe a’kabehum nifâkan fî kulûbihim ilâ yevmi yelkavnehu bi mâ ahlefullâhe mâ vaadûhu ve bi mâ kânû yekzibûn(yekzibûne).

Böylece O'na (Allahû Tealâ'ya) vaadettikleri şeyi, Allah'a karşı yerine getirmediklerinden ve yalan söylemiş olduklarından dolayı, (onların bu yaptıklarının) sonucunda (Allah), onların kalplerine, onunla karşılaşacakları güne kadar nifak duygusu verdi.

Öyleyse asıl olan îmândır. Onun, îmânın sahibi olan durumda kişi neye lâyıksa mutlaka onun ecrini Allahû Tealâ veriyor. Herşey Allah'ın idaresinde.

16 yıldır istiyorum. 16 yıldır isteyen sen Allah'a ulaşmayı diledin mi? 16 yıldır dileyen sen mürşidine tâbî misin? Seninle Allah arasında hiçbir ilişki yok. İlişkin olmayan Allah'ı Rab mevkiine koymuyorsun. Ondan sonra O’ndan para istiyorsun. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20264 dk okuma0